Blog
1 Milyonuncu Fiat Egea Üretildi
Tofaş Fabrikası’ndaki üretim bandından inen 1 milyonuncu Egea, hibrit motor seçenekli bir Cross oldu. Son 6 yıldır “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobili” olan ve 2021’de pazara sunulan dördüncü gövde tipi “Cross” ile Otomotiv Gazetecileri Derneği tarafından “Türkiye’de Yılın Otomobili” seçilen Egea, 2022 yılının Mart ayından itibaren Sedan, Hatchback, Cross ve Cross Wagon gövde tiplerinde yeni nesil hibrit motor seçeneğiyle Fiat showroomlarındaki yerini almıştı.
Fiat markasının 2019 yılından bu yana Türkiye Otomotiv Pazarının lideri olduğunu ve Egea modelinin bu başarıdaki önemli katkısına değinen Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, “Egea, farklı müşteri ihtiyaçlarına yönelik gövde seçenekleri, sınıfının en üst seviyesindeki sürüş özellikleri, hibrit motor seçeneği, tasarım ve teknolojinin ayrıcalıklarına geniş kitlelerin ulaşabileceğini ispatladı. Lansmanından bugüne yenilenen, sürekli büyüyen ürün yelpazesiyle bir başarı hikayesi oldu. Türkiye’de tek olan bağlanabilirlik teknolojisi Fiat Connect liderliğimizi pekiştirdi. Egea, başından itibaren Tofaş imzasını taşıyan küresel bir ürün projesi olarak şirket tarihimizde ve otomotiv sanayiinde özel bir yere sahip” dedi.
Stellantis’in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezlerinden olan Tofaş’ın 1,2 milyar dolar yatırımla dünya pazarlarına sunduğu Fiat Egea Ailesinin 1 milyonuncu otomobili üretildi. Tofaş Fabrikası’ndan banttan inen 1 milyonuncu Fiat Egea, “Cross Hybrid” oldu.
Böylece, Tofaş’ta üretilen toplam araç sayısı da 6,8 milyonu aştı. Bursa’da geliştirilip üretilerek dünyanın pek çok farklı noktasına ihraç edilen Fiat Egea, ülkemizdeki rekor satışının yanı sıra, 590 bin adetlik ihracat performansıyla da Türkiye’nin otomotiv ihracatına çok önemli bir katkı sağlıyor.

“Egea, 2015 Yılından Bu Yana Büyüyen Ürün Yelpazesiyle Bir Başarı Hikayesi”
Fiat’ın 2019 yılından bu yana Türkiye Toplam Otomotiv Pazarının lideri olduğuna değinen ve Egea modelinin bu başarıda önemli katkısı olduğuu söyleyen Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Tofaş’ın üretim ve Ar-Ge gücünü yansıtan Egea’nın, pazara sunulduğu günden itibaren, tam altı yıldır “Türkiye’nin En Çok Tercih Edilen Otomobili” olduğunu ve başarısını bu yıl Egea ailesine katılan yeni üyeler ve hibrit motorlu versiyonlarıyla perçinlediğini söyledi.
Eroldu “Egea,Türk Otomotiv Sanayisi için bir kilometre taşı, tamamen Türk müşterisinin ihtiyaç ve beklentilerine göre şekillendi ve geliştirildi. Farklı müşteri ihtiyaçlarına yönelik gövde seçenekleri, sınıfının en üst seviyesinde sürüş özellikleri ve sınıfında bulunmayan bağlanırlık teknolojileri ile tüketici tercihinde ilk sıraya yerleşti. Egea’yı hayal ederken ve tasarlarken amaçladığımız gibi tasarım ve teknolojinin ayrıcalıklarına geniş kitlelerin ulaşabileceğini ispatladı. Müşterinin ihtiyaçlarını karşılamak üzere ürün yelpazesinin sürekli büyümesi Egea’nın başarısında önemli rol oynadı. Ürettiğimiz 1 milyonuncu Egea ile Tofaş’ta üretilen toplam araç sayısı da 6 milyon 800 bini aştı. Egea’nın ürün geliştirme sürecinde kavram aşamasından sonuna kadar proje sorumlululuğunu Tofaş Ar-Ge merkezi üstlendi. Egea, kavram tasarımından ürünün geliştirilmesine ve pazara sunulmasına kadarki tüm süreçlerde, Tofaş imzasını taşıyan bir proje olarak yalnızca şirket tarihimizde değil, Türk otomotiv sanayiinde de özel bir yere sahip” dedi.

