Otomotiv Sektörü
Opel Corsa B, 30 Yaşında!

Opel’in 1993’ten 2000’e kadar üretilen ikinci nesil Corsa modeli, 2023 yılı itibarıyla 30. yaşını kutluyor. Aralarında kapı içlerinde çift çelik darbe bariyeri ve aktif gergili emniyet kemeri gibi B segmentinde ilk defa sunulan güvenlik donanımlarıyla standartları belirleyen Corsa B, döneminin en çok satılan küçük otomobilleri arasında yer almıştı.
Opel’in Eisenach fabrikasında ürettiği ilk Corsa olmasıyla yeni bir çağın başlangıcını da simgeleyen Corsa B’nin, 80 kW/109 HP güç, sportif şasi ve keskin tasarımıyla dikkat çeken, “Cep Herkülü” olarak anılan Corsa GSi versiyonu ise zamanla bir efsaneye dönüştü. Opel’in her zaman öncelikleri arasında gelen sürdürülebilirlik ve kaynakların korunması, o yıllarda da sorumlulukların sürüş keyfiyle bir arada sunulabileceğini gözler önüne seriyordu.
1993 yılında 1,2 litre 45 HP’lik ekonomik motoruyla yollara çıktığında Corsa B, 3 yıl sonra yürürlüğe girecek emisyon standartlarını çok önceden karşılayabiliyordu. Ayrıca Corsa Eco, 4,66 lt/100 km yakıt tüketimiyle “Avrupa’nın En Ekonomik Otomobili” ve 72 desibellik geçiş sesiyle Avrupa’nın en sessiz otomobillerinden de biri oldu. 1990 yılında otomotiv plastikleri için geri dönüşüm döngüsüne sahip ilk otomobil üreticisi olan Opel, Corsa B’nin ilk aşamasından itibaren ömrünü tamamlamış araçların geri dönüşümüne katkıda bulundu. Günümüzde Corsa’nın 0 emisyonlu versiyonu yeni Corsa Elektrik ise, sürüş keyfini sürdürülebilir kılıyor.
Opel’in uzun soluklu başarı hikayelerinden biri olan Corsa, 1993 yılında yollarla buluşan ikinci nesil ile B segmentinde başlı başına bir dönemin kapanıp yeni bir anlayışın başlamasını sağlamıştı. 1982’deki lansmanından bu yana 14,5 milyonun üzerinde üretilen Corsa, 2021 yılında İngiltere’nin en çok satılan otomobili ve son 2 yılda Almanya’nın en popüler küçük otomobili oldu. Her zamankinden daha modern, daha dijital ve daha fazla çeşitlilik ile yeni Opel Corsa, 2023’ün son çeyreği itibarıyla Türkiye yollarıyla buluşmaya hazırlanıyor.
Yeni Opel Corsa, “Corsa Elektrik” adı altında ilk kez iki farklı batarya seçeneğiyle elektrikli olarak satışa çıkıyor. Ayrıca, Corsa’nın 2019 yılında küçük otomobil segmentinde sunduğu uyarlanabilir Intelli-Lux LED® Matrix farlar da optimize edildi. Opel Corsa’yı böylesine büyük bir başarıya götüren belki de en önemli unsur; daha üst sınıflarda görmeye alışkın olunan yeniliklerin, kompakt segment alıcılarına uygun fiyata sunulabiliyor olması gösteriliyor.
Üst sınıflardaki yeniliklerin B segmentinde sunulması, ikinci nesil Corsa için de geçerliydi. 1982’de tanıtılan Corsa A’nın büyük çıkışından sonra, tam 30 yıl önce piyasaya sürülen Corsa B, bu anlayışta bir adım daha ileri gitti. Elbette amaç, öncüsünün başarısını daha da ileriye taşımaktı. Güvenlikte yeni standartlar belirleyen bir tasarımın ve özelliklerinin yanı sıra, yüksek düzeyde konfor ve pratik kullanım özellikleriyle dünya genelinde büyük bir başarı yakaladı. Öyle ki Corsa B, 2000 yılına kadar 4 milyon satış sınırını aştı. Corsa B, 1993 yılı itibarıyla Eisenach’ta üretilen ilk Corsa olarak yeni bir çağı da beraberinde başlattı.
