Blog
SUV Pazarının Yeni Lider Adayı JAECOO 7, 4×2 ve 4×4 Seçenekleriyle Türkiye’de!
Çinli sofistike off-road SUV markası JAECOO, küresel pazardaki ilk modeli JAECOO 7’yi Avrupa’da İngiltere, İspanya, İtalya, Polonya ve Rusya’nın ardından Türkiye’de de satışa sundu. Üst seviye teknolojiye sahip donanımları ve sürüş sistemleriyle hem şehir içi hem de arazi şartlarına uygun olarak tasarlanan JAECOO 7, 1 milyon 920 bin TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de yollara çıkmaya başladı. 1.6 litrelik turbo beslemeli benzinli motoru ve 7 ileri çift kavramalı DCT şanzıman kombinasyonuyla satışa sunulan JAECOO 7’de, Revive ve Evolve isimli iki farklı donanım seviyesi sunuluyor. Türk kullanıcılara devrim niteliğinde bir off-road deneyimi yaşatmayı vadeden yeni araç, zorlu arazi şartlarına uygun SUV’ların sofistike formlu yeni neslini temsil ediyor. Hem dört tekerlekten çekişli hem de önden çekişli versiyonu bulunan JAECOO 7, zengin güvenlik ve konfor donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yeni nesil off-road SUV’ların öncüsü olarak tanımlanan JAECOO 7, markanın Ar-Ge ve üretim becerilerini ve özellikle arazideki teknik gücünü tam olarak gözler önüne seriyor. 2024 yılında ilk etapta 17 ilde 22 ayrı noktada satış ve satış sonrası hizmeti verecek yetkili satıcı ve servisi ile hizmete başlayan JAECOO Türkiye, eylül ayı itibarıyla showroom sayısını 30’un üzerine çıkartmayı hedefliyor.
Yeni nesil arazi aracı markası JAECOO, merakla beklenen ilk kentsel off-road SUV modeli JAECOO 7’yi Türkiye’de satışa sundu. “Klasikten Gelen, Klasiğin Ötesine” felsefesiyle tanıtılan, üst seviye teknolojiye sahip donanımları ve sürüş sistemleriyle hem şehir içi hem de arazi şartlarına uygun olarak tasarlanan JAECOO 7, 1 milyon 920 bin TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de yollara çıkmaya başladı. 1.6 litrelik turbo beslemeli benzinli motoru ve 7 ileri çift kavramalı DCT şanzıman kombinasyonuyla satışa sunulan JAECOO 7, Revive ve Evolve isimli iki farklı donanım seviyesiyle sunulan 4×2 ve 4×4 çekiş sistemi seçenekleriyle showroomlarda yerini aldı. 2024 yılında ilk etapta 17 ilde 22 ayrı noktada satış ve satış sonrası hizmeti verecek yetkili satıcı ile hizmete başlayan JAECOO Türkiye, eylül ayı itibarıyla showroom sayısını 30’un üzerine çıkartmayı hedefliyor
Yeni nesil off-road SUV’ların öncüsü!
Yılın ilk yarısında marka lansmanıyla Türkiye pazarına giriş yapan JAECOO’nun yeni nesil ilk SUV’u olan JAECOO 7 modelleri, Çin’in Dalian kentinden denize açılarak temmuz ayının ikinci yarısında Türkiye limanına ulaşmıştı. Bu sevkiyat, aynı zamanda JAECOO markasının Avrupa pazarına yönelik en yüksek adetli sevkiyatı olma özelliğine sahip. Türk kullanıcılara devrim niteliğinde bir off-road deneyimi yaşatmayı vadeden yeni araç, zorlu arazi şartlarına uygun SUV’ların sofistike formlu yeni neslini temsil ediyor. Önden çekişli versiyonu da bulunan yeni araç, zengin güvenlik ve konfor donanımlarıyla dikkat çekiyor. Yeni nesil off-road SUV’ların öncüsü olarak tanımlanan JAECOO 7, markanın Ar-Ge ve üretim becerilerini ve özellikle arazideki teknik gücünü tam olarak gözler önüne seriyor.
Performans ve verimlilik bir arada!
