Otomotiv Sektörü
Çin’den Sonra En Çok Büyüyen Pazar Türkiye
Dünyanın önde gelen motor yağı üreticilerinden Castrol, Türkiye’de atağa kalktı. Pandemi sonrasında elde ettiği büyüme ile 2021’nin ilk yarısında Türkiye’de çok dereceli motor yağı pazar payını yüzde 31’e çıkaran Castrol, Çin’den sonra en fazla büyüyen ülke oldu.
Castrol’ün Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal, “Castrol’ün dünyada en iyi performansı gösteren ülkelerinden birisiyiz. Sıvı mühendisliğinde çok iyiyiz. Castrol’ün Avrupa’daki sekiz üretim tesisinden biri olan Gemlik’teki fabrikamızdan 24 ülkeye ihracat yapıyoruz. Gelecek beş yılda Gemlik fabrikamızı 30 milyon dolarlık yatırımla büyüteceğiz” dedi.
Dünyanın en çok bilinen madeni yağ markası Castrol’ün Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ile Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, sektörde ve Castrol dünyasında pandemi sonrası dönemi değerlendirdi. Çevrim içi düzenlenen basın toplantısında pandemi gölgesinde geçen 2020 ve küresel toparlanma yılı 2021’i değerlendiren Ayhan Köksal, sektörle ilgili bilgi verdi.

Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ile Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz
Otomotiv sektörünün potansiyeline paralel olarak madeni yağ sektörünün de büyüdüğünü belirten Köksal, “Küresel ölçekte madeni yağ pazarındaki büyümeyi endüstriyel gelişim de destekliyor. Türkiye’de ekonominin lokomotiflerinden otomotiv sektörü dünyadaki tüm olumsuz gelişmelere rağmen büyümeye devam ediyor. Madeni yağ sektörü bu büyümeden doğru orantılı etkileniyor. Sektör Türkiye’de son iki-üç senede yüzde 6–7 oranında, geçen yıl ise pandemiye rağmen yüzde 9 büyüme gösterdi. Bu yılın ilk 6 ayında pazarın yüzde 30’un üzerinde büyüdüğünü görüyoruz. Yılın kalan bölümünde büyümenin biraz daha dengeleneceğini ve sektörün 2021’i de büyüme ile kapatacağını öngörüyoruz” dedi.
Castrol dünyasında performansımızla öne çıkıyoruz
Ayhan Köksal, pandeminin dünyadaki her ülke gibi Türkiye’yi de etkilediğini vurgulayarak, 2020 ve 2021’de Castrol’ün performansı hakkında şunları söyledi:
“Türkiye’de Castrol olarak kazanan taraftayız. Pandemiden çok şey öğrendik. Dönemin en önemli ihtiyacı empatiydi. Sadece çalışanlarımıza değil tüm paydaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize bu yaklaşım ile maddi ve manevi birçok destek sağladık. Onların işlerini, çalışanlarını ve kendilerini koruyabilmeleri adına cesur adımlar attık. Bu sayede 2020 yılında Castrol dünyasında hacimsel büyüme elde eden tek ülke olduk. Çift dereceli motor yağlarında pazar payımızı ilk 6 ayda yüzde 3’ün üzerinde büyüterek yüzde 31’e taşıdık. Yine hem binek araç hem ağır vasıta hem de endüstriyel yağlar segmentlerinde pazar payımızı eş zamanlı artırarak liderliğimizi sürdürüyoruz. Bu büyüme ile Castrol’ün dünyada performansıyla öne çıkan ülkelerinden biri durumundayız. Türkiye, Çin‘den sonra en çok büyüyen ikinci pazar. Ayrıca dünyadaki en büyük beşinci pazarız.”
Gemlik’e 30 milyon dolar yatırım
Castrol’ün Avrupa’daki 8 üretim tesisinden biri olan Gemlik fabrikasında yılda yaklaşık 90 milyon litre madeni yağ ürettiklerini ifade eden Köksal, “İşimiz sıvı mühendisliği. 120 yılı aşkın süredir dünyanın hareket etmesine katkı sağlıyoruz. Castrol’ün dünyadaki inovasyon ve fikir üretim merkezlerinden biriyiz. Gemlik, Avrupa tesisleri arasında hem lokasyon hem kapasite artırımı uygunluğu hem de üretim maliyetlerimizin rekabetçi olması sebebi ile yatırımları artırmaya karar verdiğimiz bir tesis. Gelecek 5 yıl içinde fabrikaya toplam 30 milyon dolar yatırım yapmayı planlıyoruz. Böylece kapasiteyi artıracağız. Bunun 10 milyon dolarlık bölümünü 2021 ve 2022 yılı içerisinde tamamlıyoruz. Bu sayede artan ihracatımızı daha da ileriye taşıyarak Gemlik tesisimizi büyüteceğiz. Bu sene ihracat yaptığımız ülkelerin arasına İspanya, Katar, Afganistan ve Litvanya’yı da ilave ederek toplam 24 ülkeye ihracat yapmaya başladık. Bölgemizin madeni yağ üssüyüz. Castrol Türkiye’yi Castrol dünyasında eşsiz bir örnek ve büyük bir güç haline getirdik. Türkiye, Castrol dünyasında üretim, ihracat ve insan kaynağı alanlarında gelişmekte olan birçok ülkenin önüne geçerek Çin’den sonra en stratejik ikinci pazar konumunda” diye konuştu.
Madeni yağdan bakım markasına
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Direktörü Ayhan Köksal ayrıca Castrol’ün gelecek vizyonundan da bahsetti. Castrol olarak, dünyadaki dönüşümün farkında olduklarını ve bu anlayışla geleceğe hazırlandıklarını belirten Köksal, sektördeki iki büyük dönüşüme stratejik öncelik verdiklerini söyledi. İçten yanmalı motorların pazarının 2040’a kadar büyümeye devam edeceğini ve bp’nin her yıl hazırladığı Enerji Görünümü Raporu’nun da bunu gösterdiğini vurgulayan Köksal, bu büyümenin özellikle endüstriyel ve ağır vasıtalar nedeniyle olacağını belirtti. “bp Enerji Görünümü Raporu’na göre 2050 yılında tüm dünyada satılan araçların yüzde 80-85’i elektrikli araçlardan oluşacak. Yine aynı raporda içten yanmalı motorlara sahip araç sayısının 2040 yılına kadar artmaya devam edeceği de öngörülüyor. Diğer yandan elektrikli araçlara olan talep de hızlı bir şekilde artacak. Elektrikli araçların artması, e-sıvılara olan ihtiyacı artıracak. Bunun sonucunda da soğutma sıvıları hacim olarak artışa geçecek” diyen Köksal, bu dönüşüme hazırlandıklarını kaydetti.
Köksal, “Bu gelişmeler ışığında ilerleyerek dijital mobilite çözümleriyle Castrol markasını bir sıvı markasının ötesinde bir bakım markasına dönüştürmek istiyoruz. Bu amaçla tüm müşterilerimiz ve partnerlerimiz ile birlikte büyüyebileceğimiz iş modelleri üzerinde çalışıyoruz. Bizim amacımız bir aracın bakıma ihtiyacı olduğu andan servisten geri alındığı ana kadar tüm ihtiyaçlarını giderecek bir ekosistem oluşturmak. Bakımı sahiplenen bir marka olarak yakında Castrol’ü bu alanlarda çok daha sık göreceğiz. Ayrıca elektrikli araçlara dönüşümde de ihtiyaç olan sıvı teknolojilerini ve bu araçların sorunlarını çözecek önerileri, yine uzun yıllardır yüksek bütçeli yatırımlarla geliştiriyoruz” diye konuştu.
Marka Sağlığı Araştırması’na göre bu sene de ustaların yüzde 90’ının bir numaralı tercihi Castrol
Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama Direktörü Nilay Tatlısöz, Türkiye’de 65 yıldan fazladır faaliyet gösteren bir marka olarak tüm paydaşların, endüstriden otomotive tüm müşterilerin ihtiyaçlarını en iyi şekilde gözlemleyerek ve geliştirdikleri teknolojik yenilikleri ortaya koyarak yağın ötesinde hizmet vermeyi hedeflediklerini ve bunun da karşılığını gördüklerini belirtti.
Nilay Tatlısöz, 2021’de gerçekleştirilen Marka Sağlığı Araştırması’na göre ustaların bir numaralı tercihinin bu sene de Castrol olduğunu söyleyerek sözlerine devam etti: “Binek otomobil bakım ve onarımı yapan yetkili, özel servis, yağ değişim noktaları sahibi ve ustalarıyla gerçekleştirilen araştırmada, katılımcıların yüzde 90’ı birinci veya öncelikli olarak Castrol’ü tercih ediyor. Yüzde 53’ünün birinci tercihi olması da Castrol’ü en yakın rakibinden 2 katından fazla öne çıkarıyor” diyerek özellikle madeni yağ seçiminin ustalara bırakıldığında Castrol’ün ilk tercih olduğunu vurguladı. Tatlısöz araştırmada “Aklınıza ilk gelen madeni yağ markası” sorusuna da son tüketicilerin yüzde 42’sinin ilk marka olarak Castrol yanıtını verdiğini, bunun da marka bilinirliği konusunda yaptıkları çalışmaların sonucu olduğunu vurguladı.
Otomotiv Sektörü
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’ndan Motor Sürücülerine Dost Bariyer Sistemi
IC Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, alanında öncü projelerine bir yenisini ekledi. Tamamlanan proje, yollardaki motor sürücülerinin daha güvenli bir şekilde yolculuk yapmalarını sağlayacak.
Özel tasarım “Motorcu Dostu Bariyer Sistemi’”ni benzersiz kılan özellikleri; standart çelik otokorkuluklara eklenen koruyucu paneller, yüksek enerji emici sistemler ve keskin kenarların minimize edilmesi. Kazalarda ölüm riskini azaltan bu sistem, aynı zamanda sürüş konforunu da artırıyor.
Türkiye’nin öncü otoyol işletmecilerinden IC Altyapı Grubu bünyesinde yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, yeni projesini iki farklı tasarımla hayata geçirerek yüz binlerce motor sürücüsünün güvenli yolculuk etmesi hedefine önemli bir katkı sağladı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, ‘‘Sürücü Hata Yapar Ama Otoyol Affeder’’ mottosuyla güveni esas alan “Motorcu Dostu Bariyer Sistemi” projesini tamamladı. Motorcu dostu bariyerler, dünyada “motorcyclist protection barrier” veya “motorcycle friendly barrier” olarak biliniyor. Bu uygulamaların yaygınlaşmasıyla, yol altyapısı motosiklet kullanıcıları için daha güvenli hale gelecek, kazalar ve ciddi yaralanmaların sayısı azalacak. Bu uygulama, sadece fiziksel güvenliği değil, sürücü farkındalığını ve toplum sağlığını da artıran bir çok önemli adım.
Enerji Emen Sistemler Koruyor
Türkiye’de 6 milyonu aşkın motor sürücüsü otoyallarda yolculuk yapıyor. Bununla beraber motosiklet kazaları, karayolu güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. “Motorcu Dostu Bariyer Sistemi’’, sürücünün bariyerin altına girerek direğe çarpmasını veya keskin kenarlara çarpmasını önlemeyi hedefler. Bu özel tasarım, standart çelik otokorkuluklara eklenen koruyucu paneller, yüksek enerji emici sistemler ve keskin kenarların minimize edilmesi ile motosiklet kullanıcıları için güvenliği artırıyor. Başarılı bir bariyer sisteminde yer alan özellikler de şöyle sıralandı: ‘’Sürücünün bariyer altına girmesini engeller. Enerjiyi emerek darbe etkisini azaltır. Keskin çıkıntıları ortadan kaldırır. Otomobil güvenliğini etkilemeden motosiklet sürücüsünü korur.’’
Hedef; projeyi daha geniş alana yaymak
Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, gelecek dönemde çok sayıda noktada kapsamlı uygulamalar hayata geçirmeyi hedefliyor. Özel tasarım olan bu uygulama, kavşaklar, virajlar ve geçiş noktalarında güvenliği artırarak sürücülerin hayatını korumayı amaçlıyor. Yaşam kurtaran Motorcu Dostu Bariyerlerin avantajları ise şöyle sıralanıyor; ‘’Ciddi Yaralanma ve Ölüm Riskini Azaltır: Bariyerin altına girme veya keskin kenarlara çarpma durumlarını minimize eder. Yol Güvenliğini Yükseltir: Kavşaklar, virajlar ve geçiş noktalarında standartları iyileştirir. Sürüş Konforunu Artırır: Motosiklet kullanıcıları için daha güvenli bir yol deneyimi sunar. Özel Tasarım: Ek paneller ve enerji emici sistemler ile bariyerin otomobil güvenliği fonksiyonunu bozmadan motosiklet güvenliğini artırır. Risk Grubuna Yönelik İyileştirme: İstatistiklere göre, 2023 yılında ölümlü ve yaralanmalı kazalarda motosikletler ikinci sırada; bu sistem doğrudan bu gruba hitap eder.’’
Otomotiv Sektörü
Hyundai Motor Türkiye’den Kadın Sürücüleri Cesaretlendiren Proje
Toplumsal cinsiyet eşitliği, hayatın her alanında olduğu gibi trafikte de önem taşıyor. Hyundai Motor Türkiye, iki yıl önce bu farkındalıkla yola çıkarak kadınların trafikte daha aktif rol almalarını teşvik eden örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza atmıştı: “Trafikte Daha Çok Kadın”. Kadın sürücüleri trafikte daha fazla özgüvenli olmaya teşvik etmek amacıyla başlatılan “Trafikte Daha Çok Kadın” projesi, Hyundai Motor Türkiye’nin toplumsal sorumluluk yaklaşımının önemli bir parçası olarak büyümeye devam ediyor. Proje kapsamında, ehliyeti olmasına rağmen trafiğe çıkmaya çekinen kadınlara yönelik teorik ve pratik sürüş eğitimleri düzenleniyor. Bu proje, sadece bireysel gelişimi değil, aynı zamanda kadınların trafikte daha fazla temsil edilmesini ve toplumda güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasını hedefliyor. Kadınların trafikte daha fazla yer alması hem trafik güvenliğini artırıyor hem de toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlıyor.