Daha yuvarlak tasarım kodlarına sahip Corsa B versiyonları
Hideo Kodama liderliğindeki tasarımcılar, Corsa B için yola çıkdığında önemli bir risk aldılar. Köşeli bir tasarıma sahip Corsa A’nın büyük başarısına rağmen Rüsselsheim, Corsa B’yi kadınlar için daha çekici hale getirme kararı aldı. Böylece Hideo Kodama işe koyuldu ve iri gözleri andıran farlarıyla çok daha yuvarlak, daha yumuşak tasarım çizgilerine sahip bir Corsa tasarladı. Pürüzsüz, yuvarlak şekiller, birkaç yıl önce heyecan uyandıran Junior konseptinden esinlenmişti. Ancak yuvarlak tasarım hatları sadece görsel bir unsur olarak kalmadı, sürüş açısından da önemli bir kazanım sağladı. Modelin aerodinamiği iyileşti ve yakıt tüketimi de azaldı.
Bunlara ek olarak; 3 ve 5 kapılı modellerin tasarım farkı da dikkat çekiciydi. Tasarımcılar, özgün karakterli iki farklı model ortaya çıkardılar. 3 kapılı versiyona coupe tarzında bir arka kısım ile sportif bir siluet kazandırdılar. 5 kapılı versiyon ise daha dik bagaj kapağına sahip aile versiyonuydu. Arka kısım, arka koltuk yolcuları için daha ferahtı. Ayrıca bagaj hacmi maksimum 1.150 litreye kadar çıkartılabiliyordu.
Opel Corsa B, özellikle zengin ürün çeşitliliği ile öne çıktı. Eco’dan Swing’e, Joy’dan Sport’a ve GSi’a kadar 5 farklı donanım seviyesine sahipti. Uyumlu kumaş desenleri ve renkler sayesinde her zevke uygun bir seçenek sunuyordu. Ayrıca Opel, bazı pazarlar için, 3 ve 5 kapılı hatchback modellerin yanına bir station wagon, 4 kapılı bir sedan ve bir pikap olmak üzere farklı versiyonları da üretti.
Konfor ve güvenlik için yeni standartlar: Corsa B, sınıfında çıtayı belirledi
Corsa A’dan Corsa B’ye geçişte yapılan gelişmeler konfora ve daha da önemlisi güvenliğe fayda sağladı. Corsa, 10 santimetre uzayarak yaklaşık 3,73 metre uzunluğa ulaşmıştı. Daha uzun bir aks mesafesine ve son derece kısa gövde çıkıntılarına sahipti. Bunun dışında ön cam daha da öne çekildi ve 5 kapılı modelin arkası daha dik bir açıya sahipti. Tüm bu önlemler, Corsa B’nin baş, omuz ve bacak mesafesi gibi alan ve hareket özgürlüğü açısından sınıfındaki en iyi değerleri sunmasını sağladı. Büyük cam alanlar ve ince sütunlar, aydınlık, havadar bir iç atmosfer ortaya çıkardı ve başarılı bir görüş sağladı. Kötü havalarda bile her yönden net bir görüş sağlamak için yanlardaki özel bir ön cam çerçevesi, yağmur suyunu camlardan uzak tutuyordu. Ayrıca aerodinamik olarak tasarlanan yan ayna gövdesi, ayna yüzeyinde ve camlarda kir birikmesini önleyen küçük bir çıkıntıya sahipti.
Corsa B, kompakt otomobil segmentinde yeni güvenlik standartları belirledi. Gövdenin burulma rijitliği, önceki nesle kıyasla yüzde 40 artmıştı. Bu sınıfta ilk kez yandan çarpma anında yolculara ek koruma sağlayan kapı içlerinde çift çelik darbe bariyerleri ve ön koltuklarda mekanik aktif gergili emniyet kemeri standart olarak sunuldu. Ayrıca lansmandan kısa bir süre sonra, sürücü için tam boy havayastığı da sunulmaya başlandı.
Opel’in kompakt spor otomobili: Sürmesi eğlenceli Corsa GSi
Ailenin sportif üyesi Corsa GSi 16V, 1993 yılında yollara çıktı. Dönemin en hızlı Corsa’sı, gövde renkli yan marşpiyeler ve tamponların yanı sıra ön ve arka spoylerlere de sahipti. Standart donanımda ayrıca elektronik kontrollü ABS, devir göstergesi ve geniş lastikler de vardı. Corsa GSi, 0-100 km/s hızlanmasını 9,5 saniyede tamamlayabiliyor ve maksimum 195 km/s hıza ulaşabiliyordu. Sportif bir şasi ve gazlı amortisörler, performansı yola aktarmaya yardımcı oluyordu. Spor koltuklar ve deri direksiyon, kokpitte doğru atmosferin ortaya çıkmasını sağlıyordu.
Sorumluluk ve Sürüş Keyfi: Corsa B kaynakları koruyor!
