Connect with us

Blog

Mercedes-Benz Vito Tourer’a 237 HP’lik Yeni Motor Seçeneği

   2020 itibarıyla yenilenmiş tasarımı, arttırılan donanımları, güvenlik teknolojileri, düşürülen yakıt tüketimi, motor seçenekleri ve “Her Açıdan Güzel” sloganıyla Türkiye’de satılmaya başlanan Mercedes-Benz’in 9 kişilik araç dünyasına yön veren modeli Vito Tourer, 237 HP üreten yeni motoruna kavuştu.

Yeni dört silindirli turbo dizel motor ailesinden OM 654, yüksek verimlilik seviyesiyle performansı ve yakıt ekonomisini bir arada sunan Mercedes-Benz Vito Tourer’da hem Select hem de Select Plus donanımlı araçlarda yeni motor güç üniteleri sunulmaya başlandı. Yeni motor için ayrıca Uzun ve Ekstra Uzun seçenekleri de sunuluyor. Haziran 2021 itibarıyla; 116 CDI (163 HP) olarak sunulan Pro donanımlı araçlar 119 CDI (190 HP) olarak, 119 CDI (190 HP) olarak sunulan Select donanımlı araçlar ise 124 CDI (237 HP) olarak satışa sunulmaya başlandı.

Güçlü ve yüksek verimlilik seviyesine sahip dört farklı motor seçeneği

Tümü arkadan itişli Mercedes-Benz Vito Tourer versiyonları, verimlilik ve emisyon açısından optimize edilmiş, tamamen Mercedes-Benz teknolojisi ile üretilen, OM 654 kodlu dört silindirli 2.0 litrelik turbo dizel motorla sunuluyor. 237 HP (174 kW) güç ve 500 Nm tork (Yakıt tüketimi karma 7,6 lt/100 km, CO2 emisyonu karma 199 gr/km) değerine sahip Vito 124 CDI modelinin eklenmesiyle birlikte Vito’daki motor güç seçeneği dörde çıktı.

Giriş seviyesinde 136 HP (100 kW) güç ve 330 Nm tork (yakıt tüketimi karma 6,6-5,8 lt/100 km, CO2 emisyonu karma 173-154 gr/km) değerine sahip model Vito 114 CDI olarak adlandırılıyor. Bir üst seviyede 163 HP (120 kW) güç ve 380 Nm tork (Yakıt tüketimi karma 6,4-5,8 lt/100 km, CO2 emisyonu karma 169-156 gr/km) değerine sahip Vito 116 CDI var. Bir üst seviyede ise 190 HP (140 kW) güç ve 440 Nm tork (Yakıt tüketimi karma 6,4-5,8 lt/100 km, CO2 emisyonu karma 169-154 gr/km) değerine sahip Vito 119 CDI bulunuyor. Yeni gelen motor, Vito Tourer ailesinin en üstüne konumlanıyor.

AIRMATIC ile daha konforlu yolculuklar

Select donanımına sahip Vito Tourer’da AIRMATIC havalı süspansiyon sistemi opsiyon olarak sunulmaya başlandı. Süspansiyonu yol yüzeyine uyacak şekilde ayarlayabilen AIRMATIC, süspansiyonun sönümlemesini her bir tekerlek için otomatik olarak mevcut sürüş durumuna veya yolun durumuna göre düzenleyebiliyor. Bu sayede her durum için sarsıntısız sürüş konforu sağlanıyor. AIRMATIC havalı süspansiyon, kullanıcılarına Konfor, Spor, Manuel, Lift olmak üzere dört farklı sürüş modu seçeneğiyle birinci sınıf yolculuk konforu sunuyor.

Hız arttığında aracı alçaltan AIRMATIC, sürüş stabilitesini artırmanın yanı sıra yakıt tüketiminin azaltılmasına da katkıda bulunuyor. Entegre otomatik seviye kontrolü sayesinde, araç seviyesi, ağır bir şekilde yüklendiğinde veya bir römork kullanıldığında bile sabit kalabiliyor.

Vito Tourer’ı 35 mm yükselten “L-Lift” modunda 90 km/s hızın üzerine çıkıldığında sistem otomatik olarak aracı “C-Comfort” moduna geri alarak aracı normal yüksekliğine döndürüyor. Bu sayede sürüş stabilitesi artarken optimize edilmiş bir yakıt tüketimine katkı sağlanıyor.

Konfor ve verimliliği arttıran 9G-TRONIC otomatik şanzıman

Tümü arkadan itişli Vito Tourer versiyonlarında 9G-TRONIC otomatik şanzıman standart olarak sunuluyor. Yüksek verimlilik seviyesine sahip tork konvertörlü otomatik şanzıman, 7G-TRONIC’in yerini alıyor. Sürücü, DYNAMIC SELECT seçim düğmesi üzerinden “Konfor” ve “Spor” sürüş modlarından birini seçerek vites değişim zamanını ayarlayabiliyor. Sürücü ayrıca “Manuel” modu seçerek direksiyon üzerindeki kulakçıklarla manuel olarak da vites değiştirebiliyor.

 

Güvenlik ve sürüş yardım sistemleri

Yeni Vito’da, Aktif Fren Asistanı ve DISTRONIC özelliklerinin eklenmesiyle daha önce 10 adet olan güvenlik ve sürüş yardım sistemi sayısı 12 adede ulaştı. Vito, böylece sınıfının en güvenli aracı olma geleneğini sürdürüyor. Vito’nun kapalı kasa versiyonu, hava yastıkları ve sürücü ve ön yolcu için emniyet kemeri uyarısını standart olarak sunuyor. Vito ayrıca Yan Rüzgar Savrulma Asistanı ve Yorgunluk Asistanı ATTENTION ASSIST’i bundan beş yıl önce sunarak sınıfının güvenlik standartlarını yeniden tanımlamıştı.

Aktif Fren Asistanı ve DISTRONIC

Yeni Aktif Fren Asistanı, öndeki araç ile olası bir çarpışma riskini algılıyor. Sistem önce görsel ve işitsel bir uyarı ile sürücüyü uyarıyor. Sürücünün tepki vermesi halinde sistem fren desteği ile sürücüyü destekliyor. Ancak sürücünün tepki vermemesi halinde sistem aktif fren manevrası uyguluyor. Sistem ayrıca şehir içi trafiğinde hareketsiz nesneleri ve yoldan geçen yayaları da algılıyor.

Vito’da ilk kez kullanıma sunulan DISTRONIC, bir aktif takip yardımcısı. Sistem, sürücü tarafından belirlenen mesafeyi koruyarak öndeki aracı takip ediyor ve sürücüyü otoyol veya dur-kalk trafikte önemli oranda rahatlatıyor. Öndeki araç ile güvenli takip mesafesini korumak üzere çalışan sistem, kendi kendine hızlanıyor veya yumuşak bir şekilde fren yapıyor. Sert bir fren manevrası algılayan sistem önce sürücüyü görsel ve işitsel olarak uyarıyor ve ardından otonom olarak fren yapıyor.

  • Mercedes-Benz’in 9 kişilik araç dünyasına yön veren modeli Vito Tourer, 237 HP güç üreten yeni motoruna kavuştu.
  • Vito Tourer’da AIRMATIC havalı süspansiyon sistemi de opsiyonel olarak sunulmaya başlandı.
  • 237 HP’ye sahip Mercedes-Benz Vito Tourer’ın fiyatları 629.400 TL’den başlıyor.
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı

 Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı

Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.

Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.

Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.

Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”

Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.

Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.

Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.

 

Continue Reading

Blog

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.

MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım

MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.

MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.

Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”

MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”

“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”

Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”

Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye

Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.

Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.

Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.

Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Continue Reading

Blog

TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı  

Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

 

TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.

 

Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.