Blog
GÖZ ALICI YENİ PEUGEOT E-408 DÜNYAYA TANITILDI!
PEUGEOT, göz alıcı fastback tasarıma sahip, tamamen elektrikli modeli yeni E-408’i dünyaya tanıttı. 58,2 kWsa kapasiteli yüksek verimli NMC bataryası ve 157 kW/210 HP güce sahip motoru ile 453 km’lik sıfır emisyonlu sürüş deneyimi sunan E-408, markanın elektrikli araç stratejisini bir üst seviyeye taşıyor. Yeni E-408’in tamamen elektrikli motoru sahip olduğu yüksek güç ve tork sayesinde üstün sürüş deneyimi sunuyor. Bu üstün sürüş deneyimi, artık PEUGEOT geleneği haline gelen modern PEUGEOT i-Cockpit® ve sürüş özellikleriyle daha da güçleniyor. E-EMP2 (Verimli Modüler Platform) alt yapısını kullanan yeni E-408, bu yenilikçi platform ile bataryanın otomobilin alt gövdesinde, tekerleklerin arasındaki alana yerleştirilmesine olanak sağlıyor. Böylece geniş yaşam alanı korunurken, E-408’in ağırlık merkezi alçalarak modele üstün sürüş keyfi ve dinamik sürüş özellikleri sağlıyor. Yeni 408 ile birlikte elektrikli ürün gamını tamamlayan PEUGEOT, toplamda 12 adet elektrikli binek otomobil ve hafif ticari ürün gamı ile Avrupa elektrikli araç pazarındaki ana akım üreticiler arasında en geniş ürün gamına sahip marka olarak öne çıkıyor.
PEUGEOT, Haziran 2022’de tanıtımını gerçekleştirdiği yeni 408 modeli, SUV kodları, göz alıcı tasarımı, yenilikçi yaklaşımı ve dikkat çeken fastback tasarımı ile C segmentinin zirvesine taşınmıştı. Şimdi ise PEUGEOT, yeni E-408 ile elektrikli ürün gamını tamamlıyor. Yeni E-408, 58,2 kWsa (kullanılabilir) NMC bataryası ve 157 kW/210 HP güç üreten sıfır emisyonlu güç-aktarma sistemiyle markanın elektrikli araç stratejisini bir üst seviyeye taşıyor. Yenilikçi ve göz alıcı fastback tasarımı, yeni PEUGEOT E-408’in modern kimliği ile mükemmel uyum sağlıyor. Bu tasarım, sürüş dinamizmi veya geniş yaşam alanından ödün vermeden tamamen elektrikli yapıya izin veren bir platform üzerinde yükseliyor.
Yeni E-408, 4,69 m uzunluğa ve 1,85 m (aynalar katlı) genişliğe sahip olup 2,79 m aks mesafesi ile EMP2 (Verimli Modüler Platform) alt yapısını kullanıyor. Bu yenilikçi platformla gelen uzun aks mesafesi bataryanın otomobilin alt gövdesinde tekerleklerin arasındaki alana yerleştirilmesine olanak sağlıyor. Böylece iç yaşam alanı korunurken E-408’in ağırlık merkezi alçalıyor ve bu da modele üstün sürüş keyfi ve dinamik sürüş özellikleri sağlıyor. Bu mimari, dinamik fastback tasarımını, üstün yol tutuş performansını ve eşsiz sürüş keyfini bir araya getiriyor. Önde 1,59 m ve arkada 1,60 m ile artırılmış iz genişliği sayesinde E-408 yola güvenle basıyor. Yeni model, 1,49 m yüksekliği ile aerodinamik performansı artırırken şık ve sportif bir tasarımı bir arada sunuyor. Yenilikçi tasarıma sahip 19 inçlik Grafit jantları çok düşük yuvarlanma direncine (A+ sınıfı) sahip 225 50 R19 lastikler çevreliyor.
Modern ve çarpıcı fastback kimliği
Yeni E-408’in gövde rengindeki ızgara tasarımı ön tasarımın genel formuyla bütünleşiyor. Bu, aynı zamanda nesiller arası bir değişimin ve PEUGEOT ürün gamının elektrikliye geçiş çağının bir işareti niteliği taşıyor. Marka kimliği, gelişmiş aydınlatma çözümleriyle birlikte her zamankinden daha görünür hale geliyor., E-408’in ön tasarımında yer alan LED teknolojisi, oldukça ince ve etkili far teknolojisine olanak sağlıyor. PEUGEOT Işık imzası, tampona giren sivri diş şeklindeki iki LED şerit ile aşağı doğru uzanıyor. Arka tasarımda ise marka imza kodları, daha fazla dinamizm için eğimli formda ikonik üç LED pençe ile kendini gösteriyor. Yeni PEUGEOT E-408; Sedef Beyaz, Obsession Mavi, Selenyum Gri, Elixir Kırmızı ve İnci Siyah olmak üzere beş renk seçeneğiyle sunuluyor.
