Connect with us

Lojistik

Karaismailoğlu: OSB ve limanları demiryolu ağına bağlayacağız

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Organize Sanayi Bölgeleri ve limanları demiryolu ağına bağlamak için yürütülen projeler kapsamında, 500 milyon dolar dış destek sağlandığını belirterek, “Bu projeleri kısa zamanda tamamlayacağız” dedi.

Finansmanı Türkiye tarafından karşılanan altyapı projelerinin toplu açılış ve lansman töreni için KKTC’de bulunan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Kara İsmailoğlu gazetecilere Türkiye’deki altyapı yatırımlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye’de karayolu yatırımlarının artık belli bir seviyeye geldiğini, bundan sonra demiryoluna ağırlık verileceğini belirterek, “Ulaştırma master planında öngörüldüğü gibi demiryolu ağının uzunluğunu 28 bin kilometreye çıkaracağız.” Dedi. Yıllardır çözülemeyen sanayicilerin sık sık gündeme getirdiği OSB’lerin tedarik zinciri ve nihai ürünleri limanlara ulaştırma sorunu konusunda da artık somut adımlar atılıyor” ifadelerini kullandı. OSB ve limanların demiryolu ağına bağlanması için 500 milyon dolar kredi sağlandığını belirten Karaismailoğlu, bu projeleri kısa sürede tamamlamayı planladıklarını açıkladı.

Bin köye ilave baz istasyonu kuruluyor

Telekomünikasyon alanındaki yatırımlarla ilgili bilgiler veren Karaismailoğlu şunları söyledi: “COVID-19 döneminde haberleşmeye ihtiyaç arttı. Gelen büyük talebi karşıladık. Şu anda bin köyde yeni baz istasyonu çalışmamız var. Bunların maliyeti 7 milyar lira. Peşinden bin daha yapacağız. Yaza kadar bin köye ilave baz istasyonları kurulmuş olacak. Şehir merkezlerinde de çok ciddi fiber yatırım yapıyoruz. 480 bin km’ye ulaştı bizim fiber altyapımız. Milyon km üzerine çıkaracağız. Onu çıkardıktan sonra 5G’nin yerli ve milli olarak yapılması, 5G yatırımları, fiber ile birlikte bunlar da yapılacak. İstanbul Havalimanı’nda 5G uyumlu cihazı olan herkes 5G’yi kullanabiliyor. Telefon ile konuşmada belki 5G’yi hissedemeyeceğiz ama özellikle sanayide, teknolojide, medikalde ve TV yayıncılığında 5G’nin önemini anlayacağız. 5G, 6G’nin de altyapısı olacak. Bu uydulardan ticari olarak kazanç da gelecek. TÜRKSAT 6A’yı 2023 içinde fırlatacağız.”

Son dönemde can yakan trafik kazaları sürücü hatası kaynaklı

Karaismailoğlu, Türkiye’de son dönemde artış yaşanan ölümlü büyük trafik kazalarıyla ilgili de şunları söyledi: “Yaptığımız güvenli yollar sayesinde trafik kazalarında yüzde 80 azalma oldu. Bunu sıfıra düşürmek aslında önemli. Burada sürücü faktörü var. Son kazaların tamamı sürücü hatasından kaynaklı Maalesef mesela Ağrı’da olan kaza. Sürücü kazası. 9 bin 500 vatandaşımızın her yıl canı kurtuluyor. Artan araç sayısına rağmen. Bütün bayramlar kaza haberleri ile geçiyordu. Hem kaliteyi artıracağız, hem güvenli yollar için yatırımlarımız devam edecek. Akıllı yollarda, olağandışı bir hareket yaptığında hemen uyarı geliyor. Anında ulaşılabiliyor olay yerine. Seyahat planlaması yapma imkanı da veriyor bu yollar. Hakikaten Türkiye gelişmiş bir teknoloji kullanıyor. Türkiye’deki yollarda bulunan kalite, konfor dünyanın hiçbir yerinde yok.

