Blog
BMW, CES 2025’te Geleceğin Sürüş Deneyimini Tanıttı: Yeni BMW Panoramic iDrive ve BMW İşletim Sistemi X
Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörlüğünü üstlendiği BMW, MINI ve BMW Motorrad markalarını bünyesinde barındıran BMW Group, 7 – 11 Ocak tarihleri arasında Las Vegas’ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı’nda (CES), geleceğin sürüş ve kullanıcı deneyimini tanımlayan Yeni BMW iDrive ve BMW İşletim Sistemi X’i tanıttı.
BMW Panoramic Vision’ın odak noktasını oluşturduğu Yeni BMW iDrive, üretime yakın versiyonu ile ilk kez CES 2025’te teknoloji meraklılarının deneyimine sunuldu. Yeni BMW iDrive’ın temelini oluşturan yeni İşletim Sistemi X ise yeni ekran ve işletim sisteminin merkezindeki beyin olarak görev yapıyor. Modern tasarımıyla dikkat çeken bütünsel sistem, 2025’in sonundan itibaren BMW’nin tüm yeni modellerinde sunulacak.
Dört Öge, Tek Hedef: Karakteristik BMW Tarzında Sürücü Odaklılık
Yeni BMW iDrive; BMW Panoramic Vision, BMW 3D Head-Up Display, Merkezi Ekran ve Yeni Çok Fonksiyonlu Direksiyon olmak üzere dört merkezi ögeyi eşsiz bir konseptte birleştiriyor.
BMW’nin yeni Head-Up Display konsepti BMW Panoramic Vision, sürüş bilgilerini ön camın alt kısmında köşeden köşeye uzanan siyah bir yüzeye, tüm yolcuların da görebileceği şekilde yansıtıyor. En önemli sürüş bilgileri ise direksiyon üzerinden, doğrudan sürücünün görüş hattına veriliyor. Sürücü, Merkezi Ekran üzerinden orta ve sağ bölgede yer alacak içeriği kişiselleştirebiliyor. BMW Panoramic Vision’ın entegre görüntüsü sürücü ve yolcular için 3 boyutlu bir etki oluşturuyor.
Opsiyonel olarak sunulan BMW 3D Head-Up Display, BMW Panoramic Vision’ın üzerinde yer alıyor. BMW 3D Head-Up Display, sürücünün görüş alanına doğrudan entegre edilmiş navigasyonu ve otomatik sürüş bilgilerini gösteriyor.
Matrix Arka Aydınlatma Teknolojisine sahip Merkezi Ekran, dokunmatik olarak işlevlerin ve içeriğin optimal şekilde kullanılmasını sağlayan bir menü yapısı sunuyor. Direksiyonun yakınında ideal bir konumda bulunan ekran önemli kullanım kolaylığı sağlıyor. Seçilen içerikler, Merkezi Ekran’dan BMW Panoramic Vision’a bir kaydırma hareketiyle aktarılabiliyor.
BMW’nin shy-tech yaklaşımıyla Yeni Çok Fonksiyonlu Direksiyondaki düğmeler, mevcut işlevleri vurgulamak için aydınlatılıyor. Uygun fonksiyonlar, ihtiyaç duyulduğunda butonlarda görünür hale geliyor. Ana fiziksel kontrol aracı olan direksiyonun düğmeleri aktif dokunsal geri bildirim sağlıyor. Düğmelerin kabartmalı yüzeyleri sayesinde sürücüler, dikkatlerini yoldan ayırmadan kolaylıkla kumanda edebiliyor.
Bu dört ögenin kombinasyonu, “eller direksiyonda, gözler yolda” yaklaşımını yeniden yorumlayarak sürücü odaklılığı ile öne çıkan BMW’nin sezgisel, kullanıcı dostu ve ergonomik olarak optimize edilmiş işleyişine yeni bir boyut kazandırıyor.
BMW’nin işletim konseptlerindeki çeyrek asırlık öncülük ve teknolojik liderliğinin Yeni BMW Panoramic iDrive’a aktarıldığını belirten BMW AG Yönetim Kurulu Üyesi, Geliştirme Sorumlusu Frank Weber, “Yüksek teknolojiyi, üst düzey sezgisellik ile buluşturduk. Bu teknolojinin temellerini oluşturan yeni İşletim Sistemi X ile dünyanın en iyi ve en kapsamlı bilgi-eğlence sistemlerinden birine daha da büyük bir yetenek kazandırarak ve çok modlu etkileşimde sektör standardını bir kez daha belirliyoruz. Bu yılın sonundaki ilk seri üretim Neue Klasse modeli başta olmak üzere yeni Panoramic iDrive gelecekteki tüm BMW modellerinin ayrılmaz bir parçası olacak.” diyor.
