Connect with us

Blog

100 ADET RENAULT TRUCKS D KAMYON, MURAT LOJİSTİK İLE TÜRKİYE’NİN TÜM ŞEHİRLERİNDE

Murat Lojistik, 100 adet şehirlerarası ve şehir içi dağıtım operasyonları için üretilen Renault Trucks D serisi kamyon alımı ile dev bir yatırıma imza attı. 

1959 yılında kurulan Murat Lojistik, özmal kamyon ve çekicilerden oluşan frigorifik filosu ile et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, unlu mamuller ve geleneksel gıda ürünleri dağıtımında 4250 araçlık filosuyla Türkiye’nin lider şirketleri arasında yer alıyor. Her yıl büyüme kaydeden Murat Lojistik araç yatırımlarında da hız kesmiyor ve yeni alımını yaptıkları 100 adet Renault Trucks D kamyonlar ile yatırımlarına bir yenisini daha katıyor.

Murat Lojistik’in yeni 100 aracının teslimatı için İzmir’de düzenlenen törene Renault Trucks Global Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier De Saint Meleuc, Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine, Satış Direktörü Ömer Bursalıoğlu, Murat Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Yüksel, Murathan Jet Kargo Genel Müdürü ve Murat Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Celal Yüksel ve Özmutlubaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mutlubaş katıldılar. Eski futbolcu ve sunucu Pascal Nouma da toplantıya davetli olarak bulundu.

Murat Lojistik, gelişen lojistik, e-ticaret ve kargo operasyonlarının önemi doğrultusunda artan talepleri de yeni oluşumları olan Murathan Jet Kargo ile karşılıyor. Teslimat töreninde açıklamalarda bulunan Murathan Jet Kargo Genel Müdürü ve Murat Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Celal Yüksel; “2021 yılın sonunda hedef ciromuzu, 1 Milyar TL üzeri olarak ön görüyoruz. Ayrıca, bütçe planlarımızda 150 Milyon TL araç için yatırım kaynağı ayırdık. IT yatırımlarımızda yazılım, donanım ve siber güvenlik alanlarında 5 Milyon TL üzeri yatırım gerçekleştirmiş olup, pandemi sürecinde hızlıca devreye almış bulunmaktayız. İşimizin en önemli yükünü taşıyan belkemiği filomuz olduğu için bu denli özenle sürdürdüğümüz yatırımlarımızda araç seçimlerimize önem veriyoruz. Renault Trucks D kamyonları ilk olarak 2020 yılında kullandık ve çok memnun kaldık. Bu nedenle alımlarımıza 100 araçlık yeni yatırımımızla devam ediyoruz. 2021 yılı sonuna kadar yeni Renault Trucks D serisi kamyonlarımızın sayısını 150 adete tamamlayacağız” şeklinde açıkladı.

Celal Yüksel, şu anda grafiklerde zirve yapan e-ticaret sektörünün eskiye oranla kullanıcılar üzerinde kalıcı bir etki oluşturacağını ve yeni normallere dönüldüğünde ise mevcut pozisyonundan ortalama %5 – %10 değer kaybederek stabil bir trend yakalanacağını ön gördüklerini belirtti; “Murathan Jet Kargo olarak hizmet sağladığımız müşterilerimiz gibi bizlerde büyük ivmeyi e-ticaret alanında sağladık. 5 ile 10 yıl içerisinde yaşanabilecek teknolojik gelişmeleri sistemlerimize hızlıca entegre etmekteyiz. Tabi ki bu tecrübenin temel kaynağı Murat Lojistik’te gerçekleştirilmiş başarılı projeler ve yatırım gücü.”

Murat Lojistik ve Murathan Jet logolu araçların, öncelikle Türkiye’de yakın gelecekte ise dünyanın dört bir noktasında müşterilerine kesintisiz hizmet vereceğine değinen Yüksel; “Renault Trucks D kamyonların operasyonel verimlilik, yakıt tasarrufu ve tedarik süreçleri açısından büyük katma değeri oldu. Bunun dışında satış sonrası bakım destek hizmetlerinin Renault Trucks çatısı altında olması da bizlere güven veriyor” dedi.