Kamu-Özel işbirliği projeleri gelir getirmeye başladı

Kamu-Özel işbirliği (KÖİ) projelerinin artık gelir getirdiğini belirten Bakan Karaismailoğlu, bu projelerle ilgili şu bilgiyi verdi: “Yavuz Sultan Selim köprüsü 2027 yılında devlette kalıyor. İşletmecinin süresi bitiyor. Sonra devlet bunu ister ücretsiz yapar isterse de gelir modeli devam eder. Devlet buradan topladığı para ile hem işletme maliyetini karşılar hem de yeni yatırımlarına buradan bütçe ayırır. Karayollarına destek veriyorsak bu modelde havayollarına bir kuruş vermiyoruz. Havayollarında direkt gelir akışı var şu anda. Geçen yıl mart ayında 2.100 milyar Euro Antalya havalimanından para aldık. Bu devletin kasasına girdi. Aynı şekilde İstanbul Havalimanı 10 milyar Euro, bir kuruş devletten çıkmadan işletmeciye yatırım yaptırdık. 25 yıllık işletme süreci boyunca 26 milyar Euro direkt gelir akışı olacak. Devletten bir kuruş çıkmadı. Direkt gelir akışı sağlıyoruz. Projeler birbirini dengeliyor.”

“Karadeniz’e lojistik liman yapacağız”

Kanal İstanbul projesi kapsamında Karadeniz’e büyük bir lojistik liman yapılacağını ifde eden Bakan Karaismailoğlu, “Kanal İstanbul lojistik ihtiyaçtan doğdu. Lojistik hareketlere yön vermek, küresel hareketleri karşılamak için hem Türkiye’nin hem dünyanın ihtiyacıdır. İstanbul Boğazı’ndaki yoğunluk azaltılacak. Güvenlik sağlanacak. Proje ile Karadeniz’de lojistik liman yapacağız. Bu lojistik liman da Singapur gibi 600 milyon tonluk büyük bir liman olacak. Kanal İstanbul’u biz genel bütçeye yük olmadan yapacağız. Kanal İstanbul’un yapım bedeli projenin kendi gelir kaynakları ile karşılanacak. Kendi gelir kaynakları, buradan geçecek gemilerden toplayacağımız gelir, buradaki ticari alanlar, limanlar, topladığınızda burası bir kamu özel işbirliği ile yapılabilecek dünyanın en büyük altyapılarından bir tanesi. Karayolu, demiryoluna başladık, önce vatandaşın ulaşım ihtiyacı karşılanacak. İmalat olarak 1.1 milyar metreküp toprak hareketi olacak. Nereden baksanız 6-7 yıl sürecek devasa bir iş” dedi.

10 milyon tonun üzerinde buğday geldi

Bakan Karaismailoğlu, Tahıl Koridoru hakkında şu bilgileri verdi: “Buradan çıkan tahılın fakir ülkelere gitmesi lazım. Bana gelen verilerde yüzde 49’u Avrupa’ya gitmiş. İspanya ağırlıklı. Orada herhalde bir değişiklik olacak. Türkiye’ye yüzde 15’i geliyor. Türkiye aldığı buğdayı işleyerek ihraç ediyor. İtalya’dan sonra dünyanın en büyük makarna üreticisi Türkiye. İhraç edecek miktarının da bir kısmını yurt dışından ithal ediyor. Ukrayna’dan gelen buğday miktarı 10 milyon tonun üzerine çıktı.”

Demiryolu araçları artık Ankara’da üretiliyor

Demiryolu yatırımlarında yerli üretimin payının giderek arttığını belirten Karaismailoğlu şu bilgiyi paylaştı: “Kayseri’deki tramvayın aracı Ankara’da üretildi. Kocaeli Gebze-Darıca metrosunun araçlarını yine Ankara’da üreteceğiz. İstanbul Havalimanı, Kağıthane metro hattındaki araçları yine Ankara Sincan’da üretiyoruz. Yerli tedarikçilerle çalışıyoruz. Yurtdışına da tramvay araçları üretmeye başladılar.”