Opel’in her zaman öncelikleri arasında gelen sürdürülebilirlik ve kaynakların korunması, o yıllarda da sorumlulukların sürüş keyfiyle bir arada sunulabileceğini gözler önüne seriyordu. Corsa B, yakıt enjeksiyonlu ve katalitik konvertörlü benzinli motorları sayesinde verimlilik noktasında da standartları belirliyordu. Özellikle 1,2 litrelik (33 kW/45 HP) ekonomik motoruyla Corsa, 1993 yılında yollara çıktığında, 3 yıl sonra yürürlüğe girecek emisyon standartlarını çok önceden karşılayabiliyordu. ADAC (Genel Alman Otomobil Kulübü) ve ÖAMTC (Avusturya Otomobil, Motosiklet ve Turing Kulübü)’ye göre ortalama 4,66 lt/100 km yakıt tüketimiyle Corsa Eco, ağırlık ve performans açısından “Avrupa’nın En Ekonomik Otomobili” oldu. Ayrıca 1990’ların başında sadece 72 desibellik geçiş sesiyle Avrupa’nın en sessiz otomobillerinden de biriydi.
Bunlara ek olarak Opel, 1990 yılında otomotiv plastikleri için geri dönüşüm döngüsüne sahip ilk otomobil üreticisiydi. Bu bağlamda, ömrünü tamamlamış araçların geri dönüşümü, henüz Corsa B’nin tasarım aşamasında zaten düşünülmüştü. Karıştırılmamış plastik kompozitler ve her bir bileşen için sökülmesi kolay sabitleme teknikleri, geri dönüşüme önemli bir katkı sağladı. 30 yıl önce Eisenach Fabrikası’nda başlayan üretim serüveni ile Corsa, Avrupa’nın en modern ve kaynakları en verimli kullanan otomobil fabrikalarından birinde üretildi.
Otomotiv Sektörü
Renault’nun yeni SUV’unun ismi belli oldu : Boreal

Renault Boreal, Avrupa dışındaki 70’ten fazla pazar için tasarlandı. İlk olarak Latin Amerika’da satışa sunulacak model, ilerleyen dönemde farklı ülkelerde de kullanıcılarla buluşacak.
Yeni Boreal, Renault’nun uluslararası pazarda ürün gamını üst segmente taşıma hedefini yansıtıyor. Boreal ismi, keşif ruhunu temsil edecek şekilde Fransızcadan ilham alınarak oluşturuldu.
Renault Boreal, teknolojiyi, konforu ve sürüş keyfini bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Modelin dünya lansmanı önümüzdeki aylarda Brezilya’da gerçekleştirilecek.
Blog
OMODA7 Yeni Nesil İçin Crossover Segmentini Yeniden Tanımlıyor!

Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA markası dünya genelinde yeni nesilleri en iyi anlayan ve farklı yaştan gençlerin farklı ilgi alanlarını ve ihtiyaçlarını her zaman derinlemesine anlayan ve karşılayan bir crossover markası olarak dikkat çekiyor. C segmenti bir crossover olan OMODA7 ve şarj edilebilir hibrit OMODA7 PHEV, NEO tasarımı, NEO teknolojisi ve NEO kalitesiyle trendleri hedefliyor. Kullanıcılar, “Art in motion X” vizyonuna sahip dış tasarımından akıllı kokpit ve konfor deneyimine kadar, NEO ulaşım ve yaşam tarzının çekiciliğini deneyimleyebiliyor ve OMODA’nın öncü bakış açısını crossover segmentinde nasıl yeniden tanımladığını görebiliyor.
Toplumsal ritmin hızlanması ve kişisel gereksinimlerin artmasıyla birlikte OMODA, yeni nesillerin belli bir kesiminin daha olgun karakter özellikleri sergilediğini gözlemledi. Bu, aslında içe dönük ama dizginlenemeyen bir grup. Dışarıdan bakıldığında pek dikkat çekmeyen ama içten içe farklı olmayı hedefleyen bir yapıya sahip. OMODA, bu kitleye hitap etmek amacıyla NEO Crossover vizyonuyla yeni OMODA7’yi piyasaya sürdü.
OMODA7 NEO vizyonuyla ulaşımı yeniden tanımlıyor!