Hyundai, Kıbrıs’ta düzenlediği özel eğitimde de bu kez projeyi kadın gazeteciler ile buluşturdu. Alanında uzman 30 kadın basın mensubunun katıldığı etkinlikte, güvenli sürüşe yönelik teorik bilgilendirmelerin ardından katılımcılar pist üzerinde oluşturulan özel istasyonlarda pratik eğitimler aldı. Basın buluşmasına özel hazırlanan kısa eğitimde; panik frenleme, slalom ve viraj kontrol gibi konular deneyimlendi.
Proje kapsamında verilen eğitimler, sadece teknik sürüş becerilerini değil, aynı zamanda psikolojik destek ve özgüven kazanımını da içeriyor. Eğitime katılanlar güvenli sürüş teknikleri öğreniyor, trafikte karşılaşabilecekleri durumlara karşı hazırlıklı hale geliyor ve eğitim sonunda sertifika alarak ilk adımı atmış oluyor.
Women Drivers Network ile iş birliği
Proje, Hyundai Motor Türkiye’nin Women Drivers Network ile yaptığı iş birliği sayesinde hayata geçirildi. Bu ağ, kadınların sürüş deneyimlerini paylaşmalarını, birbirlerinden öğrenmelerini ve destek almalarını sağlayan bir platform sunuyor. Women Drivers Network iş birliğiyle hayata geçirilen proje, bugüne kadar 100’ü aşkın kadın sürücüye güvenli sürüş eğitimi verilmesini sağladı. Hyundai, bu sayıyı önümüzdeki dönemde artırarak 2 yılda 1.000’den fazla kadın sürücüye veya sürücü adayına ulaşmayı hedefliyor.
Murat Berkel: “Kadınları trafikte cesaretlendirmek istiyoruz”.
Kıbrıs’ta düzenlenen eğitime Hyundai Motor Türkiye’nin üst yönetimi de katılım gösterdi. Markanın Yurtiçi Satış, Pazarlama ve Satış Sonrası Genel Müdürü Murat Berkel, proje hakkında şunları söyledi: “Türkiye’de milyonlarca kadının ehliyeti olmasına rağmen, birçoğu çeşitli nedenlerle aktif olarak araç kullanmıyor. Kimi zaman özgüven eksikliği, kimi zaman toplumsal baskılar veya trafik korkusu, kadınların direksiyon başına geçmesini engelliyor. Hyundai olarak bu projemizle kadınları cesaretlendirmeyi, desteklemeyi ve trafikte daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, kadınların trafikte daha özgüvenli olmaları, hem toplumsal gelişim hem de güvenli sürüş kültürü açısından büyük önem taşıyor. Hyundai Motor Türkiye olarak kadın sürücülerin yanında olmaktan ve bu alanda farkındalık yaratmaktan gurur duyuyoruz”.
Toplumsal Etki ve Farkındalık
“Trafikte Daha Çok Kadın” projesi, sadece bireysel gelişimi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümü hedefliyor. Kadınların trafikte daha fazla yer alması trafik güvenliğini artırıyor, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlıyor ve kadınların özgüvenini ve bağımsızlık duygusunu pekiştiriyor. Direksiyon başında daha çok kadın görmek, sadece bir hedef değil; daha eşit, daha güvenli ve daha kapsayıcı bir toplumun da göstergesi.
Otomotiv Sektörü
Renault’nun yeni SUV’unun ismi belli oldu : Boreal
Renault Boreal, Avrupa dışındaki 70’ten fazla pazar için tasarlandı. İlk olarak Latin Amerika’da satışa sunulacak model, ilerleyen dönemde farklı ülkelerde de kullanıcılarla buluşacak.
Yeni Boreal, Renault’nun uluslararası pazarda ürün gamını üst segmente taşıma hedefini yansıtıyor. Boreal ismi, keşif ruhunu temsil edecek şekilde Fransızcadan ilham alınarak oluşturuldu.
Renault Boreal, teknolojiyi, konforu ve sürüş keyfini bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Modelin dünya lansmanı önümüzdeki aylarda Brezilya’da gerçekleştirilecek.