Maruf BUZCUGİL – DÜNYA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lojistik

Lojistik Devinden İskandinavya Atağı: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka Güçlerini Birleştirdi

Türkiye’nin genç ve dinamik lojistik markası TCT Lojistik, Avrupa operasyon ağını genişletme stratejisi doğrultusunda Alpi Danimarka ile masaya oturdu. Şubat 2026 itibarıyla devreye giren bu iş birliğiyle, İskandinav hattındaki taşımacılık süreçleri tamamen entegre hale getiriliyor.

İskandinavya Taşımacılığında Yeni Dönem: TCT Lojistik ve Alpi Sinerjisi

Kuruluşundan bu yana Avrupa odaklı büyümesini sürdüren TCT Lojistik, karayolu taşımacılığındaki iddiasını bir üst seviyeye taşıyor. Şirketin Karayolu Direktörü Hasan Yeşilyurt, Alpi Danimarka ile hayata geçirilen stratejik ortaklığın detaylarını kamuoyuyla paylaştı.

Yeşilyurt, Danimarka’nın İskandinavya operasyonları için kritik bir merkez olduğunun altını çizerek; “İsveç ve Norveç hatlarındaki güçlü altyapımızı, Danimarka’da yerel bir devle birleştirerek kuzey ağımızı kusursuz hale getirdik” açıklamasında bulundu.

Karşılıklı Temsilcilik ile Uçtan Uca Lojistik Çözümleri

1 Şubat 2026’da resmiyet kazanan anlaşma, iki şirket arasında “tam kapsamlı temsilcilik” modeline dayanıyor. Bu kapsamda:

  • TCT Lojistik; Alpi Danimarka’nın Türkiye’deki tüm ithalat ve ihracat operasyonlarında (yükleme, gümrükleme, depolama) tek yetkili çözüm ortağı oldu.

  • Alpi Danimarka; TCT Lojistik’in Danimarka’daki tüm terminal, iç dağıtım ve gümrük süreçlerini kendi network’ü üzerinden yönetecek.

  • Hız ve Verimlilik: Danimarka’nın Jutland bölgesinde 6 büyük depo ve ofisi bulunan Alpi’nin global ağı sayesinde, teslimat sürelerinde ciddi bir kısalma hedefleniyor.

2025’te %25 Büyüme: Yatırımlar Hız Kesmiyor

Lojistik sektöründe güvenin ancak kontrolle sağlanabileceğine inanan TCT Lojistik, yatırımlarını özmal varlıkları üzerinden yürütüyor. Hasan Yeşilyurt, operasyonel kabiliyetlerini şu verilerle destekledi:

“300’den fazla özmal aracımız ve kendi gümrüklü depolama alanlarımızla süreci doğrudan yönetiyoruz. 2025 yılını %25 büyüme ile tamamlamış olmamız, müşterilerimizin bize olan güveninin bir sonucudur.”

TCT Lojistik’in 2026 Vizyonu: Avrupa’da Yerinde Yapılanma

Geçtiğimiz yıl filosuna 70 yeni araç ekleyen şirket, 2026 yılı için vites yükseltiyor. Stratejik yol haritasında sadece iş ortaklıkları değil, aynı zamanda Avrupa’nın farklı başkentlerinde TCT markasıyla doğrudan ofis açma planları da yer alıyor.

Bu büyüme hamlesiyle birlikte TCT Lojistik, İskandinavya’dan Güney Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir koridorda, gümrüklemeden sigortaya kadar her aşamada şeffaf ve güvenilir bir lojistik hizmeti sunmayı taahhüt ediyor.

Continue Reading

Lojistik

Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor

Uçtan uca çözüm vizyonuyla lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran, köklü geçmişinde “BOLTAS” adıyla güven inşa eden Çobantur Logistics; yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleceğe yeni ismi ve iddialı hedefleriyle yürüyor. Geniş filosu, Türkiye’de 45 bin 500 metrekarelik ve Avrupa’da 12 bin metrekerelik depolama kapasitesiyle gücünü pekiştiren şirket, 2026’da dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yeniden yapılanırken Almanya’da gerçekleştireceği stratejik satın alma ile operasyonlarını da küresel ölçekte büyütecek. Çobantur Logistics, sektöre yalnızca hizmet değil, geleceğin lojistik ekosistemini sunmayı hedefliyor.