Her zamankinden yoğun elektrikli sürüş keyfi
Yeni E-408’in tamamen elektrikli motoru yüksek güç ve anlık tork sayesinde üstün bir sürüş keyfi sunuyor. Bu hissiyat, artık PEUGEOT geleneği haline gelen modern PEUGEOT i-Cockpit® ve sürüş özellikleriyle daha da güçleniyor. Benzersiz PEUGEOT i-Cockpit® yeni E-408 ile gelişmiş ergonomi seviyesi sunuyor. Kompakt direksiyon, üstün çeviklik ve hassasiyet sağlayarak sürüş keyfini artırıyor. Direksiyonun hemen üzerinde göz hizasında konumlandırılan 10 inçlik 3 boyutlu dijital ön gösterge paneli, tamamen kişiselleştirilebiliyor ve yapılandırılabiliyor.
Yeni PEUGEOT E-408; üstün yol tutuş performansı, eşsiz sürüş deneyimi ve 11,18 metre kaldırımdan kaldırıma dönüş çapının sağladığı üstün manevra kabiliyetiyle her zamankinden daha fazla sürüş keyfi sunuluyor. Bununla birlikte, modelin titreşim konforunu artırmak üzere gövde rijitliği yapısal elemanların birleşmesiyle optimize ediliyor. Yeni E-408, 157 kW (210 HP) güç ve 345 Nm tork sağlayan sabit mıknatıslı senkron bir elektromotora sahip. Bu motor Fransa’da, Trémery’de, STELLANTIS – NIDEC ortak girişimi tarafından üretiliyor. Sisteme ait redüktör STELLANTIS tarafından Valenciennes’de (Fransa) üretiliyor.
PEUGEOT i-Cockpit® çok sayıda bağlantı özelliği sunuyor!
10-inç büyüklüğündeki yüksek çözünürlüklü merkezi multimedya ekranı, E-408’de standart olarak sunulan ve verimli TomTom bağlantılı navigasyon özelliğine de sahip olan PEUGEOT i-Connect® Advanced sistemini kontrol etme olanağı sağlıyor. Harita ekranı 10 inçlik dokunmatik ekranın tamamını kaplıyor ve bu da okunabilirliği artırıyor. Bir seyahat planlayıcı ve optimize edilmiş çözümlerle verimli navigasyon sistemi, otomobilin menzilini en üst düzeye çıkarmak ve şarj sürecini kolaylaştırmak üzere rotaları en iyi şekilde planlayan bir “yolculuk planlayıcı” içeriyor. Sistem, ideal rotayı hesaplamak üzere; kat edilecek mesafe, başlangıçtaki batarya şarj seviyesi, varış noktasında istenen batarya şarj seviyesi, hız, enerji tüketimi, trafik, yol tipi, rakım ve elbette varış noktasına yakın mevcut şarj istasyonları dahil olmak üzere çok sayıda bilgiyi dikkate alıyor.
Akıllı telefonu otomobilin bilgi-eğlence sistemine bağlayan kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı ile iki telefonu aynı anda Bluetooth üzerinden bağlamak mümkün oluyor. Araçta yer alan dört adet USB-C bağlantı noktası ise yeni PEUGEOT E-408’deki bağlantı kurulumunu tamamlıyor. Bunun yanında, merkezi ekranın altında konumlandırılan ve tamamen kişileşleştirilebilir olan i-Toggles paneli benzersiz bir estetik ve teknoloji seviyesi sağlıyor. 5 adet kişiselleştirilebilir i-Toggle, kullanıcının tercihine göre iklimlendirme kontrolü, telefon teması, radyo istasyonu, uygulama başlatma gibi işlevlere dokunmaya duyarlı bir kısa yol sunuyor. Bu panel, 8 adede kadar kişiselleştirilebilir profil ile her bir sürücü için kişiselleştirilebiliyor.
Günlük hayatı daha güvenli ve pratik kılan “OK PEUGEOT” doğal dilde ses tanıma sistemi, tüm bilgi-eğlence işlevlerine ve ChatGPT’ye erişim sağlıyor. Tüm yeni nesil PEUGEOT modelleri gibi, yeni E-408 de; turistik bilgiler veya bir yolculuk sırasında çocukları meşgul etmek üzere bir test oluşturmak gibi tüm taleplere sesli komutla yanıt veren üretken yapay zekâ ChatGPT ile donatılıyor.
