Connect with us

Blog

“Pirelli Cinturato All Season SF2” Lastikte Devrim

  Her hava koşulunda güvenli sürüş deneyimi sunan Pirelli Cinturato All Season SF2, yıl boyu kullanılabiliyor. En ileri lastik teknolojilerini içeren yeni dört mevsim Cinturato’da sürüş güvenliğini ve çok yönlülüğü en üst düzeye çıkarmak için hem hamurdan hem de sırt yapısından yararlanan ‘uyumlu sırt deseni’ sistemi ilk defa kullanılıyor.

Lastik delinse bile sürücülerin yola devam etmesini sağlayan Pirelli Seal Inside ve Run Flat teknolojilerinin yanı sıra elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçlar için Elect işaretli versiyonu da sunuluyor.

YIL BOYU DERTSİZ LASTİK

Cinturato All Season SF2, 15’ten 20 inçe kadar 65 farklı ebatla en yeni SUV’lardan orta boy sedanlara kadar modern kentli araçlar için sunuluyor. Lastiğin yanağında M+S sembolü ile 3PMSF (üç zirveli dağ ve kar tanesi simgesi) işareti yer alıyor. Lastiğin kış koşullarında bile mükemmel performansının göstergesi olan bu işaretler, belirli testlerden geçirilerek Avrupa mevzuatıyla uyumu da belgeliyor. Cinturato ailesinin en yeni üyesi, otomobilini çoğunlukla şehir içinde ve dağlık bölgelerden uzakta, ılıman hava koşullarında kullanan ve yılda ortalama 25.000 kilometre yol yapan sürücüler için ideal bir seçenek sunuyor. Dört mevsim lastiklerin sırt deseni ve hamuru, gerek ıslak gerek kuru asfaltta hem düşük hem de yüksek hava sıcaklıklarında iyi performans sergileyecek ve çok yönlü kullanım sağlayacak kadar iyi denge yakalayabiliyor. Maksimum performans arayan sürücülerin kış ve yaz lastikleri arasında geçiş yapması önerilirken, dört mevsim lastikler diğer pek çok sürücü için lastiğin ömrü boyunca rahatça ve tasasızca kullanılabilen bir seçenek oluyor.

 

KURU, ISLAK VE KARLI ZEMİNDE GÜVENLİK

Cinturato All Season SF2, yıl boyu karşılaşılan her sürüş durumunda sınıfının en iyi performanslarından birini sergiliyor. Bu durum, yeni Cinturato’nun bir süre önce tanınmış Alman test kurumu TÜV SÜD tarafından ‘Performance Mark’(1) (Performans İşareti) almaya layık bulunmasıyla da teyit edildi.

Bir başka Alman referansı olarak, Dekra(2) da Cinturato All Season SF2’nin kuru zeminde daha kısa fren mesafesiyle mükemmel kontrol sunduğunu, bire bir rakiplerine kıyasla karlı zeminde daha iyi sürüş sağladığını ve hem ıslak hem de karlı zeminde mükemmel frenleme performansı sergilediğini belgeledi. Cinturato All Season Plus, önceki versiyonuna kıyasla kuru zeminde fren mesafesini 3,5 metre ve ıslak zeminde yaklaşık 2 metre(3) kısaltıyor. Önceki versiyonuyla karşılaştırıldığında lastiğin karlı zemindeki performansı da hem yol tutuşu hem de frenleme (yaklaşık 1 metre(3) kazanç) açısından iyileştiriliyor.

 

DAHA UZUN LASTİK ÖMRÜ

Cinturato All Season SF2’nin profili ve yapısı ile birlikte yeni sırt deseni de eşit dağılımlı temas yüzeyi sayesinde sürüş kabiliyetini optimize ederken lastik ömrünü önceki Cinturato All Season Plus versiyonuna göre %50’ye kadar uzatıyor. Bu etkileyici sonuç, hamurlarda yeni maddelerin kullanılması ve sırt deseninin lokalize sertliklerinin iyileştirilmesi sayesinde elde ediliyor.

DÜŞÜK YAKIT TÜKETİMİ  

Dekra’nın gerçekleştirdiği testler(2) sırasında görüldüğü üzere, yeni nesil uyumlu sırt deseni hamuru da ana rakiplere kıyasla daha düşük dönme direnci yaratıyor. Daha düşük dönme direnci, yakıt tüketiminde iyileştirme veya Elect işaretli lastiklerle donatılmış elektrikli otomobillerde daha uzun menzil anlamına geliyor. Çevresel sürdürülebilirlik açısından fayda sağlayan bu durum, aynı zamanda lastik etiketi sınıflandırmasını Cinturato All Season SF2 ürün yelpazesinin büyük çoğunluğu için dönme direncinde B kategorisine yükseltiyor.