Türkiye çok dinamik ve önemli bir pazar

Türkiye’de pazar paylarını son beş yılda iki katına çıkardıklarına değinen Renault Trucks Global Kıdemli Başkan Yardımcısı Olivier De Saint Meleuc ise Türkiye’nin lojistik gücüne dikkat çekti; “2020’den 2030’a kadar kentsel nüfus, %68’den %75’e yükseldi ve artmaya devam edecek. Bu, kentsel yaşamı ve kamu hizmetlerini yönetmemiz gerektiği anlamına geliyor.Verimli kentsel lojistik ise giderek daha önemli hale geliyor. Kentleşme ve artan e-ticaret talebi, şehirlere giderek daha fazla mal ve trafik yükü getiriyor. Türkiye, bu alanda çok hızlı gelişiyor ve çok önemli bir bölge” diyerek ekledi;

“Renault Trucks D serisi kamyonlarımızı şehir içi ve şehirlerarası nakliye ve dağıtım operasyonları için sunuyoruz. Uzun yol serimiz Renault Trucks T çekicilerin yüksek yakıt verimliliği ve avantajlı toplam sahip olma maliyeti, D gamı kamyonlarımızda daen üst noktada. 20 yılı aşkın süredir Türkiye’deki varlığımızı, D gamı araçlarımız ile daha da arttıracağız.”

Renault Trucks D serisi kamyonlar, ağır yük, haveleli yük, şehir içi ve şehirler arası ulaşım ve dağıtım alanlarında her türlü beklentiyi en ideal şekilde karşılıyor. Kendi segmentinde bir ilk olarak otomatik şanzıman, havalı süspansiyon, klima gibi birçok özellik, Renault Trucks D serisinde standart donanım olarak sunuluyor. Bu standart özelliklerin yanı sıra yakıt verimliliği ve geniş uygulama alanı, araçların tercih edilmesini sağlıyor.

Euro 6 motora sahip Renault Trucks D kamyonlar, otomatik şanzıman ve diğer donanımlarının olumlu etkileri sayesinde yüksek yakıt verimliliği sunuyor. Yüksek manevra kabiliyeti ve otomatik şanzıman, başta şehir içi dağıtım olmak üzere tüm operasyonlarda sorunsuz bir sürüş deneyimi ve yüksek konfor avantajları sağlıyor.

Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine, açıklamasında; “Renault Trucks D serisi kamyonlarımız, prestiji ve verimliliği en yüksek donanımları ile segmentinde en iyi araçlar olarak öne çıkıyor. Bu kamyonlarımız, Avrupa genelinde büyük talep görüyor. Pandemi sonrası değişen tüketim alışkanlıkları nedeniyle lojistik talebi arttı. 2020 yılı ve sonrasında uluslararası lojistik kadar yurt içi dağıtım operasyonlarının da önemi giderek daha da artıyor. Bu sektörde filolar, talebi karşılamak ve pandeminin yarattığı dinamiklerden faydalanmak için yatırımlarına hız verdi. Bu doğrultuda Renault Trucks D serisi kamyonlarımıza da talep arttı. Murat Lojistik ve Murathan Jet Kargo, bu ivmeyi yakalayan önemli bir iş ortağımız olarak 100 adet gibi yüksek bir yatırıma imza attı” dedi.

Delepine; “Genel olarak D serisi kullanıcıları, araçların yüksek yük kapasitesi ve yakıt verimliliği ile düşük bakım maliyetlerinin sağladığı avantajlı işletme maliyetleri sayesinde kârlarını artırdıklarını belirtiyorlar. Murat Lojistik, araçlarımızı ilk kez 2020 yılında sipariş etmişti ve bu büyük teslimat, araçlarımızdan duydukları memnuniyeti gösteriyor” şeklinde ekledi.

Türkiye’de ağır ticari araçlar sektöründe pazarın büyüme trendi devam ediyor

Türkiye’nin, Avrupa’nın en genç ve en büyük karayolu taşıma filosuna sahip ülkeleri arasında yer aldığını belirten Sebastien Delepine; “Türkiye, oldukça dinamik bir ekonomiye sahip ve iş dünyası oldukça çevik ve uyumlu adımlar atabiliyor. Buna pandemi döneminde de tanık olduk. Türkiye ağır ticari araç pazarı, pandemiye rağmen 2020 yılında önemli ölçüde büyüdü, toplam pazar bir önceki yıla (2019) göre yüzde 215 arttı. Pandemi nedeniyle lojistikte ve özellikle e-ticaret sektöründe artan talep, ticari araç pazarının da  büyümesine neden oldu. Ocak-Ağustos 2021 aylarına bakarsak geçen yılki Ocak-Aralık ayı pazar adetlerinin neredeyse %92’si tamamlandı. Bu yıl ağır ticari araç pazarının ortalama 25.000 adet olarak tamalanmasını ön görüyoruz” dedi.

Olivier De Saint Meleuc, Renault Trucks’ın başlangıçta D serisi ile kendi fabrikasında elektrikli ticari araç üreten ilk markanın Renault Trucks olduğuna dikkat çekerek; “Tüm dünyada artan hava kirliliğini ile kentsel alanlarda yaşayan insanların %80’den fazlası, WHO (Dünya Sağlık Örgütü) sınırlarını aşan hava kalitesi seviyelerine maruz kalıyor. Sürdürülebilir bir çevre için çözümler aranırken biz araç üreticilerine de büyük görevler düşüyor. Renault Trucks olarak bunun bilinci ile elektrikli araçlara büyük bir yatırım yapıyoruz. Renault Trucks 3,1 ton ile 26 ton arasında %100 elektrikli araç gamımız, şehirlerimizdeki hava kalitesini iyileştirmek ve gürültü kirliliğini azaltmak için günümüzün acil ihtiyaçlarını karşılıyor. Avrupa’da atık toplama, şehir içi dağıtım gibi pek çok uygulama için elektrikli araçlarımız kullanılıyor. 2023’ten itibaren dağıtım, inşaat ve uzun mesafe de dahil tüm sektörler için tam elektrikli Renault Trucks araçlarımız bulunacak. 2025 yılı sonunda toplam satışlarımızın %10’unun (12 ton üzeri araçlar) elektrikli olacağını, 2030’da %35’e çıkacağını ve 2040 yılına kadar tüm araç serilerimizin %100 fosilsiz olacağını taahhüt ediyoruz. Daha düşük CO2 emisyonu demek müşterilerimiz için daha düşük maliyetler ve daha düşük yakıt tüketimi sayesinde daha fazla karlılık demek” şeklinde açıkladı.

Ege Bölgesi’nin yükünü, Renault Trucks D kamyonlar da taşıyacak

Özmutlubaş Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Mutlubaş ise Ege Bölgesi’nin 2020 yılı dış ticaret hacminin 43 milyar 469 milyon dolar olarak gerçekleştirdiğine değinerek; “2020 yılında Türkiye 24 milyar 369 milyon dolarlık tarım ürünleri ihracatının yüzde 21’ini Egeli ihracatçılar gerçekleştirdi. Temmuz 2021 rakamlarına göre en çok ihracat gerçekleştiren ilk üçüncü il ise 940 milyon dolarla İzmir oldu. Sadece bu bilgilere bile baktığımızda Ege Bölgesi’nde hem uluslararası taşımacılık hem de yurt içi taşımacılık ve dağıtım alanının önemini görmek mümkün. Bu nedenle Ege Bölgesi ve İzmir’deki talep doğrultusunda orta segment Renault Trucks D gamı kamyonlarımızı yoğun olarak sunacağız” diye belirtti.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.

MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım

MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.

MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.

Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”

MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”

“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”

Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”

Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye

Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.

Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.

Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.

Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Continue Reading

Blog

TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı  

Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

 

TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.

 

Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

Continue Reading

Blog

Özmer Lojistik, Kuruluşunun 20. Yılında Filosuna 30 Adet Volvo Trucks Ekledi!

Volvo Trucks, uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyetlerini sürdüren Özmer Lojistik’e 30 adet Volvo FH500 teslim etti. XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirilen Volvo FH500 araçların teslimatı; Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi.

