Blog
Avrupa’daki En Büyük JAECOO 7 Teslimatı Türkiye’de!
Çinli Off-Road SUV markası JAECOO, Türkiye’deki marka tanıtım etkinliğinin ardından Çin’den yola çıkan JAECOO 7 araçlar, temmuz ayının ikinci yarısında Türkiye’ye ulaşıyor. Dalian Limanı’ndan yola çıkan ve Avrupa’daki en yüksek hacimli JAECOO 7 siparişi olan teslimatın ardından marka, ağustos ayı başında İstanbul’da kapsamlı bir ürün tanıtımı yapmaya hazırlanıyor. Markanın Türkiye’deki ilk kentsel off-road SUV modeli olarak JAECOO 7, Türk tüketicilere yeni bir sürüş deneyimi yaşatacak. Markanın Türkiye’de tanıtacağı ilk şehir içi off-road SUV modeli JAECOO 7, Türk tüketicisine tamamen yeni bir sürüş deneyimi sunarak Türkiye pazarında yeni bir şehir içi Off-Road yaklaşımı sunacak.
Off-Road SUV segmentinin yeni neslini temsil eden JAECOO, kısa bir süre önce gerçekleştirdiği lansmanla Türkiye pazarına giriş yaptı. “Klasikten Gelen, Klasiğin Ötesine” temasıyla gerçekleştirilen Türkiye marka lansmanının ardından Çin’in Dalian kentinden yola çıkan ilk parti JAECOO 7’ler temmuz ayının ikinci yarısında Türkiye’ye giriş yapıyor.
Ürün tanıtımı ağustosta!
Avrupa’nın en yüksek hacimli teslimatıyla yeni araçların showroom’larda yerini alması ile beraber JAECOO, ağustos ayı başında İstanbul’da yeni JAECOO 7 modeli için kapsamlı bir ürün tanıtımı gerçekleştirecek. Böylece üst düzey off-road markası JAECOO, Türkiye pazarına resmi olarak giriş yapmış olacak. Markanın Türkiye’deki ilk kentsel Off-Road SUV modeli olan JAECOO 7, Türk tüketicilere yeni bir sürüş deneyimi yaşatacak. Markanın Türkiye’de tanıtacağı ilk şehir içi Off-Road SUV modeli JAECOO 7, Türk tüketicisine tamamen yeni bir sürüş deneyimi sunarak Türkiye pazarında yeni bir şehir içi Off-Road yaklaşımı oluşturacak.
JAECOO 7 mükemmel arazi performansıyla öne çıkıyor!
JAECOO’nun ilk üst düzey arazi aracı olan JAECOO 7, mükemmel arazi performansıyla öne çıkıyor. Off-Road ve teknolojiye odaklanan JAECOO 7, markanın “Klasikten Gelen, Klasiğin Ötesine” felsefesine dayanıyor ve JAECOO tarafından geliştirilen ARDIS-Tüm Zeminlerde Akıllı Sürüş Sistemi ile donatıldı. Bu sistem, kum ve çamur da dâhil olmak üzere araca 7 ana sürüş senaryosunda üstün hareket kabiliyeti kazandırarak, kullanıcılara her türlü sürüş senaryosunda kontrollü bir sürüş ve engelleri sorunsuz aşma olanağı sağlıyor. Aynı zamanda Qualcomm Snapdragon 8155 çip, W-HUD, 14,8 inç sky screen ekran, 540° şeffaf şasi gibi dört akıllı kokpit teknolojisiyle de donatılmış durumda. Bu da kullanıcılara sadece çok sayıda yüksek algı yapılandırması sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda “Klasiğin Ötesinde” akıllı sürüş deneyimini sezgisel olarak yorumluyor. 5 Yıldızlı küresel güvenlik standartlarını karşılayacak şekilde tasarlanan JAECOO 7, yenilikçi bir şekilde enerji emici uzay kafes yapısına, yüzde 80’in üzerinde yüksek dayanımlı çelik gövdeye ve akıllı sürüş destek sistemlerine sahip. Bununla birlikte model, klasik arazi performansına sadık kalırken, klasiğin ötesine geçerek üst sınıf bir güvenlik sağlıyor.
Sürdürülebilir kalkınma JAECOO’nun önceliği!
Markanın JAECOO 7 modeli için 31 Mayıs’ta İstanbul’da gerçekleştirdiği ilk test sürüşü etkinliği ve görkemli marka tanıtım gecesi, konukları ve test sürüşüne gelen basın mensuplarını etkilemeyi başardı. Test sürüşüne katılanlar, JAECOO 7’nin mükemmel yol tutuşu, üstün arazi performansı ve verimli güç-aktarma sisteminin yarattığı farkı bizzat yaşayarak JAECOO 7’nin günümüz Off-Road modelleri arasında benzersiz bir ürün olduğunu deneyimledi. JAECOO 7, sadece geleneksel arazi araçlarının üstün arazi performansını sunmakla kalmıyor, aynı zamanda geleneksel arazi SUV modellerinin sahip olmadığı yenilikçi teknoloji ve çözümleri de kullanıma sunuyor. JAECOO’nun yeni marka konseptini, pazar stratejisini ve küresel yapılanmasını göstermek üzere düzenlediği marka tanıtım gecesi, birçok ünlü ismi bir araya getirdi. Şehrin yeni elitleri için benzersiz ürünler sunan JAECOO, şehirde olduğu gibi 7 farklı sürüş modu ile Off-Road şartlarında da sürüş keyfini daha özgürce yaşamalarına olanak sağlıyor. Böylece araç kullanıcısına sürüş keyfinin ve çok yönlü yaşamın tadını çıkarma olanağı tanıyor. Buna ek olarak JAECOO, sürdürülebilir kalkınmayı ve çevre dostu geleceği öncelik olarak belirliyor ve yeni enerjili Off-Road stratejisinin tam olarak uygulanmasını hızlandıracak şekilde yeni enerji teknolojileri geliştirmeye odaklanıyor.
Kullanıcılara benzersiz bir deneyim yaşatacak!
Ağustos ayının başlarında, JAECOO’nun ürün tanıtımı İstanbul’da yapılacak. Böylece tanıtım etkinliği sadece JAECOO 7’nin daha fazla ürün özelliğini ortaya koymakla kalmayacak, aynı zamanda markanın Türkiye’deki itibarını ve etkisini daha da güçlendirerek Türkiye pazarındaki gelişimi için sağlam bir temel oluşturacak.
JAECOO’nun Türkiye’deki yerelleşme yaklaşımının inşası da hız kesmeden devam ediyor ve kullanıcılar için yeni otomobil satın alma deneyimleri oluşturuyor. Bununla birlikte marka, satış ve servis ağının Türkiye’nin merkez illerini ve ticari bölgelerini de kapsamasını ve tüketicilere kapsamlı hizmet sunulmasını sağlayacak. JAECOO 7, Türkiye pazarına sunulduğunda markanın “Klasikten Gelen, Klasiğin Ötesine” yaklaşımıyla bir cross-country fırtınası yaratacak ve Türk kullanıcılara tamamen yeni bir deneyim yaşatacak.
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