Üst düzey teknolojik iç mekanıyla her açıdan etkileyici
Yeni PEUGEOT E-408, C segmentinde göz alıcı bir fastback olarak tasarlandı. Yeni elektrikli model, seyahat ve mobilitenin keyfini tam olarak çıkarmayı amaçlayan çok sayıda özellik içeriyor. Merkezi ekranın arkasındaki 8 renk seçeneğine sahip LED ambiyans aydınlatması yumuşak bir ışık yayıyor ve yeni E-408’in iç mekânında gelişmiş bir ambiyans yaratıyor. Ayrıca yeni PEUGEOT E-408’in termal ve akustik konforu, cam tasarımı ve üretiminde uygulanan teknolojilerle optimize edilmiş durumda. Ön ve arka camlar ortalamanın üzerinde bir kalınlığa (3,85 mm) sahip. Bununla birlikte daha iyi bir ses yalıtımı ve daha fazla güvenlik için öndeki yan camlar lamine (GT’de 3,96 mm) edilmiş durumda.
Yeni E-408 GT, sağlıklı bir iç mekân atmosferi sağlamak üzere kabine giren havanın kalitesini sürekli takip eden ve hava sirkülasyonunu otomatik olarak etkinleştiren, AQS (Hava Kalitesi Sistemi) ile donatılabiliyor. Kabin içi atmosferi GT donanım seviyesinde Temiz Kabin işlevi tamamlıyor. Bu işlev kirletici gaz ve partikül filtreleme sistemine sahip bir hava arıtma sistemi olup hava kalitesini merkezi dokunmatik ekranda gösteriyor. Yeni PEUGEOT E-408’de yer alan Hi-Fi Premium FOCAL® ses sistemi, üst düzey ses uzmanı ile 3 yılı aşkın süreli bir ortak tasarım çalışmasının ürünü. ARKAMYS dijital ses işleme özelliği ile tamamlanan Hi-Fi Premium FOCAL® ses sistemi, özel patentli teknolojilere sahip 10 hoparlörden oluşuyor. Ön koltuklarda Alman ergonomi ve sırt sağlığı uzmanları birliği tarafından verilen AGR sertifikalı koltuklar, ısıtmalı, hafızalı ve masaj özelliklerine sahip. Koltuk tasarımında kullanılan, benekli kumaş, teknik file, Alcantara, kabartmalı deri ve napa deri (belirli pazarlar için) gibi malzemeler yüksek kalite algısını destekliyor.
Yeni E-408 471 litre ile oldukça geniş bir bagaj kullanıma sunuyor. Bu hacim, arka koltukların katlanmasıyla 1.545 litreye kadar çıkıyor. Koltuk sırtlığının katlanmasıyla 1,89 m uzunluğa kadar nesneleri taşımak mümkün oluyor. Sağ bagaj kaplamasında bulunan 12V soketi, LED aydınlatma, ağ ve sabitleme lastiği ve çanta kancaları ise günlük hayatı kolaylaştırıyor.
Yeni PEUGEOT E-408 verimliliğe odaklanıyor!
Verimlilik, E-408’in tasarım ve geliştirilme sürecinde PEUGEOT ekipleri için en önemli unsurlardan biri oldu. Yeni PEUGEOT E-408 (SCx: 0,66) üstün aerodinamik verimliliği ile öne çıkıyor. Tamponlar, ön hava girişi, gövde altı koruması ve ön tekerlekler için alt arka korumalar aerodinamik verimliliği destekliyor. Ayrıca yeni E-408 aerodinamik düz bir zemin oluşturan özel bir alt gövdeye sahip. Böylece WLTP döngüsüne göre 15,2 kWsa/100 km ile düşük enerji tüketimi ve 453 km’ye kadar (WLTP’ye göre) üstün bir sürüş menzili sağlıyor.
