Connect with us

Blog

Otomotive Zam Yolda!

Markaların pazar payını korumak adına zararına ya da cazip kampanyalarla stok eritme telaşına düşmesi, pazarı bu ay beklentilerin üzerinde hareketlendirdi.

Türkiye otomotiv pazarında yeni bir tarihi rekor sinyali geldi. Son iki yıldır ÖTV matrah güncellemesi yapılmaması ve krediye erişimde yaşanan zorluklara rağmen, satışların hem aralık ayı bazında hem de yıl sonunda rekor tazelemesi bekleniyor. Sektör MB’nin faiz indirimi sonrası taşıt kredi kanallarının açılmasına paralel, 2025’te de hareketli bir yıl bekliyor. Öte yandan, geçen hafta yayımlanan ÖTV muafiyetli araçlara yönelik yeni düzenlemenin, ithal markaları zorlaması, yerli payını ise artırması bekleniyor.

Aralık 2023’te yıllık bazda yaklaşık yüzde 38 artışla 158,7 bin adet otomobil ve hafif ticari araç satılmış, böylece tüm zamanların aralık ayı rekoru kırılmıştı. 2023 toplamında da 1 milyon 232 bin adetle en iyi yıllık satış yapılmıştı. Bu ay pazarın çok daha hareketli olduğunu ifade eden sektör temsilcileri, aralık sonunda otomobil ve hafif ticari araç satışlarının 165 bin ila 175 bin arasında olabileceğine işaret etti. Bu tahminler gerçekleşirse, otomotivciler geçen yılki tarihi rekoru yenilemiş olacak. Sektör temsilcileri, Türkiye otomotiv pazarının artık 1 milyon adet bandına oturduğu konusunda hemfikir. 2025’te de bu barajın aşılacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. Sektör temsilcilerine göre, 2025’te otomotiv piyasasını etkileyecek en önemli faktörlerden biri, faiz indirimi olacak.

“Taşıt kredi faizleri 25-30 baz puan düşer”

Görüştüğümüz banka yöneticileri, Merkez Bankası’nın (MB) geçen hafta 250 baz puan indirime giderek, politika faizini yüzde 47,5’e çekmesinin ardından bankaların da hızlıca hem taşıt hem de konut kredisini aşağı çekeceğini ifade etti. Görüşlerini aldığımız Türkiye’nin önde gelen bankalarından birinin yöneticisi, taşıt kredilerinin önümüzdeki günlerde 25 ila 30 baz puan ineceği görüşünde. Bu oranı önemli biri adım olarak değerlendiren banka yöneticisi, “Taşıt kredi faizlerinin inmesi, satışlara ilaç gibi gelir. Tüketici şu anda en ulaşılabilir yatırım aracına yöneliyor. Kredi faiz oranlarının düşmesinin, özellikle de düşük fiyatlı araçlara ve milli otomobil Togg’a etkisi olur” diye konuştu.

EKONOMİ’ye konuşan Skoda Genel Müdürü Zafer Başar, uygun koşullardaki kredinin her zaman satışları tetiklediğini ifade etti. Honda Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kılıçer de faiz indiriminin otomotiv satışlarına etkisine yönelik, “Mutlaka etkisi olacaktır ancak sınırlı ve küçük bir etkiden bahsedebiliriz” dedi. OYDER Genel Sekreteri Nebi Erbaş, ilk etapta kısıtlı etki yapsa da birkaç ay sonra faiz indiriminin daha olumlu etki yapmasını beklediklerini ifade etti.

“Markalar stok eritme telaşında”

Nissan, Renault, Dacia, Fiat, Peugeot, Opel ve Citroen bayiliğini yapan Gülan Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gülan, aralık ayında pazarın beklentilerin de üzerinde hareketli olduğuna dikkat çekti. Gülan aralıkta pazarın hareketli olmasının en önemli nedenlerinden birinin de markaların pazar paylarını korumak adına gerekirse zararına satış yaparak stokları eritme telaşına düşmesi olduğunu söyledi. Bir diğer etken de filo satışlarının hareketlenmesi oldu. Gülan, “Piyasa hareketli, aralık ayında 165-175 bin arasında pazar bekliyoruz. Pandemiyle birlikte ötelenen talep de henüz tam karşılanamadı. MB’nin faiz indirimi de satışlara pozitif etki yapacak. Vatandaşın bireysel kredi kullanımının artacağını hissediyoruz. Sıfır faiz kampanyaları da devam ediyor. Önümüzdeki yıl da pazar 1 milyonun üzerine çıkacağı yönünde beklenti var” diye konuştu.

“Matrah güncellemesi ancak elektriklide olur”

Türkiye otomotiv sektöründe iki yıldır ÖTV matrahları güncellenmiyor. Bu sebeple yüzde 80 ÖTV bareminin altında araç bulunmuyor. Matrah güncellemesi yapılsaydı fiyatların ortalama yüzde 6’ya yakın düşebileceği bilgisini paylaşan sektör uzmanları, bu konuda umutsuz. Sektör temsilcileri her fırsatta piyasada ÖTV matrah artışına ihtiyaç olduğunu vurgulasalar da hükümetin enfl asyonla mücadele hedefleri doğrultusunda bu adımı atması bekleniyor. Sektörün önde gelen bazı isimleri ise matrah artışının elektrikli araçlar için gündeme gelebileceğini öngörüyor. Elektrikli araçlarda yüzde 10 ve yüzde 30 ÖTV baremlerinin çok düşük kaldığı belirtilirken, matrah artışının Togg’un satışlarına da pozitif yansıyacağı ifade ediliyor. Diğer yandan, 2024 yılında döviz kurunun hareketli olmaması nedeniyle fiyatların enflasyonun altında kaldığını hatırlatan otomotivciler, yılın başında ise yeniotomobillere fabrika çıkış zammı geleceğini söyledi.

“Engelliye yeni düzenleme yerli payını artıracak”

EKONOMİ’ye konuşan sektör temsilcileri, 2025 yılında pazarı etkileyecek önemli gelişmelerden birinin de geçen hafta engellilere yönelik araç satışındaki yeni düzenleme olduğuna vurgu yapıyor. Yapılan düzenlemeye göre, ÖTV istisnası için yüzde 40 yerlilik şartı getirildi. ÖTV istisnası olarak engelli vatandaşlara yapılan satışlarda yerlilik oranı yüzde 40’a, bu istisna kapsamında alınan araçlar için elde tutma süresi de 5 yıldan 10 yıla çıkarıldı. Otomotivcilere göre, yerli araçları desteklemek için atılan bu adımın ithal markaları özellikle yılın ilk çeyreğinde zora sokacak. Bazı markaların mevcut siparişleri gözden geçirmesi gerekecek. Öte yandan, düzenleme 2024 yılında yüzde 30’un altına inen yerli araç satışlarına ise olumlu yansıyacak. Bu kapsamda bu yıl, 200 bine yakın ÖTV muafiyetli araç satışı öngörülüyor.

Araç kiralamada büyüme umudu 2025’e kaldı

Tüm Oto Kiralama ve Mobilite Kuruluşları Derneği’nin (TOKKDER) son raporuna göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın ilk dokuz ayında 64 milyar 200 milyon TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 48 bin 300 adet aracı filosuna kattı. Yılın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün aktif büyüklüğü 217 milyar 800 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün toplam araç sayısı yıllık bazda yüzde 0,2 azalarak 253 bin 500 adede geriledi.

TOKKDER Başkanı Kağan Yaşa, “Operasyonel araç kiralamaya talep olmasına rağmen, enflasyondaki artışla beraber kira fiyatlarının artması ve finansman kaynaklarına erişimdeki engeller sebebiyle büyüme beklentinin altında kaldı. Enflasyonun kontrol altına alınması ve finansmana erişimin olması durumunda sektörümüz tekrar büyüme sürecine girecek. Operasyonel araç kiralama sektörünün yılın son çeyreğini de benzer şekilde bir miktar düşüş ile kapatacağını tahmin ediyorum. 2025 yılında ise sektörün gelişimini ekonomik aktivitenin seyri, finansmana erişim ve maliyetler belirleyecek” diye konuştu.

“Satış sonrasının seyrini faiz indirimi belirleyecek”

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Başkanı Ali Özçete, 2024’ün otomotiv satış sonrası sektörü için hafif durağan bir yıl olarak tamamlandığını belirtti. Özçete, satışlardaki düşüşün nedenlerini krediye erişim zorlukları, nakit akışı dengesizlikleri, enerji ve hammadde maliyet artışları, talep daralmaları ve araç bakım periyotlarının ertelenmesi olarak sıraladı. 2025’te satışları etkileyecek en önemli faktörün faiz indirimleri olacağını, bu sayede yurtiçi piyasada arz-talep dengesinin yeniden canlanacağını ifade eden Özçete, Ayrıca Afrika ülkelerine açılacak yeni ihracat pazarları ve Çinli yatırımcıların üretim yatırımlarının sektöre büyüme ve istihdam katkısı sağlayacağını vurguladı.

Kaynak: Aysel YÜCEL – EKONOMİM.COM

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı

 Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı

Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.

Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.

Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.

Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”

Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.

Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.

Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.

 

Continue Reading

Blog

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.

MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım

MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.

MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.

Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”

MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”

“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”

Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”

Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye

Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.

Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.

Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.

Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Continue Reading

Blog

TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı  

Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

 

TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.

 

Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.