 

DÖRT MEVSİM LASTİKLERİN EN SESSİZİ

Cinturato All Season SF2, Dekra(2) tarafından başlıca rakiplerle karşılaştırmalı olarak gerçekleştirilen testlerde sınıfının en sessiz lastiği oldu. Özel hamur ve sırt deseni sayesinde gürültü seviyesinin minimuma inmesi çevreye de olumlu katkıda bulunuyor.

 

CINTURATO ALL SEASON SF2: ÜRETİM

 

DAHA FAZLA GÜVENLİK İÇİN UYUM SAĞLAYAN SIRT

Lastiğin güvenli kullanım için yaz kış farklı sıcaklıklara otomatik olarak uyum sağlayabilen hamuru ve sırt deseni, değişken sürüş ve hava koşullarında mükemmel fren performansını mümkün kılıyor. Sırt desenindeki oluklar kışın soğuk havalarda açık kalarak karlı zeminde daha iyi frenleme sağlarken ıslak ve kuru koşullarda fren yapıldığında kapanıyor, sırt bloklarını sertleştiriyor ve zemini daha iyi kavrıyor.

Bu uyum sağlayabilen sistem için kar olmadığında kapanarak kış sırt desenini yaz lastiğine dönüştüren ve böylece normal ıslak ve kuru zeminlerde aracın hakimiyetini iyileştiren sırt deseni oluklarının 3D teknolojisinden yararlanılıyor.

Sırt deseninde yanal olukların giderek bölümlere ayrılan tasarımıyla birlikte geniş bir orta kanal sayesinde yağmur yağdığında suyun etkin bir biçimde atılmasını sağlanırken güvenlik ve suda kızaklamaya karşı direnç de artırılıyor.

Hamurun ömrü de ikiye katlanıyor: Soğuk ve ıslak koşullarda yumuşak ve uyumlu, kuru zeminde ise sert ve istikrarlı bir performans elde ediliyor. Silika parçacıklarıyla kimyasal olarak birbirine bağlı bifazik polimerik maddeler de dahil hamurun yenilikçi bileşenleri sayesinde mümkün olan bu konsept, aynı zamanda yakıt tüketimini düşürmek veya bataryayla daha uzun menzil elde etmek için daha düşük dönme direnci sunuyor.

CINTURATO ALL SEASON SF2’DEKİ ‘AKSESUARLAR’

 

SEAL INSIDE VE RUN FLAT TEKNOLOJİLERİYLE DELİNME SORUN DEĞİL

Cinturato All Season SF2’nin bazı ebatları, sürücüye daha da fazla güvenlik hissi vermek için yenilikçi Seal Inside teknolojisiyle sunuluyor. Bu teknoloji, 4 milimetreye kadar büyüklükteki delinmelerde bile sürücünün yola devam etmesini sağlıyor. Lastiğin içine yerleştirilen jel benzeri özel bir madde, sırtı delen her türlü nesnenin üzerini hızla kaplayarak havanın dışarı kaçmasını engelliyor ve basıncı koruyor. Delici nesne çıkarıldığında bu jel benzeri madde, deliği kapatıyor. Pirelli’nin Kendinden Destekli Run Flat özelliği de seçenek olarak sunuluyor. Yolculuğu sürdürürken güvenliği artıran bu özellik sayesinde lastik basıncının aniden düşmesi halinde bile aracın dengede kalması, en yüksek 80 km/saat hızda 80 kilometreye kadar yol alınabilmesi sağlanıyor. Bu lastikler, yanak yapısının içine yerleştirilen takviyeler sayesinde otomobil üzerindeki yanal ve dikey yükleri destekleyebiliyor.

 

ELECT: ELEKTRİKLİ VE ŞARJ EDİLEBİLİR HİBRİT OTOMOBİLLERDE MAKSİMUM OTONOMİ

Elect işaretli Cinturato All Season SF2 lastikler şimdi elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların emrinde. Bu lastiklerde her otomobilin menzilini maksimuma çıkarmak için daha düşük dönme direncini garanti eden hamur, yapı ve sırt deseniyle çeşitli teknolojiler birlikte kullanılıyor. Araç içinde konforu artırmak için daha az gürültü yaratan bu lastikler, elektrikli otomobillerin gücünden ve gercek torkundan yararlanmak amacıyla anında kavrama sağlıyor.

