Blog
Yeni Opel Combo Elektrik Türkiye’de!
Alman otomotiv üreticisi Opel, yeni elektrikli modeli Combo Elektrik’i Türkiye’de satışa sundu. Günlük pratik kullanım ve aileler için ideal bir elektrikli model olan yeni Opel Combo Elektrik, gelişmiş teknolojileri, 80 km artışla 346 km’lik sürüş menzili ve standart olarak sunulan göz almayan adaptif Intelli-Lux LED® Matrix Far özelliği ile kullanıcılara üstün bir sürüş ve seyahat deneyimi sağlıyor. Edition donanım seviyesi ile 1 milyon 749 bin TL’den başlayan fiyatlarla sunulan yeni Opel Combo Elektrik, hiçbir şeyden ödün vermeden seyahat dostu ve kaynaklardan tasarruf eden sıfır emisyonlu bir mobilite sunuyor. En son aydınlatma teknolojisini kullanıcıların hizmetine sunan yeni Opel Combo Elektrik, cesur ve sade bir tasarım anlayışıyla göze hitap ederken çevreci yapısıyla da hem aracın hem de markanın ürün gamındaki karbondioksit ayak izini azaltmasında önemli bir role sahip.
Üstün sürüş keyfiyle Alman kalitesini birleştiren Opel’in yeni elektrikli modeli Combo Elektrik, Türkiye’de satışa sunuldu. Emisyonsuz bir sürüş deneyimi sunan yeni Opel Combo Elektrik, Edition donanım seviyesi ile 1 milyon 749 bin TL’den başlayan fiyatlarla tüketicilerle buluşuyor. Günlük pratik kullanım ve aileler için ideal bir elektrikli olan yeni Opel Combo Elektrik, detoks etkisine sahip tasarımıyla öne çıkıyor. Aracın yeni ön tasarımı ve karakteristik Opel Vizör marka yüzü, markanın cesur ve sade tasarım vizyonunu yansıtıyor.
En son aydınlatma teknolojisiyle yola odaklanıyor
Yeni Combo Elektrik ayrıca ilk kez sınıfının en iyisi, göz almayan adaptif Intelli-Lux LED® Matrix Far özelliği ile donatılıyor. Modern Alman tarzını yansıtan yeni Opel Combo Elektrik, akıllı çözümleri, yüksek verimli alan kullanımı ile dikkat çekiyor. Dış tasarımda parlak siyah kapı korumaları, aynı renkteki tavan barları, bagaj kapağının merkezindeki “Combo” yazısı ve 16 inçlik alaşım jant tasarımı modele modern bir görünüm katıyor. Ayrıca Opel’in elektrikli modeli yeni Combo Elektrik’e Kiama Mavi ve Toskana Yeşil olmak üzere iki yeni renk seçeneği de eklendi. Bununla birlikte ısıtmalı, karartılmış̧ ve açılabilir camlı bagaj kapısı, karartılmış̧ solar korumalı arka camlar yeni Combo Elektrik’in konfor seviyesini artırıyor. Yeni Combo Elektrik’te yer alan 10 inçlik renkli dokunmatik ekran ve kablosuz akıllı telefon bağlantı özelliğine sahip sezgisel multimedya bilgi/eğlence sistemi, en iyi eğlence seçeneklerini ve bağlantı deneyimini sunuyor. Çeşitli sürüş destek sistemleriyle sunulan yeni Combo Elektrik’te yolculukları daha güvenli ve rahat hale getiren 18 farklı elektronik destek bileşeni bulunuyor. Ayrıca tamamen elektrikli yeni model artık 346 kilometre (WLTP) menziliyle 80 kilometre daha fazla yol kat edebiliyor.
