Blog
Hyundai’den Yenilikçi Bir Elektrikli SUV Mobilitesi: IONIQ 9
- Hyundai, üstün genişlik, şık tasarım ve gelişmiş EV teknolojisini IONIQ 9’da bir araya getiriyor.
- Düz bir zemine sahip olan IONIQ 9, döndürülebilir koltuklarıyla da yolcu deneyimini zirveye taşıyor.
- Universal Island 2.0 kokpitiyle etkileyici bir iç mekana sahip olan otomobilde 110,3 kWh bir pil var.
- IONIQ 9, yüksek kapasiteli bu piliyle birlikte 620 km’lik bir sürüş menzili vaat ediyor.
- Büyük SUV pazarında dikkat çekecek olan IONIQ 9, 2025’in ilk yarısında satışa sunulacak.
Hyundai Motor Company, son teknoloji tasarım ve yenilikçi elektrikli araç teknolojisini bir araya getiren, geniş iç mekana sahip, üç sıralı ve tamamen elektrikli SUV modeli olan IONIQ 9’u tanıttı. Dünya lansmanı Amerika, Los Angeles’teki ikonik Goldstein House’da gerçekleştirilirken aracın tasarım özellikleri de mekanın orta yüzyıl modern mimarisine önemli bir gönderme yapıyor.
2030 yılına kadar 23 adet yeni EV modelini tanıtmayı planlayan Hyundai, IONIQ modelleriyle tüm dikkatleri üzerine çekeren aynı zamanda EV dünyasında liderliği de hedefliyor. Sırasıyla 2022 ve 2023’te Dünya Yılın Otomobili Ödülleri’nde (WCOTY) üç kez birincilik kazanan Hyundai, IONIQ 5 ve IONIQ 6’nın ardından şimdi de IONIQ 9 ile bu başarıyı sürdürmek istiyor.
IONIQ 9’un dünya prömiyeri, Hyundai Motor Company Başkanı ve Global Operasyon Direktörü José Muñoz’un açılış konuşmasıyla başladı. IONIQ 9’un tanıtımının ardından etkinlikte, Hyundai markasını ve IONIQ 9’un tasarımını ele alan bir sergi de düzenlendi. Bu sergi alanı, IONIQ 9’un gelişim yolculuğunu vurgularken aynı zamanda markanın geleceği hakkında da önemli ipuçları verdi.
Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su Jaehoon Chang ise tanıtımı yapılan yeni modelle ilgili olarak “IONIQ 9, Hyundai’nin elektrifikasyona olan bağlılığını ve güvenini temsil ediyor. Hyundai Motor Grubu’nun beğeni toplayan Elektrik-Global Modüler Platformu (E-GMP) ile geliştirilen IONIQ 9, olağanüstü bir iç mekan alanı sunarak kullanıcılara benzersiz bir yolculuk deneyimi sunarken global EV pazarındaki liderliğimizi de sağlamlaştırıyor” dedi

Yedi kişilik elektrikli
IONIQ 9, yedi kişiye kadar oturma alanıyla öne çıkan bir otomobil. Üç sıralı bir oturma düzenine sahip IONIQ 9, böylece geniş bir EV arayan kullanıcılar için oldukça çekici bir seçenek olarak bir adım öne çıkıyor. Bireysel ihtiyaçlara hitap eden etkileyici bir iç mekan ve teknolojik özelliklerle dolu olan otomobil, ayrıca geniş bir evin salonunuydaymış gibi bir his uyandırıyor. Eliptik malzemelerle hazırlanan iç mekan, sakinleştirici tonlarla da karakterize edilmiş. Panoramik tavandan gelen doğal ışık ise kabine dingin ve doğal bir his sağlıyor.
IONIQ 9’un düz zemini de altı veya yedi kişilik oturma düzenlemelerine olanak tanıyor. Birinci ve ikinci sıradaki rahatlama özellikli koltuklar, tam olarak yatırılabiliyor ve araca optimum konfor sağlıyor. Hatta araç şarj esnasında dört kişiye kadar üstün bir dinlenme olanağı sağlıyor. IONIQ 9 ayrıca, ikinci ve üçüncü sıralar birleştirildiğinde 1.899 mm baş mesafesi ve 2.050 mm bacak mesafesi sunuyor.
IONIQ 9’un rahatlama özellikli bu koltukları, masajı işlevi de dahil olmak üzere bu segmentte bir ilk olan “Dinamik Vücut Bakım Sistemi” içeriyor. Bu sistem, özellikle uzun yolculuklarda yorgunluğu azaltarak kan akışını ve dolaşımını uyarmak için basınç ve titreşim kullanıyor.