Volvo Trucks, ağır ticari araç pazarındaki etkinliğini yeni teslimatlar ile güçlendiriyor. Petrol, inşaat, ithalat, ihracat ve sanayi alanlarında faaliyetleri bulunan Özmer Lojistik, filo alımında Volvo Trucks markasını tercih ederek, toplam 30 adet Volvo FH500’ü filosuna ekledi. Uluslararası taşımacılıkta kullanılacak olan 30 adet Volvo FH500; XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirildi. Teslimat törenine Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk katıldı. Özmer Lojistik, yeni kamyon alımlarında Volvo Finansman A.Ş. (VFS) tarafından sağlanan ödeme koşullarından yararlandı.

Utku Uzun: “Yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz”

İlk kez Özmer Lojistik ile iş birliği gerçekleştirdiklerinin altını çizen Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun, “Volvo Trucks’ın sunduğu kalite, güvenlik ve sahip olma maliyeti avantajlarını iş ortaklarımıza aktarabildiğimiz yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz. Özmer Lojistik, kuruluşunun 20’nci yılında filosunu büyütme kararı aldı ve tercihini Volvo Trucks’tan yana kullandı. İş birliğimizin Özmer Lojistik ailesine hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde de iş birliğimizi sürdürmeyi temenni ediyoruz” dedi.

Ömer Öztürk: “Kamyon filomuzu 30 adet Volvo Trucks ile güçlendirdik”

Yeni filo alımları ile ilgili bilgiler aktaran Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk; “Şirketimizin 20’nci kuruluş yıldönümü olması sebebiyle filomuzu yenilemek istedik. Bu kapsamda 30 adetlik Volvo Trucks alımı ile filomuzu güçlendirme kararı aldık. Türkiye’nin önde gelen firmalarının yurt içi ve yurt dışı taşımalarını üstlenmemiz nedeniyle, operasyonlarımızın gerektirdiği kalite, donanım seviyesi, geniş yetkili servis ağı ve yedek parça bulunabilirliğini de dikkate alarak tercihimizi Volvo Trucks markasından yana kullandık. Bu doğrultuda filomuzu Volvo Trucks araçlarıyla yenileyerek şirketimize yakışan bir adım attık” dedi.

Volvo FH500’ün öne çıkan özellikleri

Volvo Trucks, yüksek verimlilik, güvenlik ve sürücü konforunu bir araya getiren Volvo FH 500 HP 4×2 çekicileri ile lojistik sektöründe hizmet veren şirketlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Uzun yol taşımacılığı için özel olarak optimize edilen Volvo FH500, sahip olduğu yenilikçi teknolojilerle Türkiye’de lojistik filolarının en çok tercih ettiği modellerden biri olarak öne çıkıyor. Volvo FH500’de kullanılan 13 litrelik Euro 6 motor, 500 HP güç ve 2500 Nm tork ile üstün performans sağlarken; I-Shift otomatik şanzıman, I-Torque, I-Roll ve aerodinamik rüzgarlık paketi ile yakıt tüketimini minimum seviyeye indiriyor; toplam 1360 litrelik yakıt deposu ile uzun mesafelerde kesintisiz operasyon imkanı sunuyor. Arka havalı süspansiyon, 13 ton arka aks kapasitesi, disk frenler ve üç seviyeli havalı süspansiyon sistemi, aracın sağlamlığını artırıyor. Çift akü sistemi, yüksek elektrikli ekipman kullanımlı operasyonlar sırasında güvenilir enerji sağlıyor. LED farlar, V-Light gündüz sürüş farları ve arka kamera ise sürüş kolaylığı ve güvenliği destekliyor.

Güvenlik ve sürücü konforu ön planda

Volvo Trucks’ın güvenlik yaklaşımını yansıtan ve GSR II standartlarına uygun olarak donatılan Volvo FH500; Elektronik Stabilite Programı (ESP), Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Acil Frenleme Desteği, Şerit Takip Asistanı, Yan Çarpışma Önleme Desteği ve Volvo Dinamik Direksiyon (VDS) ile Pilot Assist yarı otonom sürüş teknolojilerini standart olarak sunuyor.

Globetrotter XL kabin, çift yatak, kabin içi ısıtıcısı, entegre park kliması, 33 litrelik buzdolabı ve geniş depolama alanlarıyla sürücüye uzun yol konforu sağlıyor. Volvo FH500 HP 4×2 çekici, sunduğu yüksek performans, düşük işletme maliyetleri, üstün sürücü konforu ve gelişmiş güvenlik donanımları ile filoların rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.