Sürücüye doğru bilgiyi doğru yer ve zamanda sunan BMW Panoramic iDrive, analog ve dijital etkileşimlerin optimal bir kombinasyonu sunma yaklaşımını devam ettiriyor. Silecekler, sinyal lambaları, dış dikiz aynaları, ses kontrolü, vites seçicileri ve buz çözücüler dokunsal düğmelerle kumanda edilirken medya kontrol, navigasyon, sürüş asistanı, ekran kişiselleştirme, MyModes seçimi gibi diğer işlevler ise dokunma/ses kontrolü ya da Çok Fonksiyonlu Direksiyon aracılığıyla optimize ediliyor.
BMW Panoramic iDrive‘ın geliştirilme aşamasında, 22 milyon bağlantılı BMW otomobilden elde edilen veriler üzerinden gerçekleşen öğrenme sürecinin yanı sıra BMW laboratuvarlarında yaklaşık 3.000 müşterinin katıldığı sayısız çalışma yapıldı. Bu sayede işletim mantığına yönelik her karar, veriye dayalı bir şekilde alınarak kullanıcı deneyimi, müşteri tercihleri ve gereksinimleriyle uyumlu hale getirildi.
BMW İşletim Sistemi X: Akıllı, Çok Yönlü, Geleceğe Uygun
Tamamı BMW tarafından geliştirilen Yeni BMW İşletim Sistemi X, BMW modellerinin birçoğunda kullanılan mevcut işletim sisteminin bir güncellemesi olarak sunuluyor. Yeni BMW İşletim Sistemi X, bir önceki sistemden daha büyük bir güncelleme sunmasıyla hem geçmişle uyumlu hem de geleceğe yönelik bir altyapı olarak öne çıkıyor.
BMW Group Bağlantılı Şirketlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Stephan Durach, “Yeni BMW Panoramic iDrive’ın genel konsepti, Yeni BMW İşletim Sistemi X ile gelen büyük bir teknolojik sıçrama sayesinde mümkün oldu. Sezgisel bir kullanım, duygusal açıdan etkileyici deneyimler ve mükemmel derecede kişiselleştirme sunan Yeni BMW iDrive; Yeni BMW İşletim Sistemi X sayesinde yazılım tabanlı bir aracın potansiyelini ortaya koyuyor.” diyor.
BMW İşletim Sistemi X’in genişletilmiş zekası, Merkezi Ekran ve Çok Fonksiyonlu Direksiyonun fiziksel ve dijital deneyimlerini birleştirmeyi mümkün kılıyor. Örneğin, gelen bir arama ilk olarak BMW Panoramic Vision’da gösteriliyor ve direksiyon üzerindeki butonlar ile aramayı kabul veya reddetme seçeneği sunuluyor.
Bir navigasyon hedefi, dokunmatik kontrol veya sesli komutla girildiğinde, rota yönlendirme uyarıları BMW 3D Head-Up Display’de; yollar ve kavşaklar hakkındaki daha fazla bilgi ise BMW Panoramic Vision’da gösteriliyor. Bunun yanı sıra Merkezi Ekran üzerinde daha geniş ölçekli bir harita görünümü de sunulabiliyor.
BMW İşletim Sistemi X ile kişiselleştirmeyi yeni bir seviyeye taşıyan BMW Panoramic Vision’daki ekranlar, kişisel tercihlere göre uyarlanabiliyor. Sürücüler artık “My Mode”da çeşitli sürüş özellikleri için kendi ayarlarını seçebiliyor. Ayrıca, kullanıcı tarafından seçilen görseller, Merkezi Ekran için arka plan olarak yüklenebiliyor ve Ortam Aydınlatması ile kullanıcı arayüzü tasarımının renkleri, sürücünün özel tercihlerine göre ayarlanabiliyor.
BMW Akıllı Kişisel Asistanı ile Maksimum Konfor
Çok Fonksiyonlu Direksiyondaki ilgili düğmeye basılarak veya “Hey BMW” komutuyla devreye alınabilen BMW Akıllı Kişisel Asistanı’nın yetenekleri sürekli olarak geliştiriliyor. Bu teknolojinin Büyük Dil Modellerinin (LLM) entegrasyonu sayesinde Neue Klasse için tamamen yeni bir seviyeye taşınması hedefleniyor. BMW Akıllı Kişisel Asistanı, başlangıçta navigasyona odaklanacak ve müşterinin “Beni en yakın şarj istasyonuna götür.”, “Yakında hangi restoran var?” gibi daha kapsamlı sesli komutlar vermesini sağlayacak.