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından ‘BOLTAS’, artık yoluna ‘Çobantur Logistics’ adıyla devam ediyor. Bugünü yönetmekle yetinmeyen, geleceğin lojistik ihtiyaçlarına da hazır bir yapı kurma hedefiyle dönüşüm hikâyesini başlatan şirket; kontrollü, sürdürülebilir ve güvenilir bir geleceğe ulaşmak için köklerinden aldığı gücü yeni ismine taşıyor. Yenilenen kurumsal kimliğiyle hikâyesini geleceğe aktaran Çobantur Logistics, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 50’nci kuruluş yılına yeni yatırım planlamaları ile giriş yapıyor. Çözüm sağlayan servis sağlayıcı rolüyle lojistiğe yön vermeye hazırlanan firma, bu dönüşümle birlikte yalnızca bir isim değil, geleceğin lojistik vizyonunu da ortaya koyuyor.

“Köklerden geleceğe: Çobantur Logistics ile lojistikte yeni bir dönem başlıyor”

Günümüzde hızla değişen dünya düzeni içinde çağa ayak uydurmanın gerek rekabet gerekse kurumsal başarı için kritik rol oynadığını belirten Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Bugün lojistik yalnızca taşımacılıktan ibaret değil; üretimden ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar tüm akışın merkezinde yer alan stratejik bir güç. Biz de bu gücü geleceğe yön verecek şekilde daha da ileri taşımak için geçmişin köklü mirası üzerine kurulu hikâyemizi, kuruluşumuzun 50’nci yılına doğru adım adım yaklaşırken Çobantur Logistics adıyla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam kökler, geleceğin en güçlü filizlerini verir. Bazı isimler yalnızca bir marka değildir; zamana direnen bir duruş, hafızalara kazınan bir değer ve yıllar içinde oluşmuş bir güven sözüdür. İşte tam da bu yüzden kendimize, hikâyemize ve köklerimize yeniden sahip çıkıyoruz” dedi.

“Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz”

Bugün atılan her adımın; yeniden doğuşun ve yeniden tanımlanmış bir vizyonun resmi olduğunu vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, geçmişten aldığı güçle geleceği çok daha cesur, kararlı ve sağlam inşa ettiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti; “Verdiğimiz her sözü ilk günkü netliğiyle tutuyoruz. Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz. Artık adımız yalnızca bir marka değil; tutarlılığın, sürdürülebilirliğin, itibarın ve mirasın sembolü”dedi.

 

Çobantur Logistics, yalnızca taşımacılık değil; uçtan uca değer yaratan kapsamlı lojistik çözümleri sunuyor. Yurt içinde toplama-dağıtım, limanlardan adreslere konteyner taşıması, gümrüklü/gümrüksüz depolama, depolarda katma değerli işlemler, nakliye ve mal sigortası hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu (FCL/LCL) ve havayolu taşımaları, Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları ve Avrupa’daki depolarda sunduğu katma değerli hizmetlerle müşterilerine geniş bir hizmet yelpazesi sağlıyor. 200’e yakın çekici, 500’e yakın römork, 5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten oluşan filosuyla operasyonlarını sürdüren şirket, yurtiçinde Erenköy’de 13 bin metrekare, Orhanlı’da 8 bin 500 metrekare, Dilovası’nda 18 bin metrekare ve İzmir’de 6 bin metrekare olmak üzere toplam 45 bin 500 metrekarelik depolama alanına sahip. Yurtdışında ise İtalya ve Almanya’daki 6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet veren Çobantur Logistics, Romanya’da planladığı 6 bin metrekarelik yeni depo yatırımıyla Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

 

2026’da yurt dışında holding yapısı kurarak tüm grup şirketlerini tek çatı altında toplayacak

Jeopolitik zorluklara rağmen lojistik sektörünün büyümeye ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, şirketin yol haritasını şöyle özetledi: “2026 bizim için yeniden yapılanmanın karşılığını alacağımız ve sürdürülebilir kârlılığı yakalayacağımız bir yıl olacak. Almanya’da gerçekleştireceğimiz stratejik satın alma ile operasyonlarımızı güçlendirirken, yurt dışında kuracağımız holding yapısıyla tüm grup şirketlerimizi tek çatı altında toplamayı hedefliyoruz. Avrupa’daki yatırımlarımızı genişletirken en büyük önceliğimiz, kârlı ve istikrarlı büyümeyi sürdürmek olacak. Çünkü bizim için büyüme yalnızca hacim değil; güvenilir, sürdürülebilir ve şeffaf bir gelecek demek. Bu vizyon doğrultusunda 7/24 track & trace sistemimizi müşterilerimizin kullanımına açarak sektörde şeffaflık adına önemli bir adım attık. Önümüzdeki dönemde odağımız, yalnızca bugünü yönetmek değil; önümüzdeki 5–10 yılın lojistik ihtiyaçlarına hazır bir yapı kurmak olacak.”

 

Lojistik sektörü 2026’da “fırsatlar” ve “riskler” ile karşı karşıya

Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, lojistik sektörünün Türkiye ekonomisinde hizmet ihracatının lokomotiflerinden biri haline geldiğini vurgulayarak 2026 yılına dair yol haritasını da paylaştı. Çobanoğlu, ülkenin stratejik konumunun transit taşımacılık, entegre lojistik çözümleri ve katma değerli hizmetler açısından önemli fırsatlar sunduğunu, buna karşılık küresel ticaretteki dalgalanmalar ve finansmana erişim gibi risklerin dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Geleceğin lojistiğinin veri odaklı ve otomatikleşmiş sistemler üzerine kurulduğunu ifade eden Çobanoğlu, dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekânın sektörün dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

 

Şirketler için yeni bir çağın kapılarını aralayan bu dönüşümün merkezinde ise kuşkusuz “yeşil lojistik” bulunuyor. Çobanoğlu, lojistiğin artık yalnızca taşımacılık değil; sürdürülebilirlik, verimlilik ve toplumsal sorumlulukla bütünleşen bir vizyon olduğunu vurgulayarak, Çobantur Logistics’in uzun süredir bu anlayışı işinin merkezine koyduğunu ifade etti. “Bizim için yeşil lojistik yalnızca bir iş modeli değil; gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras. Yolculuğumuz, sektörün dönüşümüne öncülük etmek, müşterilerimize daha fazla değer yaratmak ve dünyayı birlikte korumak üzerine kurulu. Çünkü biliyoruz ki lojistik yalnızca ürün değil, geleceği de taşır” dedi.

Bu vizyon doğrultusunda şirket, çevresel etkileri azaltmayı tüm operasyonlarının merkezine koyuyor. Stratejik bir kararla filosundan çıkardığı eski nesil çekici ve taşıma ünitelerini 2026 yılında 250 yeni dorse ile yenileyecek olan Çobantur Logistics, karbon ayak izini azaltma hedeflerine de hızla yaklaşıyor. Ofis ve depolarında “Sıfır Atık Yönetim Sistemi” ile geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırarak daha temiz bir miras bırakmayı amaçlayan şirket, geleceğe yönelik yatırımlarını güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kuruyor. Çobanoğlu son olarak, hedeflerinin netliğini ortaya koyarak bunu ‘sektörün dönüşümüne öncülük etmek’ olarak aktarıyor.

 

Continue Reading

Blog

Yedek Parça Sektöründe Rekor Büyüme!