KULLANICI HATALARI SONUCU MEYDANA GELEN HASARLAR İÇİN 6 AYLIK ‘TYRELIFE’ GARANTİSİ

Pirelli’nin yeni dört mevsim lastiği, satın alındıktan sonraki ilk 6 ay içinde kullanıcı hatası sonucu meydana gelen ve tamir edilemeyecek durumdaki hasarlar için her set başına bir lastiğin değiştirilmesine izin veren ‘Tyrelife’ garantisiyle sunuluyor ve sürücülerin içini daha da rahatlatıyor. Tyrelife Lastik Garantisi için müşterilerin lastikleri satın aldıktan 15 gün içerisinde pirelli.com.tr’de yer alan Tyrelife sayfasını ziyaret ederek kaydını gerçekleştirmesi yeterli oluyor.

 

1950’LERDEN BUGÜNE CINTURATO

 

CINTURATO: GÜVENLİĞİ ÖNEMSEYEN LASTİK AİLESİ

 

Güvenlik ve verimlilik, 70 yıldan uzun zamandır Pirelli Cinturato lastik ailesinin odağında yer alıyor. En başlarda Pirelli pazarlama departmanının “içinde kendi emniyet kemerine sahip olan muhteşem yeni lastik” diye tanımladığı Cinturato, 1950’li yıllarda dünyanın en önemli otomobillerinin donanımı oldu. Pirelli, o dönemin en ünlü otomobillerinin donanımı olan ilk lastiklerle başlayıp Ferrari 250 GT, 400 Superamerica, Lamborghini Miura, Maserati 4000 ve 5000 gibi spor otomobillere olabildiğince kavrama kabiliyeti kazandırmak için gereken nitelikte sportif yol lastikleri konseptini geliştirmeye devam etti.

 

 

Ardından, özellikle rallilerde büyük başarı yakalayan, daha da yüksek performanslı ilk düşük profilli lastikler tanıtıldı. Bu deneyim sayesinde yenilikçi bir radyal kuşak içeren başka lastikler pazara sunuldu. Daha sonra sıfır derece naylon kuşak ve ultra düşük profil gibi çığır açan inovasyonlarla ilk Cinturato P7 lanse edildi. P7’nin gelişimi devam ederken yakıt tüketimini ve zararlı emisyonları azaltma gibi özellikleriyle öne çıkan Cinturato P7’nin yeni bir versiyonunun pazara sunulduğu 2000’li yıllara kadar Cinturato P6 ve P6000 takip etti. Pirelli, geçen yıl dünyanın lider premium otomobil üreticileriyle birlikte geliştirdiği yeni yaz lastiği Cinturato P7’yi pazara sundu. Bu yeni lastik, davranışı çalışma ısısına göre ayarlayabilen bir tür ‘mekanik zekalı’ yenilikçi hamur sayesinde hem kuru hem ıslak zeminde üstün güvenlik seviyelerine ulaşabiliyor. Ürün yelpazesini tamamlayan Cinturato Winter lastiği ise iş ya da keyif amacıyla uzun yol yapan ve tipik soğuk hava koşullarında bile en iyi performansı arayan dinamik sürücülere hitap ediyor.

 

 

  • TÜV SÜD tarafından gerçekleştirilen karşılaştırmalı testlerde 205/55R16 94V ebatlı Cinturato All Season SF2 ile Bridgestone Weather Control A005 EVO, Michelin Cross Climate + ve Goodyear Vector 4 Seasons Gen-3 lastikler kullanıldı.
  • Ocak 2021’de DEKRA Test Merkezi tarafından Idiada – Tarragona (İspanya), Vistträsk (İsveç) ve Milano’da (İtalya) gerçekleştirilen kıyaslama testlerinin 20CPCEXT-181 numaralı raporundan derlenen sonuçlar. Test edilen lastikler: 205/55R16 94V ebatlı Cinturato Dört Mevsim SF2,Michelin Cross Climate+, Goodyear Vector 4 Season Gen3, Bridgestone Weather Control A005 EVO.
  • Yeni Cinturato Dört Mevsim SF2 ile önceki Cinturato Dört Mevsim Plus arasında kurum içi karşılaştırmalı testler.

 

 

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.

MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım

MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.

MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.

Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”

MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”

“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”

Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”

Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye

Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.

Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.

Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.

Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Continue Reading

Blog

TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı  

Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

 

TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.

 

Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

Continue Reading

Blog

Özmer Lojistik, Kuruluşunun 20. Yılında Filosuna 30 Adet Volvo Trucks Ekledi!

Volvo Trucks, uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyetlerini sürdüren Özmer Lojistik’e 30 adet Volvo FH500 teslim etti. XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirilen Volvo FH500 araçların teslimatı; Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi.

Volvo Trucks, ağır ticari araç pazarındaki etkinliğini yeni teslimatlar ile güçlendiriyor. Petrol, inşaat, ithalat, ihracat ve sanayi alanlarında faaliyetleri bulunan Özmer Lojistik, filo alımında Volvo Trucks markasını tercih ederek, toplam 30 adet Volvo FH500’ü filosuna ekledi. Uluslararası taşımacılıkta kullanılacak olan 30 adet Volvo FH500; XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirildi. Teslimat törenine Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk katıldı. Özmer Lojistik, yeni kamyon alımlarında Volvo Finansman A.Ş. (VFS) tarafından sağlanan ödeme koşullarından yararlandı.

Utku Uzun: “Yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz”

İlk kez Özmer Lojistik ile iş birliği gerçekleştirdiklerinin altını çizen Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun, “Volvo Trucks’ın sunduğu kalite, güvenlik ve sahip olma maliyeti avantajlarını iş ortaklarımıza aktarabildiğimiz yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz. Özmer Lojistik, kuruluşunun 20’nci yılında filosunu büyütme kararı aldı ve tercihini Volvo Trucks’tan yana kullandı. İş birliğimizin Özmer Lojistik ailesine hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde de iş birliğimizi sürdürmeyi temenni ediyoruz” dedi.

Ömer Öztürk: “Kamyon filomuzu 30 adet Volvo Trucks ile güçlendirdik”

Yeni filo alımları ile ilgili bilgiler aktaran Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk; “Şirketimizin 20’nci kuruluş yıldönümü olması sebebiyle filomuzu yenilemek istedik. Bu kapsamda 30 adetlik Volvo Trucks alımı ile filomuzu güçlendirme kararı aldık. Türkiye’nin önde gelen firmalarının yurt içi ve yurt dışı taşımalarını üstlenmemiz nedeniyle, operasyonlarımızın gerektirdiği kalite, donanım seviyesi, geniş yetkili servis ağı ve yedek parça bulunabilirliğini de dikkate alarak tercihimizi Volvo Trucks markasından yana kullandık. Bu doğrultuda filomuzu Volvo Trucks araçlarıyla yenileyerek şirketimize yakışan bir adım attık” dedi.

Volvo FH500’ün öne çıkan özellikleri

Volvo Trucks, yüksek verimlilik, güvenlik ve sürücü konforunu bir araya getiren Volvo FH 500 HP 4×2 çekicileri ile lojistik sektöründe hizmet veren şirketlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Uzun yol taşımacılığı için özel olarak optimize edilen Volvo FH500, sahip olduğu yenilikçi teknolojilerle Türkiye’de lojistik filolarının en çok tercih ettiği modellerden biri olarak öne çıkıyor. Volvo FH500’de kullanılan 13 litrelik Euro 6 motor, 500 HP güç ve 2500 Nm tork ile üstün performans sağlarken; I-Shift otomatik şanzıman, I-Torque, I-Roll ve aerodinamik rüzgarlık paketi ile yakıt tüketimini minimum seviyeye indiriyor; toplam 1360 litrelik yakıt deposu ile uzun mesafelerde kesintisiz operasyon imkanı sunuyor. Arka havalı süspansiyon, 13 ton arka aks kapasitesi, disk frenler ve üç seviyeli havalı süspansiyon sistemi, aracın sağlamlığını artırıyor. Çift akü sistemi, yüksek elektrikli ekipman kullanımlı operasyonlar sırasında güvenilir enerji sağlıyor. LED farlar, V-Light gündüz sürüş farları ve arka kamera ise sürüş kolaylığı ve güvenliği destekliyor.

Güvenlik ve sürücü konforu ön planda

Volvo Trucks’ın güvenlik yaklaşımını yansıtan ve GSR II standartlarına uygun olarak donatılan Volvo FH500; Elektronik Stabilite Programı (ESP), Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Acil Frenleme Desteği, Şerit Takip Asistanı, Yan Çarpışma Önleme Desteği ve Volvo Dinamik Direksiyon (VDS) ile Pilot Assist yarı otonom sürüş teknolojilerini standart olarak sunuyor.

Globetrotter XL kabin, çift yatak, kabin içi ısıtıcısı, entegre park kliması, 33 litrelik buzdolabı ve geniş depolama alanlarıyla sürücüye uzun yol konforu sağlıyor. Volvo FH500 HP 4×2 çekici, sunduğu yüksek performans, düşük işletme maliyetleri, üstün sürücü konforu ve gelişmiş güvenlik donanımları ile filoların rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.