IONIQ 9 ayrıca, ikinci sıradaki döner koltuklarıyla da dikkat çekiyor. Koltuklar araç park halindeyken kendi ekseninde dönerek ikinci ve üçüncü sıradaki yolcularının birbirine bakmasını sağlıyor. Bu esnek yapılandırma özelliği, yolcular arasındaki etkileşimi ve iletişimi artırarak aracın benzersiz iç mekanının tadını çıkarmanın başka bir yolunu sunuyor.
Universal Island 2.0 adlı bir konsola sahip olan IONIQ 9, burada da etkileyici bir depolama ve yükleme alanı sunuyor. Ön sıra oturma düzeninde erişilebilirliği ve rahatlığı artıran bu konsolun çift yönlü kol dayanakları da önden ve arkadan açılabiliyor.
Universal Island 2.0, 190 mm’ye kadar hareket ettirilebiliyor ve ikinci sıradaki yolcuların kolayca erişebilmesini sağlıyor. Konsol, üst bölümde de 5,6 litrelik bir depolama alanı ve alt kayar bölümde de 12,6 litrelik geniş bir alan sunuyor.
Üçüncü sıra koltuklar ise düz olarak katlandığında bagaj tam 1.323 litreye kadar çıkabiliyor. Üç sıra açık pozisyonda olduğundaysa 620 litreye kadar normal bir bagaj alanı sunuyor. Bu hacme ek olarak, arkadan itişli seçenekte ön bagaj 88 litre ve dört çekerdeyse 52 litre olarak veriliyor.
IONIQ 9’un bilgi-eğlence sistemi, panoramik kavisli ekranın bir parçası olarak 12 inçlik bir ekran ve 12 inçlik entegre bir monitör içeriyor. Araçta 5.1 kanallı surround ses için geliştirilmiş bir multimedya birimi var. Premium BOSE sistemi, stereo 14 hoparlörlü olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca, aracın ses sistemini kullanarak bir EV’nin sanal sürüş sesini çıkaran e-Active Sound Design’a (e-ASD) da yer verilmiş.
IONIQ 9 ayrıca malzeme seçimlerinde de sürdürülebilirliği vurguluyor. Bu malzemeler arasında Eko-Deri, Geri Dönüştürülmüş PET Kumaş, Yün Kumaş, Bio TPO/PU Deri, Bio PET/Süet Kumaş ve Bio Boya bulunuyor. Araç ayrıca geri dönüştürülmüş lastik atıklarından yapılan boyayı da kullanıyor. IONIQ 9’un panoramik kavisli ekranı, yüzer gösterge paneli, ince hava delikleri ve ortam iç aydınlatması ise aracın fütüristik iç atmosferini daha da güçlü hale getiriyor.
“Aerosthetic” tasarım, şık ve sofistike bir görüntü sunuyor
IONIQ 9’un şık ‘Aerosthetic’ adı verilen tasarım dili, oldukça şık bir dış görünüm sunuyor. Hyundai’nin aerodinamik inovasyonuyla hazırlanan gövde, son derece sofistike ve fütüristik bir stil olarak harmanlanıyor. IONIQ 9’un ön tasarımı, LED ışık ünitelerine ve alt ön panele entegre edilmiş parametrik pikseller içeriyor ve bu da otomobile benzersiz bir görüntü katıyor.
IONIQ 9’un silüeti, akıcı bir aerodinamik profil ve dijital yan aynalarla donatıldığında sadece 0,259 Cd’lik düşük bir sürtünme katsayısı yaratıyor. Pürüzsüz ve kavisli bir tavan çizgisiyle devam ettirilen tasarımda enerji kullanım verimliliği, gövdenin altındaki hava akışının yumuşatılması ve dengelenmesiyle elde ediliyor. Tekerlek ve lastik direncinin azaltılmasıyla da artırılan verimlilik için ilk kez yeni bir çift hareketli aktif hava kapağı (AAF) sistemi uygulanmış. Aero-optimizasyon çözümleri arasında 3D şekilli gövde altı örtüsü, aerodinamik tekerlekler ve gizli antenler yer alıyor.
Hyundai modelleri arasında en uzun dingil mesafesine sahip olan IONIQ 9, burada da 3.130 mm’lik bir değer ile fark yaratıyor. Gövde ve çamurlukların şekli, hacimsel olarak etkileyici bir izlenim yaratırken, aynı zamanda otomobile derinlik ve boyut katıyor.
Dış aydınlatma, Hyundai’nin diğer EV modelleriyle benzer bir yapıda. Küçük tip küp projeksiyon farlar ve karşıdan gelen araçları aşırı ışıktan koruyan akıllı ön aydınlatma sistemi (IFS) ile öne çıkan IONIQ 9, diğer kardeşlerinde olduğu gibi parametrik piksel lambaları içeriyor. Arkada ise LED kombinasyonuna yer verilirken gelişmiş görünürlük için dış kapı kolları da aydınlatılmış. IONIQ 9’un kendine güvenen bu duruşu ise 19, 20 ve 21 inç jant seçenekleriyle destekleniyor. Birbirinden ilgi çekici 16 farklı renk ile üretilecek olan IONIQ 9’un iç mekanındaysa siyah ve altı adet iki tonlu seçenek yer alıyor.