Yeni Bakım Alışkanlıkları ve Araç Parkının Yaşlanması  Yedek Parçayı Otomotivin Merkezine Aldı”

 

Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün en güçlü etkilerinden biri, yedek parça ve bakım pazarında kendini gösteriyor. Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, sektördeki hızlı büyümeye dikkat çekerek, “Yedek parça artık sadece bir ihtiyaç değil, stratejik bir yatırım” dedi. 2020’de 24,2 milyon olan araç parkı 2025’te 28,5 milyona çıkarak %17,7 büyüme gösterdi. Bu büyüme, yılda ortalama 300 USD parça ihtiyacıyla birleşince yedek parça pazarında 1,3 milyar USD’lik ek potansiyel oluşturdu.

 

Araç Parkının Büyümesi Yedek Parça İhtiyacını Artırdı

Türkiye’deki toplam araç sayısı 2020’de 24,2 milyonken, 2025 itibarıyla 28,5 milyona ulaştı. Bu yaklaşık %17,7’lik artış, parça tüketimini doğrudan etkiledi. Motor Aşin verilerine göre, ortalama bir araç yılda 250–350 USD’lik yedek parça ihtiyacı doğuruyor. Bu da pazarın toplam büyüklüğünü 8,55 milyar USD seviyesine çıkardı.

Elektrikli Araçlarla Parça Profili Değişiyor

2025’te araç parkının %3’ünü elektrikli araçlar oluşturuyor. “Egzoz, debriyaj, yağ filtresi gibi geleneksel parçalara olan talep azalırken; batarya, inverter, elektronik modül gibi parçalarda %80’i aşan talep artışı gözleniyor” İfadelerine yer veren Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, “2030’da bu oranın %15’e çıkmasıyla birlikte bu değişimin daha da hızlanacağını öngörüyoruz” dedi.

Yedek Parçada İhracat Hız Kazandı, Dış Ticaret Açığı Azaldı

İhracat verilerine de değinen Aşçı, “2020’de 7,8 milyar USD olan yedek parça ithalatı, 2025 yılında 9,5 milyar USD’ye ulaştı. Buna karşılık, ihracat %35,3 artışla 8,8 milyar USD seviyesine geldi. Böylece dış ticaret açığı 1,3 milyar USD’den 0,7 milyar USD’ye düşerek daha dengeli bir yapı oluştu. Bu gelişme, Türkiye’nin güçlü üretim kabiliyeti ve markalaşma stratejileri sayesinde sağlandı. 2025’te yedek parça ihtiyacının %47’si yerli kaynaklarla karşılanırken, bu oranın 2030’da %55’e ulaşması bekleniyor. Özellikle ön takım, fren sistemleri, aydınlatma ve iç trim parçalarında Türkiye merkezli üreticilerin yatırımları hız kazandı” açıklamasında bulundu.

Tüketici Eğilimleri Değişiyor: Uzun Ömürlü Araç, Kaliteli Parça

Tüketicilerin pandemi sonrası 5 yılda zaman içerisinde sıfır araç temininde yaşadığı zorluklar, mevcut araçlarını daha uzun süre kullanmaya yönlendirdiğini aktaran Aşçı “Bu da bakım ve onarıma olan talebi artırdı. 2024’te otomobil tamir ustalarının iş hacmi %50’ye varan oranda artarken, kullanıcılar orijinal ve sertifikalı parçaya yönelerek bakım kalitesine önem vermeye başladı” değerlendirmesini yaptı ve geri dönüşüm, hurda parça ve sürdürülebilirlik konuları özelinde sektöre çağrıda bulundu.

Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, “Yedek parça sektörü sadece araçlar için değil, ekonomi için de stratejik bir kaldıraçtır. Ar-Ge, yerli üretim ve geri dönüşüm ekosistemi ile bu alanı güçlendirmek zorundayız. Elimizdeki veriler, sadece büyüklüğü değil, derinliği de gösteriyor. Bugün Türkiye’de ortalama araç yaşı 14’ü aştı. Bu yaşlı araç parkı, yedek parçayı sadece bakım değil, aynı zamanda emniyet ve sürdürülebilirlik eksenine taşıyor.” dedi. Ayrıca hurda parça geri dönüşümü konusunda özel sektör, STK ve kamunun birlikte çalışması gerektiğinin altını çizdi.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.