Türkiye’de Revive donanımlı 4×2 ve Evolve donanımlı 4×4 olmak üzere iki farklı çekiş ve donanım seçeneği ile satışa sunulan JAECOO 7 modelinde 1598 cc’lik 4 silindirli, turbo beslemeli, direkt benzin enjeksiyonlu motor kullanılıyor. 1.6 TGDI motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik DCT şanzımanla kombine ediliyor.
Her iki versiyonda da 235/50 R19 ölçülerinde lastiklerle yollara çıkan JAECOO 7’nin her iki donanımdaki versiyonda da ön frenler hava soğutmalı disk ve arka frenlerde de disk kullanılarak güvenli ve mutlak yavaşlama sağlanıyor. JAECOO 7’de yer alan önde McPherson, arkada da çok noktadan bağlantılı bağımsız süspansiyon sayesinde konfor ve dinamizm bir arada sürüş keyfine odaklanılmasını sağlıyor. Yakıt tüketiminde verimlilikleriyle dikkat çeken JAECOO 7’nin 4×2 versiyonunda 3 farklı, 4×4 versiyonunda ise tüm zeminlerde akıllı sürüşe olanak tanıyan 7 farklı sürüş modu bulunuyor. Önden çekişli JAECOO 7, 0-100 km/s hızlanmasını 10,8 saniyede tamamlarken, 4×4 versiyonda bu süre 12 saniyede tamamlanıyor. Bununla birlikte her iki versiyonda da 180 km/s maksimum hıza çıkabiliyor. 4500 mm uzunluğunda, 1865 mm genişliğinde ve 1680 mm yüksekliğindeki JAECOO 7’nin aks mesafesi 2672 mm. 1599 kg (4×4 versiyonda 1724 kg) boş ağırlığındaki JAECOO 7’nin bagaj hacmi 424 litre.
Her açıdan zengin donanım seçenekleri!
2 farklı donanım seviyesiyle Türkiye pazarına giriş yapan JAECOO 7’nin önden çekişli versiyonlarında (4×2) sunulan kapsamlı Revive donanımında; Anahtarsız Giriş & Çalıştırma, Ön ve Arka Park Sensörü, 540 derece Gelişmiş Görüş Sistemi, Çift Bölgeli Otomatik Klima, Otomatik Bagaj Kapağı, Açılabilir Panoramik Cam Tavan, 6 Yönlü Elektrikli Sürücü Koltuğu, Isıtmalı Ön Koltuklar, Ön Koltuklar Arasında Soğutmalı Bölme, Sürüş Modları (Eco, Normal, Sport), 19 inçlik Alüminyum Alaşımlı Jantlar, LED Ön Farlar, LED Gündüz Aydınlatması, LED Arka Stop Lambası, Elektrikli, Isıtmalı ve Otomatik Katlanır Yan Aynalar, 64 Renkli Ambiyans Aydınlatması, Deri Direksiyon, Deri Koltuklar, 2 USB Çıkışı (Ön ve Arka) (Tip A ve Tip C), 10,25 inçlik Gösterge Paneli, 13.2 inçlik Multimedya Ekranı, Akıllı Sesli Komut Sistemi, Bluetooth, e-call, Kablosuz CarPlay ve AndroidAuto, Kablosuz Sarj, Yarı Boy Stepne, Ön ve Bagajda 12V Güç Çıkışları standart olarak sunuluyor.
Evolve donanım paketinin sunulduğu dört tekerlekten çekişli (4×4) JAECOO 7’de bunlara ek olarak; Sanal Gösterge Paneli, 14.8 inçlik Multimedya Ekranı, 7 Farklı Sürüş Modu (Kum, Çamur, Kar, Off-road, Eco, Normal, Sport), 4 Yöne Ayarlanabilir Elektrikli Ön Yolcu Koltuğu, Hafızalı Sürücü Koltuğu ve Yan Aynalar, Ön Koltuk Soğutma, Arka Koltuk Isıtma, Isıtmalı Direksiyon, Isıtmalı Ön Cam ve SONY Ses Sistemi sunuluyor.
Güvenlik sistemleri her iki versiyonda da standart!
Türkiye’de iki farklı donanım seviyesinde satışa sunulan JAECOO 7’de; Trafikte Sürüş Asistanı, Ön Hava Yastıkları, Yan Hava Yastıkları (Ön) ve Perde Hava Yastıkları, Akıllı Hız Sabitleme Sistemi, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Ön ve Arka Çarpışma Uyarı Sistemi, Şerit Konumlandırma Asistanı, Araç, Yaya ve Bisiklet Tanıma Özellikli Aktif Acil Durum Freni, Açık Kapı Uyarı Sistemi ve Çoklu Çarpışma Önleme Sistemi ve Akıllı Kaza Önleme Sistemi standart olarak sunuluyor.
Tasarımıyla henüz ilk bakışta gönülleri fetheden JAECOO 7, yeni nesil şehirli bir arazi aracı olarak JAECOO’nun yenilikçi ve tescilli teknolojisi ARDIS- Tüm Zeminlerde Akıllı Sürüş Sistemi ile etkileyici bir sürüş deneyimi sunuyor. Bu gelişmiş sistem, JAECOO 7’nin yedi farklı sürüş senaryosunda şehir içi, banliyö, otoban, kum, su, kar, çamur, koşullarında güvenle ilerlemesine olanak tanıyarak kullanıcılara her türlü sürüş koşulunda üst düzey bir sürüş deneyimi sağlıyor. Dik eğimli zemin senaryolarında JAECOO 7’nin 200 mm yerden yüksekliği, 21 derece yaklaşma ve 29 derece uzaklaşma açıları, sert geçiş kabiliyeti açısından tipik şehir SUV’larının çok ötesine geçerek karmaşık durumlarda bile üstün arazi kabiliyetleri sağlıyor. JAECOO’nun benzersiz tork dağılımlı 4 çeker kontrol sistemi, gerçek zamanlı tork dağılımına ve yol koşullarına bağlı olarak arka tekerlek torkunun dinamik olarak ayarlanmasına olanak tanıyor. Bu sistem, zorlu arazi koşulları dahil olmak üzere genel sürüş performansını önemli oranda artırırken araç stabilitesini, sürüş güvenliğini ve yolcu konforunu da daha ileriye taşıyor.
Off-road sürüşleri, zemin koşulları itibarıyla bir hayli özen ve güvenlik gerektiriyor. Bu noktada, JAECOO 7’de yer alan yenilikçi enerji emici kafes benzeri gövde tasarımı, yüksek dayanımlı çeliğin kapsamlı kullanımı ve yenilikçi ADAS sistemleri gelişmiş bir güvenlik seviyesi sağlıyor. JAECOO 7, yaklaşma açısı, uzaklaşma açısı, yerden yükseklik ve su geçiş derinliği gibi değerler açısından en zorlu arazi koşullarıyla rahatlıkla baş edebilecek üstün nitelikler sergiliyor. Ayrıca JAECOO 7, sınıfında öncü 14.8 inç boyutunda ultra büyük bilgi-eğlence sistemi ve yeni W-HUD arazi tipi baş üstü gösterge ile donatılıyor. Böylece model, çoklu ekran etkileşimini kolayca sağlıyor. Çevre görüş sistemi ise ek olarak 540 derece panoramik şeffaf şasi görüşüyle, doğrudan çevre ve gövde altı koşulları hakkında bilgi aktararak karmaşık yol koşullarında kapsamlı ve çok yönlü güvenlik sunuyor. Böylece kullanıcıların, otomobili kolaylıkla sürmelerine ve endişelenmeden araziye çıkmalarına olanak tanıyor. JAECOO 7 ayrıca telefon şarjlarının yüzde 20’den yüzde 80 şarj oranına ulaşması için sadece 40 dakika gerektiren sektörün en yüksek 50W kablosuz hızlı şarjı ile donatılıyor. Bu ünite ister şarj gücü, ister ısı dağılımı olsun, benzer seviyedeki şarj cihazlarından daha iyi performans göstererek arazi maceraları sırasında telefonun pil ömrüyle ilgili endişeleri hafifletiyor
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