“Ülkemizin Ar-Ge birikimine katkı sağlamaktan ötürü memnuniyet duyuyoruz”
Egea’nın başarısında Tofaş Ar-Ge’nin de önemli bir rol oynağına değinen Cengiz Eroldu “Ar-Ge Merkezimiz, geniş kapsamlı ürün mühendisliği birikimi, yeni ürün geliştirme ve test yeteneğiyle Stellantis Grubu içinde ürün projelerinin tüm soromluluğunu üstlenen önemli Ar-Ge merkezlerinden . Üretimini gerçekleştirdiğimiz ürünlerin yanı sıra, Stellantis’in farklı küresel ürün projelerinin proje sorumluluğu üstlenebiliyoruz. 2021 yılında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın düzenlediği Ar-Ge ve Tasarım Merkezleri Ödülleri kapsamında Türkiye’nin en iyi otomotiv Ar-Ge merkezi seçildik; Turkishtime tarafından hazırlanan “Ar-Ge 250, Türkiye’nin En Çok Ar-Ge Harcaması Yapan Şirketler” araştırması kapsamında genel sıralamada ilk 3 firma arasında yer aldık. Tofaş Ar-Ge’nin ulaştığı düzeyden, ülkemizin Ar-Ge birikimine katkı sağlamaktan ötürü büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.
Yıllar İçerisinde Fiat Egea
Egea, ilk kez İstanbul Autoshow 2015’te dünyaya tanıtılmıştı. Başlangıçta Sedan olarak geliştirilen ve geniş iç hacmi ve şık stili ile göz dolduran modelin ismi, Türkiye’yi Avrupa’ya bağlayan Ege Denizi’ne atıfta bulunurken; modelin doğuşundaki rolü ile Türkiye otomotiv sanayiine de bir övgü niteliği taşımasıyla dikkat çekmişti. Sedan gövde seçeneğini takiben hatchback ve stationwagon gövdeleri de geliştirilerek pazara sunuldu. Türk tüketicilerinin beğeni ve istekleri göz önünde bulundurularak tasarlanan, geliştirilen ve satışa sunulan Fiat Egea, pazara sunumunu takip eden yıl Avrupa’da müşteri için satın alınacak en iyi otomobili belirleyen AutoBest 2016 değerlendirmesinde de Avrupa’da Yılın Otomobili seçildi. Türkiye otomotiv pazarındaki başarılı performansını her yıl artırarak sürdüren ve sürekli olarak yenilenen model ailesine, 2021 yılında eklenen Cross gövde seçeneği aynı yıl Otomotiv Gazetecileri Derneği üyelerinin oylarıyla “Türkiye’de Yılın Otomobili” seçildi. 2022 yılının Ocak ayında aileye yeni bir gövde daha eklendi ve Cross Wagon tanıtıldı. Mart ayından itibaren ise Egea’nın dizel ve otomatik vitesi versiyonlarıyla beraber, Egea Hybrid, Türkiye ve dünya yollarıyla buluştu.
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.
-
Otobüs4 hafta önceMercedes-Benz Türk, BusStore Avrupa Ağı’nı İstanbul’da Ağırladı
-
Kamyon-Çekici3 hafta önceVolvo Trucks, Volvo FM 4×2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!
-
Lojistik3 hafta önceMarubeni Dağıtım ve Servis CEO’su Eşref Zeka Görevinden Ayrılıyor
-
Otomotiv2 hafta önceEkspertiz İşletmeleri İçin Yeni Kurallar: Yetki Belgesi Zorunlu Hale Geliyor