BMW Akıllı Kişisel Asistanı, BMW’nin mevcut bilgi-eğlence sistemlerinde olduğu gibi kullanıcı davranışına dayalı olarak proaktif önerilerde bulunabiliyor. Bu özellik, BMW İşletim Sistemi X ile bir üst seviyeye taşınarak ilgili durumlarda sürücünün nadiren kullandığı sürücü destek sistemlerini vurguluyor. Örneğin, sürücü daha önce bağımsız olarak Spor Modu’nu etkinleştirmişse, sistem uygun rotalarda Spor Modu’na geçmeyi öneriyor. Eğer sürücü, bu önerilere birkaç kez yanıt vermezse sistem öneride bulunmayı sonlandırıyor.
Tasarımı ve Teknolojisiyle Eşsiz Bir Deneyim: BMW Panoramic iDrive
Sürüş deneyimi ön planda tutularak sürücünün rahat hissetmesi ve araç üzerinde tam kontrol sahibi olması hedeflenen Yeni BMW Panoramic iDrive‘ın tasarımı da bu amaca uygun olarak geliştirildi. Kullanıcı arayüzü, mümkün olduğunca sezgisel ve uyumlu bir şekilde tasarlanarak kesintisiz etkileşim sağlamak amacıyla detaylara özel bir önem verildi. Bunun sonucunda ses, ışık ve yenilikçi tasarımın uyumlu birleşimiyle zenginleştirilmiş bütünsel bir deneyim ortaya çıktı. Tüm yolculukları insan ile araç arasında özel bir bağ kurma anına dönüştüren Yeni BMW Panoramic iDrive, 2025 sonundan itibaren tüm yeni BMW modellerine entegre edilebilecek.
BMW Group Kıdemli Tasarım Başkan Yardımcısı Adrian van Hooydonk, “Teknoloji ve müşteri tercihlerinin değişimi her zamankinden daha hızlı. Dijital deneyimlerin ve sesin tasarımı giderek daha önemli bir rol oynuyor. Yeni BMW Panoramic iDrive, sadece araçlarımızı daha akıllı ve kullanıcı dostu hale getirmekle kalmıyor, aynı zamanda çok daha geniş kişiselleştirme imkânı sunarak her yeni BMW’yi kullanıcının kendisine ait bir otomobile dönüştürüyor.” diyor.
Yeni HypersonX ses deneyimi, Yeni BMW Panoramic iDrive tarafından sunulan bütünsel deneyimin bir diğer ögesi olarak öne çıkıyor. BMW Group Ses Tasarımı Stüdyosu tarafından geliştirilen ve Neue Klasse modellerinde bulunan bu sistem, Li3 ses sinyalleri ile Kişisel Mod ve Spor Modu için özel sürüş seslerini içeriyor. Çok boyutlu spektrum, sesleri mevcut sürüş durumuna tam uyarlayarak sürücü ile BMW arasında duygusal bir etkileşim yaratıyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Blog
Özmer Lojistik, Kuruluşunun 20. Yılında Filosuna 30 Adet Volvo Trucks Ekledi!
Volvo Trucks, uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyetlerini sürdüren Özmer Lojistik’e 30 adet Volvo FH500 teslim etti. XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirilen Volvo FH500 araçların teslimatı; Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi.
Volvo Trucks, ağır ticari araç pazarındaki etkinliğini yeni teslimatlar ile güçlendiriyor. Petrol, inşaat, ithalat, ihracat ve sanayi alanlarında faaliyetleri bulunan Özmer Lojistik, filo alımında Volvo Trucks markasını tercih ederek, toplam 30 adet Volvo FH500’ü filosuna ekledi. Uluslararası taşımacılıkta kullanılacak olan 30 adet Volvo FH500; XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirildi. Teslimat törenine Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk katıldı. Özmer Lojistik, yeni kamyon alımlarında Volvo Finansman A.Ş. (VFS) tarafından sağlanan ödeme koşullarından yararlandı.
Utku Uzun: “Yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz”
İlk kez Özmer Lojistik ile iş birliği gerçekleştirdiklerinin altını çizen Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun, “Volvo Trucks’ın sunduğu kalite, güvenlik ve sahip olma maliyeti avantajlarını iş ortaklarımıza aktarabildiğimiz yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz. Özmer Lojistik, kuruluşunun 20’nci yılında filosunu büyütme kararı aldı ve tercihini Volvo Trucks’tan yana kullandı. İş birliğimizin Özmer Lojistik ailesine hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde de iş birliğimizi sürdürmeyi temenni ediyoruz” dedi.
Ömer Öztürk: “Kamyon filomuzu 30 adet Volvo Trucks ile güçlendirdik”
Yeni filo alımları ile ilgili bilgiler aktaran Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk; “Şirketimizin 20’nci kuruluş yıldönümü olması sebebiyle filomuzu yenilemek istedik. Bu kapsamda 30 adetlik Volvo Trucks alımı ile filomuzu güçlendirme kararı aldık. Türkiye’nin önde gelen firmalarının yurt içi ve yurt dışı taşımalarını üstlenmemiz nedeniyle, operasyonlarımızın gerektirdiği kalite, donanım seviyesi, geniş yetkili servis ağı ve yedek parça bulunabilirliğini de dikkate alarak tercihimizi Volvo Trucks markasından yana kullandık. Bu doğrultuda filomuzu Volvo Trucks araçlarıyla yenileyerek şirketimize yakışan bir adım attık” dedi.
Volvo FH500’ün öne çıkan özellikleri
Volvo Trucks, yüksek verimlilik, güvenlik ve sürücü konforunu bir araya getiren Volvo FH 500 HP 4×2 çekicileri ile lojistik sektöründe hizmet veren şirketlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Uzun yol taşımacılığı için özel olarak optimize edilen Volvo FH500, sahip olduğu yenilikçi teknolojilerle Türkiye’de lojistik filolarının en çok tercih ettiği modellerden biri olarak öne çıkıyor. Volvo FH500’de kullanılan 13 litrelik Euro 6 motor, 500 HP güç ve 2500 Nm tork ile üstün performans sağlarken; I-Shift otomatik şanzıman, I-Torque, I-Roll ve aerodinamik rüzgarlık paketi ile yakıt tüketimini minimum seviyeye indiriyor; toplam 1360 litrelik yakıt deposu ile uzun mesafelerde kesintisiz operasyon imkanı sunuyor. Arka havalı süspansiyon, 13 ton arka aks kapasitesi, disk frenler ve üç seviyeli havalı süspansiyon sistemi, aracın sağlamlığını artırıyor. Çift akü sistemi, yüksek elektrikli ekipman kullanımlı operasyonlar sırasında güvenilir enerji sağlıyor. LED farlar, V-Light gündüz sürüş farları ve arka kamera ise sürüş kolaylığı ve güvenliği destekliyor.
Güvenlik ve sürücü konforu ön planda
Volvo Trucks’ın güvenlik yaklaşımını yansıtan ve GSR II standartlarına uygun olarak donatılan Volvo FH500; Elektronik Stabilite Programı (ESP), Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Acil Frenleme Desteği, Şerit Takip Asistanı, Yan Çarpışma Önleme Desteği ve Volvo Dinamik Direksiyon (VDS) ile Pilot Assist yarı otonom sürüş teknolojilerini standart olarak sunuyor.
Globetrotter XL kabin, çift yatak, kabin içi ısıtıcısı, entegre park kliması, 33 litrelik buzdolabı ve geniş depolama alanlarıyla sürücüye uzun yol konforu sağlıyor. Volvo FH500 HP 4×2 çekici, sunduğu yüksek performans, düşük işletme maliyetleri, üstün sürücü konforu ve gelişmiş güvenlik donanımları ile filoların rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.
-
HTA Haberleri4 hafta önceVolkswagen Ticari Araç, İSTAB ve Sektör Temsilcileriyle İftarda Buluştu
-
Sektörel3 hafta önceShell Madeni Yağlar, Euromaster Türkiye’nin Motor Yağı Tedarikçisi Oldu
-
Otomobil3 hafta önceKURALLARI YIKAN YENİ DACIA MODELİNİN İSMİ AÇIKLANDI: STRIKER
-
Kamyon-Çekici3 hafta önceMertrucks, Scania Yetkili Satıcı Hizmetine Teslimatla Başladı
-
Otomotiv Sektörü3 gün önceOpel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!
-
Araba Bakımı3 gün önceVolvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!
-
Blog3 gün önceMAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
-
Kamyon-Çekici5 gün önceYeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı

