Connect with us

Blog

Ticaret Savaşının Yeni Cephesi: Limanlar

Türkiye Liman İşletmecileri Derneği’nin (TÜRKLİM) 24. Olağan Genel Kurul Toplantısı, 5 Kasım’da yapılmıştı. Son üç yıldır TÜRKLİM’de başkanlık görevini yürüten Hakan Genç, bayrağı Aydın Erdemir’e devretti. Göreve gelmesinin ardından ilk kez DÜNYA’ya konuşan Aydın Erdemir, yeni yönetimin önceliklerini ve hedeflerini paylaştı.

TÜRKLİM’in küresel liman operatörü firmaların da aralarında olduğu Türkiye’nin lider firmalarından oluşan 70 üyesi var. 2020 yılı verilerine göre konteyner hareketinin yüzde 96’sını, genel kargo/kuru dökme yük hareketinin yüzde 68’ini, sıvı kimyasal yük hareketinin yüzde 100’ünü ve kruvaziyer turizminin yüzde 95’ini TÜRKLİM üyesi limanlar elleçliyor. Aydın Erdemir, yeni yönetim olarak, pandeminin devam ettiği gerçeğini ve belirsizliği yönetmenin son derece önemli olduğunu görerek, dünyadaki teknolojik, çevresel, ekonomik ve sosyal dönüşümü de dikkate alarak TÜRKLİM’i yöneteceklerini söyledi.

aydin-erdemir.jpgPandemiyle beraber küresel ölçekte ortaya çıkan belirsizliğin, lojistik ve ticaret zincirlerinde büyük kırılmalara yol açtığını dile getiren TÜRKLİM Başkanı Aydın Erdemir, “Bunun ilk etkisini artan gemi navlunlarında ve konteyner taşıma fiyatlarında gördük. Her ne kadar bugünlerde navlunlar gevşemiş olsa da başta ABD, Çin ve bazı AB ülkelerinde limanlarda bekleyen gemilerle ilgili sorunların azalmadığı gibi büyüyerek devam ettiğini görüyoruz. Pandemi ile birlikte ortaya çıkan durum hem lojistik ve taşıma tarafında hem de liman tarafında personel bulunamamasına yol açtı. Ortaya çıkan yeni talep dalgasıyla beraber bugün bu ülkelerin liman ve lojistik altyapılarında önemli sıkıntılar olduğu, zamanında yapılamayan yatırımların yarattığı yatırım ve altyapı eksikliğinin sonuçları yaşanıyor” diye konuştu.

Kapasite sorunu artacak

Erdemir, yaşanan sorunların dev ekonomileri yöneten hükümetleri harekete geçirdiğini ifade etti. ABD’deki yeni yönetim, 9 Kasım’da ülkenin limanlarına, su yollarına ve nakliye ağlarına yatırımı hızlandırmak için bütçesi 1,2 trilyon dolara kadar ulaşan bir liman ve lojistik eylem planı açıkladı. Erdemir, “Liman ve lojistik altyapının ne kadar önemli, acil bir iş olduğunu göstermek için ABD’nin aldığı bu karar bize çok şey öğretmeli” dedi. Yine Çin ve AB’de de bu konuda eylem ve yatırım planları hazırlanıyor.

Türkiye’nin de limanlarda benzer darboğazları yaşama riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getiren Aydın Erdemir, artan ihracat paralelinde Türkiye’nin limanlarında kapasite ihtiyacının arttığına dikkat çekti. Türk limanları 2020 yılını yaklaşık 497 milyon ton elleçleme ile kapatmıştı. Bu yıl yaklaşık yüzde 5,5 büyüme ile toplam elleçleme rakamımızın 525 milyon tona ulaşması öngörülüyor. Konteynerde ise 2020 yılında elleçlenen 11,6 milyon TEU’nun 12,5 milyon TEU’ya ulaşması bekleniyor. 2050 yılı hedeflerine baktığımızda ise 2020 yılında 497 milyon ton olan toplam yükün toplamda asgari olarak 1-1,2 milyar tona, 12 milyon TEU olan konteyner sayısının ise 35 milyon TEU’ya çıkması öngörülüyor. Erdemir, “Bu hedeflerin gerçekleşmesi için mevcut durumda Türkiye’de kurulu olan liman kapasitenin 2-3 katına çıkması gerekecek. Bu durum mevcut liman işleticilerimiz dışında ülke içinden ve/veya dışından çok büyük ölçekte yatırım yapabilecek yeni liman yatırımcılarının sektöre girmesi ile mümkün olacak” açıklamasını yaptı.

‘Kullanım süresi’ sorunu aşılamıyor

Limanları bekleyen en önemli konuların başında dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve kapasite yatırımları geliyor. Ancak bu alanlar çok yüksek tutarlarda yatırımları gerektiriyor. Limancılar bu yatırımlar için finansal desteklere ihtiyaç duyuyor. Ayrıca yatırım süreçlerinde bürokrasinin azaltılmasını istiyor. Limanlara özel teşvikler, yeşil dönüşüm fonu oluşturulması bekleniyor. Ancak finansal zorlukların yanı sıra limancıları bu yatırımları yapmaktan alı koyan önemli bir neden de özel limanların kullanım sürelerinin dolacak olması. Kullanım süresi 5-7 yıla düşen limanlar var. Sektör yetkilileri uzun süredir bu konudaki taleplerini yüksek sesle söylüyor. Ancak sektörün bu talebi karşılık bulmuş değil. Erdemir, 2013 yılında tersanelerin kalan kira sürelerinin bitmesine 18 yıl kala kullanım sözleşmelerinin yapılan bir düzenleme ile yeniden 49 yıla çıkarıldğını hatırlatarak, “Bu destekle tersanelerde yatırımlar hızlı bir şekilde arttı. Hem kullanım süreleri kısalan özel limanlarımız, hem de işletme devri ile özel sektör tarafından işletilen liman işletmelerimiz için bu kullanım sürelerinin uzatılması uygulaması ayrı ayrı ele alınmalı. Liman altyapımızı geliştirmek, büyütmek, ekipman olarak yenilemek tüm limanlarımız için hayati” şeklinde konuştu.

2050 hedefleri için yol haritası çizilecek

Diğer birçok sektörde olduğu gibi limancıların gündemindeki en önemli konulardan biri de yeşil dönüşüm. Aydın Erdemir, bu konuda bir rapor hazırlığı içerisinde olduklarını belirterek, şu bilgileri verdi: “2022 yılı ses getiren raporlarımızı yayımlamaya devam edeceğiz. Önümüzde çok önemli iki raporumuz var. Bunlardan birincisi Konteyner Taşımacılığında Küresel Terminal Operatörlerinin (KTO) Etkinliği ve Türkiye’ye Yansımaları” başlıklı raporumuz olacak. Bir diğeri ise Türkiye Limancılık Sektörü 2022 Raporu içinde yer alacak olan Vizyon 2050 raporumuz. 2007 yılında ülkemizin 2023 yılı hedeflerine paralel olarak Türk Limancılık Sektörü Raporu VİZYON 2023 isimli bir rapor yayımlamıştık. 2023 yılından 16 sene önce yayımladığımız bu raporumuz 2021 yılının sonuna geldiğimiz bir dönem itibarıyla son derece önemli tespitler ve öngörüler ortaya koydu. Bu raporumuz gerek kamu idaremizin ve gerekse de sektördeki tüm paydaşlarımızın yaptıkları çalışmalara tek referans kaynak haline geldi. Şimdi ise sıra ülkemizin 2050 hedeflerine dönük Türk limancılık sektörünün hedeflerini ve vizyonunu ortaya koymak. Bu raporumuz da sektörümüzün geleceğine ışık tutacak. 2050 hedeflerinin bir tarafında yer alması kaçınılmaz olacak şekilde Türkiye’ye en uygun bir liman yönetim modelini tasarlama çalışmalarında sektörün tek sivil toplum kuruluşu olarak yer almak istiyoruz.”

ABD, su yolları ve yeni limanlar için harekete geçti

Pandemide limanlarda en fazla sıkıntı yaşayan ülkelerden biri de ABD oldu. Bu nedenle 9 Kasım’da Biden-Harris yönetimi, ABD limanlarına, su yollarına ve nakliye ağlarına yatırımı hızlandırmak için bir dizi somut adım olan bir liman eylem planı açıkladı. Planın hedefleri ve zaman çizelgeleri, federal kurumları harekete geçirecek ve yakın zamanda onaylanan 1,2 trilyon dolarlık İki Tarafl ı Altyapı Anlaşmasının uygulanması için temel oluşturacak. Eylem planı, liman hibeleri için federal esneklikleri artıracak; liman altyapısı hibe ödüllerini hızlandırmak kıyı navigasyonu, iç su yolları ve kara giriş limanları için yeni inşaat projelerini duyurmak; ve İki Tarafl ı Altyapı Anlaşması aracılığıyla finanse edilen genişletilmiş liman altyapısı hibelerinin ilk turunu başlatmak. Limanlara ve su yollarına yapılan bu yatırım, tedarik zinciri tıkanıklığını azaltmak ve uzun vadeli tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmek için tasarlandı. Ordu Mühendisler Birliği, modernizasyonları için ayıracağı 4 milyar doların harcanabileceği liman ve iç su yolu projelerini belirlemeye başlayacak.

Savannah Limanı, biriken iş yükünü hafifl etmek için yaklaşık 160 km içeride açılır bir konteyner terminali inşa etmek için önceki bir hükümet hibesinden gelen parayı kullanacağını açıkladı. Önümüzdeki 45 gün içinde hükümet, ülke çapında kapasiteyi geliştirmek için Liman Altyapı Geliştirme Programı hibelerinden 240 milyon dolar tahsis edecek. ABD Başkan Joe Biden salı günü Wal-Mart, Target, UPS ve FedEx CEO’ları ile Güney Kaliforniya’da sıraya giren yeni yüksek kutu gemileriyle tedarik zinciri zorluklarını nasıl giderebileceğimiz hakkında konuştu.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.

MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım

MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.

MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.

Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”

MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”

“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”

Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”

Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye

Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.

Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.

Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.

Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Continue Reading

Blog

TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı  

Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

 

TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.

 

Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

Continue Reading

Blog

Özmer Lojistik, Kuruluşunun 20. Yılında Filosuna 30 Adet Volvo Trucks Ekledi!

Volvo Trucks, uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyetlerini sürdüren Özmer Lojistik’e 30 adet Volvo FH500 teslim etti. XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirilen Volvo FH500 araçların teslimatı; Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi.

Volvo Trucks, ağır ticari araç pazarındaki etkinliğini yeni teslimatlar ile güçlendiriyor. Petrol, inşaat, ithalat, ihracat ve sanayi alanlarında faaliyetleri bulunan Özmer Lojistik, filo alımında Volvo Trucks markasını tercih ederek, toplam 30 adet Volvo FH500’ü filosuna ekledi. Uluslararası taşımacılıkta kullanılacak olan 30 adet Volvo FH500; XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirildi. Teslimat törenine Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk katıldı. Özmer Lojistik, yeni kamyon alımlarında Volvo Finansman A.Ş. (VFS) tarafından sağlanan ödeme koşullarından yararlandı.

Utku Uzun: “Yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz”

İlk kez Özmer Lojistik ile iş birliği gerçekleştirdiklerinin altını çizen Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun, “Volvo Trucks’ın sunduğu kalite, güvenlik ve sahip olma maliyeti avantajlarını iş ortaklarımıza aktarabildiğimiz yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz. Özmer Lojistik, kuruluşunun 20’nci yılında filosunu büyütme kararı aldı ve tercihini Volvo Trucks’tan yana kullandı. İş birliğimizin Özmer Lojistik ailesine hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde de iş birliğimizi sürdürmeyi temenni ediyoruz” dedi.

Ömer Öztürk: “Kamyon filomuzu 30 adet Volvo Trucks ile güçlendirdik”

Yeni filo alımları ile ilgili bilgiler aktaran Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk; “Şirketimizin 20’nci kuruluş yıldönümü olması sebebiyle filomuzu yenilemek istedik. Bu kapsamda 30 adetlik Volvo Trucks alımı ile filomuzu güçlendirme kararı aldık. Türkiye’nin önde gelen firmalarının yurt içi ve yurt dışı taşımalarını üstlenmemiz nedeniyle, operasyonlarımızın gerektirdiği kalite, donanım seviyesi, geniş yetkili servis ağı ve yedek parça bulunabilirliğini de dikkate alarak tercihimizi Volvo Trucks markasından yana kullandık. Bu doğrultuda filomuzu Volvo Trucks araçlarıyla yenileyerek şirketimize yakışan bir adım attık” dedi.

Volvo FH500’ün öne çıkan özellikleri

Volvo Trucks, yüksek verimlilik, güvenlik ve sürücü konforunu bir araya getiren Volvo FH 500 HP 4×2 çekicileri ile lojistik sektöründe hizmet veren şirketlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Uzun yol taşımacılığı için özel olarak optimize edilen Volvo FH500, sahip olduğu yenilikçi teknolojilerle Türkiye’de lojistik filolarının en çok tercih ettiği modellerden biri olarak öne çıkıyor. Volvo FH500’de kullanılan 13 litrelik Euro 6 motor, 500 HP güç ve 2500 Nm tork ile üstün performans sağlarken; I-Shift otomatik şanzıman, I-Torque, I-Roll ve aerodinamik rüzgarlık paketi ile yakıt tüketimini minimum seviyeye indiriyor; toplam 1360 litrelik yakıt deposu ile uzun mesafelerde kesintisiz operasyon imkanı sunuyor. Arka havalı süspansiyon, 13 ton arka aks kapasitesi, disk frenler ve üç seviyeli havalı süspansiyon sistemi, aracın sağlamlığını artırıyor. Çift akü sistemi, yüksek elektrikli ekipman kullanımlı operasyonlar sırasında güvenilir enerji sağlıyor. LED farlar, V-Light gündüz sürüş farları ve arka kamera ise sürüş kolaylığı ve güvenliği destekliyor.

Güvenlik ve sürücü konforu ön planda

Volvo Trucks’ın güvenlik yaklaşımını yansıtan ve GSR II standartlarına uygun olarak donatılan Volvo FH500; Elektronik Stabilite Programı (ESP), Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Acil Frenleme Desteği, Şerit Takip Asistanı, Yan Çarpışma Önleme Desteği ve Volvo Dinamik Direksiyon (VDS) ile Pilot Assist yarı otonom sürüş teknolojilerini standart olarak sunuyor.

Globetrotter XL kabin, çift yatak, kabin içi ısıtıcısı, entegre park kliması, 33 litrelik buzdolabı ve geniş depolama alanlarıyla sürücüye uzun yol konforu sağlıyor. Volvo FH500 HP 4×2 çekici, sunduğu yüksek performans, düşük işletme maliyetleri, üstün sürücü konforu ve gelişmiş güvenlik donanımları ile filoların rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.