Yeni E-408, 58,2 kWsa kapasiteli yüksek gerilimli bir batarya ile donatıldı. Bu batarya paketi, yüzde 80 Nikel, yüzde 10 Manganez ve yüzde 10 Kobalt içeriğine sahip NMC 811 teknolojisi ve 18 entegre modül ile gelişmiş enerji yoğunluğu sağlıyor. Yeni E-408, WLTP karma döngüsünde 453 km menzil ile günde 45 km’nin altında yol yapan tipik şehirli C segmenti kullanıcılarının gereksinimlerini rahatlıkla karşılıyor. Ayrıca rejeneratif fren işlevi daha yumuşak bir sürüş deneyimi sunuyor. Sürücü, kompakt direksiyonun arkasındaki kulakçıkları kullanarak, rejeneratif fren işlevini 3 seviyede ayarlayabiliyor. Sol kulakçık rejenerasyonu artırıyor ve sağ kulakçık bu işlevi azaltıyor. Ayrıca sürücü üç sürüş modu arasından seçim yapabiliyor. Normal sürüş modu, gücü 140 kW (190 HP) ve torku 300 Nm olarak ayarlayarak dinamizm ile menzil arasında ideal bir denge sağlıyor. Sport modunda (157 kW/210 HP ve 345 Nm) ani hızlanma ve güç gerektiğinde gaz pedalının sonuna kadar basıldığında otomatik olarak devreye girerek maksimum performans sağlıyor. Eco sürüş modu ise (125 kW/170 HP, 270 Nm) sürüş keyfini korurken maksimum menzili destekliyor
Yeni E-408, standart olarak bir ısı pompasının yanında ısıtmalı direksiyon ve koltuklarla donatılıyor. Böylece batarya enerjisi korunurken, yolcunun ısı konforu optimize ediliyor.
Basit ve hızlı şarj ile kesintisiz ve sıfır emisyonlu sürüş keyfi
Yeni E -408 AC şarj için standart olarak 11 kW üç fazlı bir şarj cihazı ile donatılıyor. Bununla birlikte süper hızlı DC şarj için 120 kW’a kadar enerjiyi destekliyor. Böylece batarya 30 dakikanın biraz üzerinde bir sürede yüzde 20’den yüzde 80 doluluk oranına ulaşıyor ve 10 dakikalık şarj ile 100 km menzil sağlıyor. Sürücü, şarjı optimize etmek üzere E-408’in merkezi ekranından alt ve üst sınırları programlayabiliyor.
Optimum sürüş deneyimi için maksimum güvenlik
Yeni PEUGEOT E-408, 5 farklı kamera ve 3 radardan toplanan bilgilerle desteklenen kapsamlı en güncel sürüş destek sistemleri ile güvenli, kolay bir sürüş ve manevra kolaylığı sağlıyor. Dur&Kalk Fonksiyonlu Adaptif Hız Sabitleme sistemi araçlar arası mesafeyi ayarlarken, çarpışma uyarılı otomatik acil durum freni, versiyona bağlı olarak 7 km/s ile 140 km/s’ye kadar gece ve gündüz yayaları ya da bisikletlileri algılıyor. Şerit Konumlama Asistanı ile aktif şeritten çıkma uyarısı sürüş güvenliğini artırmaya katkıda bulunuyor. Sürücü Dikkat Uyarısı direksiyon hareketlerini analiz ederek, 65 km/s üzerindeki hızlarda ve uzun süreli sürüşlerde dikkat dağınıklığını algılıyor. Trafik işareti tanıma sistemi hız işaretlerine ek olarak dur işaretleri, tek yön, sollama yapılmaz, sollama yapılmaz sonu işaretlerini de algılayarak dijital gösterge ekranında gösteriyor. Uzun menzilli kör nokta uyarı sistemi 75 metreye kadar tarama yapıyor. Arka trafik uyarısı, geri manevralarda sürücüyü yakındaki tehlikelere karşı uyarıyor.
Allure ve GT olmak üzere iki donanım seçeneği ile sunuluyor
E-408’in Allure versiyonu standart olarak şu donanımları sunuyor: LED farlar, 19 inç alaşım jantlar, kişiselleştirilebilir 10-inç dijital gösterge paneline sahip PEUGEOT i-Cockpit®, navigasyon, Apple CarPlay/Android Auto desteği ile kablosuz ekran yansıtma, 6 hoparlörlü ses sistemi, ısıtmalı sürücü koltuğu ve direksiyon, çift bölgeli otomatik klima, geri görüş kamerası, park sensörleri, ısı pompası.
E-408’in GT versiyonunda Allure donanım seviyesine ek olarak şu özellikler sunuluyor: Matrix LED ön farlar, ön park sensörleri, 3 boyutlu kişiselleştirilebilir 10 inç dijital gösterge paneli PEUGEOT i-Cockpit®, kişiselleştirilebilir 8 renkli ambiyans aydınlatmasına sahip alüminyum iç kaplamalar, alüminyum kapı eşikleri, elektrikli bagaj kapağı, Drive Assist Plus paketi (Seviye 2 yarı otonom sürüş).
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