Şehrin neon ışıkları geceyi aydınlattığında, OMODA7 keskin “X” şeklindeki ön cephesiyle karmaşanın içinden sıyrılıyor. Gövde, ön taraf alçak ve arka kısım daha yüksek olmak üzere bir dalış pozisyonu sergiliyor. Gizli yan camlar ve sileceklerin tasarımı, gövde hatlarının incelikle işlenmiş bir sanat eseri gibi kusursuz bir şekilde harmanlanmasını sağlıyor. OMODA 7, sınıfında tek olan akıllı ritim aydınlatma setiyle donatıldı. Böylece sanki gövdeden enerji akıyormuş gibi aracın durumuna göre gerçek zamanlı olarak uyum sağlayabiliyor. Araç çalıştırıldığında ön tampondaki aydınlatmalar yanarak ışık gösterisinin başladığını işaret ediyor. Akan sinyaller dönüşlerde yanıp sönerek aracın yan taraflarında dinamik ışık ve gölgeler yaratıyor. Şarj için park edildiğinde ise yan camdaki şarj lambaları yanarak araca dinamik bir hava katıyor.
OMODA7 akıllı kabin teknolojisiyle iç mekânda da NEO vizyonunu vurguluyor!
Akıllı kabine binen ön yolcu, bu sınıftaki tek 15,6 inçlik Star Track kayar ekran üzerinde dört parmağını sorunsuzca kaydırarak anında üst düzey sürükleyici akıllı eğlence yolculuğuna başlayabiliyor. 12 hoparlörlü panoramik ses sistemi, melodiyi senkronize bir şekilde çalarken her hoparlör sessizce birlikte çalışarak sürükleyici bir deneyim üretiyor. Dört bölgeli ses tanıma sistemi, ulaşım için mükemmel bir yardımcı olarak öne çıkıyor. Dış dünyadaki sesler çift katmanlı ses geçirmeyen camlar sayesinde kabinden uzak tutulduğundan aracın içi huzur dolu bir vahaya dönüşüyor. İster trafik sıkışıklığı stresi olsun, isterse de uzun bir yolculuğun yorgunluğu; tüm bunların etkisi, çok iyi ayarlanan zarif süspansiyon ve sessiz kokpit sayesinde hafifletiliyor. Akşam vakti aracın camından içeri hafif bir esinti estiğinde, ön koltuktaki yolcunun sadece bir düğmeye basması yeterli oluyor ve VIP koltuk bacak desteğini yavaşça açarak yumuşak masaj modunu başlatıyor.
OMODA7 PHEV Süper Hibrit sayesinde menzil sınırlarına takılmıyor!
OMODA7 PHEV hibrit modelinin, OMODA markasının dünyanın öncü NEV teknolojisi Süper Hibrit Sistem (SHS) ile donatılan ilk süper hibrit modeli olduğunu da belirtmekte fayda var. OMODA7 PHEV, “ultra uzun toplam sürüş menzili, ultra düşük şarj modu yakıt tüketimi (CS) ve tamamen elektrikli sürüş menzili” açısından sınıfının en iyi performansıyla, Çin’deki dokuz ülkeyi kapsayan basın turu kapsamında yeni tamamlanan Süper Hibrit Maratonu’nda tüm beklentileri aştı. Ölçülen menzil 1.457 km’ye ulaşarak hibrit SUV dünyasının tüketim ve menzil standardını yeniden tanımladı. En güzel OMODA modelinin süper hibrit teknolojisiyle bir araya gelmesiyle NEO trend ulaşım konsepti ve NEO teknolojileri son derece gelişmiş ve entegre bir yapı ortaya koyuyor. Böylelikle OMODA7, üst düzey crossover ulaşımını yeniden tanımlıyor.
Blog
T10X’te avantajlı fırsatlar mayıs ayında da sürüyor

Türkiye’nin mobilite alanında hizmet veren küresel teknoloji markası Togg, T10X sahibi olmak isteyen kullanıcılara mayıs ayında da avantajlı fırsatlar sunmaya devam ediyor. Stoklarla sınırlı finansman desteği kapsamında mayıs ayında bireysel kullanıcılara T10X V2 için 400 bin TL krediye %0 faiz veya 1 milyon TL krediye 48 ay vadeli seçenekler yer alıyor.
Togg, tüm Türkiye’yi farklı finansman destekleriyle T10X ile buluşturmaya devam ediyor. Kullanıcılara konforlu bir mobilite deneyimi sunan Togg, mayıs ayında da stoklarla sınırlı kampanyasını sürdürüyor. Bu kapsamda bireysel kullanıcılar, T10X V2 için 400 bin TL krediye %0 faizli 12 ay vadeli 33 bin 333 TL aylık geri ödemeyle sahip olabiliyor.
1 milyon TL krediye 48 ay vade imkânı
Kampanya kapsamında kullanıcılar, 1 milyon TL krediye %3,33’ten başlayan faiz oranlarıyla 48 ay vadeli 49 bin 804 TL aylık geri ödemeyle de T10X V2 satın alabiliyor.