Yeni Combo Elektrik, artırılmış menzili ile 346 km’lik emisyonsuz sürüş sunuyor
Tamamen elektrikli bir model olan yeni Combo Elektrik, hiçbir şeyden ödün vermeden seyahat dostu ve kaynaklardan tasarruf eden bir mobilite sunuyor. Yeni Combo Elektrik tek şarjla yaklaşık 346 km (WLTP ’ye göre) sessiz ve emisyonsuz bir yolculuk sağlarken, eco modda kullanıldığında şehiriçi menzili 458 km’ye kadar çıkıyor. Bu yüksek menzil, tamamen elektrikli güç aktarım sisteminin daha da geliştirilmesi ve düşük sıcaklıklarda batarya menzilinin korunmasına yardımcı olan yüksek verimli ısı pompası sayesinde gerçekleşiyor. Ayrıca bataryanın pratik şekilde zeminin altına yerleştirilmesi sayesinde yolcular kabinde örnek oluşturacak nitelikte geniş bir alana sahip olabiliyor. Tamamen elektrikli olan Opel Combo Elektrik’in “Greenovation” olarak tanımlanan çevreci yapısı hem aracın hem de markanın ürün gamındaki karbondioksit ayak izini azaltmasında önemli bir role sahip.
136 HP (100 kW) güç ve 270 Nm tork üreten elektrikli motora sahip yeni Combo Elektrik, 135 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Buna ek olarak sürücüler kişisel tercihlerine bağlı olarak Eco, Normal ve Power sürüş modları arasında seçim yapabiliyor. Yeni rejeneratif frenleme sistemi, direksiyonun arkasındaki kulakçıklar aracılığıyla üç farklı enerji geri kazanım seviyesinde (Hafif, Orta, Güçlü) ayarlanabiliyor. Aracın şarj edilmesi gerektiğinde ise 7,4kW’lık yerleşik şarj cihazı sayesinde bataryaya hızlı bir şekilde alternatif akım sağlanabiliyor. Ayrıca 100 kW DC hızlı şarj istasyonunda yaklaşık 30 dakikada batarya kapasitesi yüzde 80 oranında şarj edilebiliyor. Yeni Combo Elektrik, 18,0 kWh/100 km’lik ortalama enerji tüketimi (WLTP’ye göre) ile son derece verimli bir sürüş sunuyor.
Maksimum esneklik ve geniş alan
Beş kişilik alan sunan yeni Combo Elektrik, 4,4 metrelik uzunluğu sayesinde geniş bir yaşam ve yükleme alanı sağlıyor. Bagaj kapağındaki ayrı açılan cam gibi özellikler, kargo alanına erişimi kolaylaştırıyor. 60/40 katlanabilir arka koltuklar fonksiyonel bir yapı sunarken, farklı ihtiyaçlar için tasarlanan 35/30/35 katlanabilir arka koltuklar opsiyonel olarak tercih edilebiliyor.
Yeni Combo Elektrik üst düzey teknolojiler ve gelişmiş sürüş destek sistemleri ile donatıldı
Yeni Combo Elektrik, günlük sürüşü daha rahat ve güvenli hale getiren çok sayıda üst düzey teknolojiye sahip. Geniş oranlara sahip olan yeni Combo Elektrik, tarihinde ilk kez sınıfının en iyisi, göz almayan adaptif Intelli-Lux LED® Matrix Far ile sunuluyor. Son teknoloji sürücü destek sisteminin öne çıkan özellikleri arasında Hız Sabitleyici ve Multimedya Pro Paketi ile satın alınabilen yüksek çözünürlüklü 180 derece geri görüş kamerası yer alıyor. Isıtma özellikli yeni direksiyon tasarımı ve E-Toggle vites seçici de konfor ve kullanım kolaylığı sağlıyor. 10 inçlik renkli dokunmatik ekrana sahip yeni bilgi sistemi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteği sunuyor. Bununla birlikte Multimedya Pro Paketi ile satın alınabilen tamamen dijital 10 inçlik sürücü bilgi ekranı enerji tüketimi ve şarj verileri dahil olmak üzere tüm önemli bilgileri sunuyor. Bu paket dahilinde yine 10 inçlik dokunmatik renkli HD ekranla beraber 6 adet hoparlörle ileri seviye multimedya ve müzik deneyimine sahip olunabiliyor.
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