Gelişmiş güç elektroniği ve gelişmiş EV sürüş deneyimi
Hyundai IONIQ 9, iyileştirilmiş verimlilik için iki aşamalı bir invertöre yer veriyor. Hyundai’nin yenilikçi E-GMP mimarisiyle desteklenen bu sistem, motor sesini azaltmaya yardımcı olurken aynı zamanda iyileştirilmiş akustik lamine cama ve A sütunu alanında güçlendirilmiş bir plakaya da yer veriyor. Kabin içindeki yol ve rüzgar gürültüsünü, titreşimi ve sertliği (NVH) ortadan kaldırmaya yardımcı olan bu sistemle birlikte oldukça sessiz olan IONIQ 9, uzun süreli yolculuklarda maksimum ev konforunu sunuyor.
E-GMP platformu, genişletilmiş sürüş menzili için yüksek voltajlı pil paketine olanak sağlarken artırılmış kargo alanı için de düz bir zemin imkanı sunuyor. Çarpışma güvenliği ve dayanıklılığı da optimum çarpışma enerjisi dağılımı için tasarlanmış sağlam bir gövde yapısı sayesinde iyileştirilmiş.
IONIQ 9, hafif bir gövdeye sahip olması için alüminyum çamurluklara ve çeyrek panellere sahip ilk Hyundai modeli konumunda. Yeni çift hareketli aktif hava kapağı (AAF) sistemi ise düz gövde panelleriyle birlikte pil soğutma ve aerodinami için hava akışını ve dış görünümü daha da iyileştiriyor.
Büyük kapasiteli pil, etkileyici bir menzil ve performans sunuyor
Gelişmiş PE sisteminin yüksek voltajlı ve zemine monte NCM lityum iyon pili, 110,3 kWh sistem enerjisi sunuyor. IONIQ 9’un düşük sürtünme katsayısı, gelişmiş platformu ve pil teknolojileri sayesinde 620 km’lik (19 inç ile- WLTP) bir menzil elde edilirken ayrıca 194 Wh/km’lik bir enerji tüketimine ulaşması bekleniyor.
IONIQ 9, 350 kW şarj cihazı kullanarak sadece 24 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar şarj olanağı sunarken, platformun araçtan yüke (V2L) kolaylık özelliği ve 400V/800V çoklu şarj kabiliyeti de aracı daha da cazibeli hale getiriyor.
Long-Range RWD (Uzun Menzil- Arkadan İtiş) modeli, 160 kW’lık arka motorla desteklenirken buna ek olarak 70 kW’lık ön motora da sahip. “Performance AWD (Performans – Dört Çeker)” modelleri ise hem önde hem de arkada 160 kW’lık motorlarla donatılmış.
Performans modeli, 0’dan 100 km/s hıza sadece 5,2 saniyede ulaşırken, uzun menzilli AWD varyantı ise 6,7 saniyede ulaşıyor. Uzun Menzilli RWD versiyonu da bu hıza 9,4 saniyede ulaşıyor. Sollama gibi orta menzilli hızlanma esnasında performans modeli 80’den 120 km/s hıza sadece 3,4 saniyede ulaşıyor. Uzun Menzilli AWD varyantı ise bunu 4,8 saniyede gerçekleştirirken, Uzun Menzilli RWD versiyonu da 6,8 saniyede ulaşıyor.
IONIQ 9, bu etkileyici performansını bir karavan çekme gibi yeteneklerle de destekliyor. Römork modunda, araç römorkun ağırlığını otomatik olarak algılıyor ve öngörülen menzili buna göre ayarlıyor. Bu özellik, optimum performans için sabit 50:50 ön-arka motor torku dağıtım oranını koruyor. Avrupa’da satışa sunulacak IONIQ 9 modelleri, 2.500 kg’a kadar çekme kapasitesine sahipken, Kuzey Amerika modelleri ise 2.267 kg çekme kapasitesine sahip.
IONIQ 9, 2025’in ilk yarısında öncelikle Kore ve Amerika’da satışa sunulacak ve daha sonra Avrupa ve diğer pazarlarda trafiğe çıkacak. Kapsamlı bir standart donanım ve son teknoloji konfor özellikleri vaat eden IONIQ 9’un kısa sürede EV dünyasında adından sıkça söz ettirmesi tahmin ediliyor.
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.
-
Otomotiv Sektörü4 hafta önceOpel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!
-
Blog4 hafta önceMAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
-
Araba Bakımı4 hafta önceVolvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!
-
Otobüs7 gün önceTEMSA’dan Litvanya’ya 15 elektrikli araç teslimatı
-
Blog7 gün önceFord Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı

