Blog
Yeni Audi S3: Yüksek performanslı, çevik, etkileyici
Audi, geçtiğimiz günlerde pazara sunduğu Audi A3 modelinin ardından, şimdi ailenin S3 versiyonunu tüketicileriyle buluşturuyor. Kapsamlı bir güncellemenin ardından 333 PS güç çıkışı ve 420 Nm’lik torkuyla artırılmış bir performansa sahip model, tork dağılımı ve dinamik plus moduyla çevik bir kullanım sunuyor. Audi S3’te etkileyici tasarım ve seçilebilir gündüz sürüş farı imzaları güncellemede dikkat çeken özellikler olarak öne çıkıyor.
Birçok yeni özellik sayesinde bir güncellemeden daha fazlasını sunan Audi S3, satışa sunuldu. Audi S3’te yer alan güç artışı, tork dağılımı ve diğer teknolojik özellikler daha fazla performans ve atik sürüş özellikleri sağlıyor. Kompakt model, etkileyici ön tasarım, sportif difüzör ve dört çıkışlı performans tipi egzoz sistemiyle artan dinamiklerini görünümüne yansıtıyor. Audi S3, 4.750.643 TL’den başlayan fiyatlarla Sportback ve Sedan kasa tipiyle Audi showroomlarında satışa sunuluyor.
Daha fazla performans: 333 PS ile 2.0 TFSI
333 PS (245 kW) güç ve 420 Nm tork ile Yeni Audi S3* her zamankinden daha güçlü. Makyajla birlikte 2.0 TFSI motor 23 PS daha fazla güç ve 20 Nm daha fazla tork sağlıyor. Böylece üstün hızlanma ve çevik sürüş sunuyor. S3, 0-100 km/s hızlanmasını 4,7 saniyede tamamlıyor. 2.100 ila 5.500 d/d aralığında olmak üzere geniş bir devir bandında maksimum tork sağlıyor. Maksimum hızı ise 250 km/s ile sınırlı. Ayrıca motor ve şanzıman daha sportif bir kurulumla dikkat çekiyor. Sabit bir hızda ve düşük ile orta hızlanma anındaki düşük güç gereksiniminde önceden yüklenen turbo, basıncı sabit bir şekilde tutuyor. Böylece anlık güç gereksiniminde gaz kelebeğinin açılmasıyla performansı artıyor. Daha yüksek ilk hareket torku sayesinde yedi vitesli S tronic şanzıman daha seri bir kalkış sağlıyor. Ayrıca, tam yük altında vites değiştirme süresi yarıya indirildi ve D sürüş modunda kısmi güç gereksinimlerindeki motor devirleri artırıldı. Bu da kullanıcıya çok iyi bir tepkime sağlıyor.
Daha fazla sürüş dinamiği: Tork dağılımı quattro güç-aktarma sistemi
Tork dağılımı sağlayan quattro güç aktarma sistemi RS 3’ün ardından artık S3’te de sunuluyor. Hem çevikliği hem de sürüş dengesini artıran bu teknoloji, arka tekerlekler arasında tamamen değişken tork dağılımı sağlıyor. Tork dağılımı, sürüş koşullarına ve seçilen Audi drive select moduna bağlı olarak, torku viraj içindeki ve dışında arka tekerlekler arasında en iyi şekilde dağıtmak üzere her bir tahrik milinde elektronik olarak kontrol edilen çok plakalı bir kavramadan yararlanıyor.
Daha heyecan verici bir deneyim: Audi drive select modu dinamik plus
Audi drive select, konfor odaklıdan son derece dinamik bir sürüş deneyimine kadar geniş bir yelpazede altı farklı mod sunuyor. Tanıdık profillere (otomatik, konfor, dinamik, verimlilik ve bireysel) ek olarak, Yeni S3, yüksek sürüş dinamikleri sağlayan yeni dinamik plus moduna da sahip. Bu modda tork dağılımı arka aksa ve viraj dışındaki arka tekerleğe mümkün olduğunca fazla tork göndererek kullanıcıya arkadan kayma sürüş imkanı sağlıyor. Elektronik stabilite kontrolü (ESC) Sport modunda otomatik olarak aktif hale geliyor. ESC sisteminin zarif müdahaleleri, farklı sürtünme katsayılarına sahip yüzeylerde daha fazla ve daha heyecan verici bir sürüş deneyimi sağlıyor. Ayrıca motor ve şanzıman dinamik plus modu için özel olarak ayarlandı. Dinamik modla karşılaştırıldığında, 2.0 TFSI motorun rölanti devir performansı 200 d/d artışla 1.300 d/d’ye çıkarıldı. Ayrıca gaz kelebeği tepkisi daha direkt olacak şekilde ayarlandı. Şanzıman daha kısa vites geçişlerine ek olarak daha geç vites büyütme ve daha erken vites küçültme davranışıyla sürüş dinamiklerini daha da yukarıya taşıyor.
Daha hassas bir yapı: sürüş optimizasyonları
Daha sert ve negatif kambere izin veren yeni rulmanlar sayesinde yeni S3’ün direksiyon tepkisi artırıldı ve daha fazla yanal kontrol sağlandı. Bu sayede, daha iyi tutuş ve daha dinamik sürüş elde ediliyor. Optimize edilen ilerici direksiyon sistemi S3’e daha hassas viraj davranışları sağlıyor. S spor süspansiyon, S3 modellerinde standart olup A3 ile kıyaslandığında gövdeyi 15 mm alçaltıyor. S3 için özel olarak ayarlanan süspansiyon kontrol sistemleri dinamik viraj ve sürüş davranışlarını beraberinde getiriyor. Limitlerde gelişmiş stabilite ve gelişmiş yol tutuş özellikleri sağlıyor.
Daha etkin fren performansı: daha büyük fren diskleri
S3 makyajla birlikte önde daha büyük hava kanallı fren diskleriyle donatıldı. 18 inçlik çelik fren diskleri bir öncekine oranla 4mm kalınlaştırılarak 357 mm’ye 34 mm ölçülerine geldi. Öndeki iki pistonlu kaliperler de yeni.
Daha dikkat çekici: İlerici tasarım
Makyajla birlikte Audi S3 daha da sportif ve gergin bir görünüme kavuştu. Altıgen, çerçevesiz Singleframe ızgara yenilendi ve belirgin şekilde daha düz ve daha geniş bir yapıya kavuştu. L şeklindeki tasarım öğeleri ve büyük yan hava girişleriyle birlikte hacimli ızgara, S3’ün dinamik karakterini vurguluyor. Motorsporlarından esinlenen iki dikey kola sahip dikkat çekici ön spoyler, bu iki unsuru birbirine bağlıyor ve S3’ü görsel olarak daha da alçak gösteriyor.
Daha özgün: dört adede kadar farklı gündüz sürüş farı imzası
Yeniden tasarlanan Singleframe ızgara gibi far tasarımı da önemli ölçüde daha düz bir tasarıma sahip. Böylece Audi A3 serisinin genişlik algısı daha da güçleniyor. LED ve Matrix LED farlardaki dijital gündüz farlarını oluşturan 24 pikselli hücreler gövdenin üst kenarında üç sıra halinde düzenlenmiş durumda. Artık MMI üzerinden dört adede kadar farklı dijital gündüz sürüş farı imzası seçmek ve aralarında geçiş yapmak mümkün. Bu sayede kullanıcılar otomobilinin ifadesini istediği zaman değiştirebiliyor.
Daha karizmatik: keskin iç mekân tasarımı
Daha da etkileyici dış tasarımla bütünlük oluşturmak adına iç tasarım da önemli ölçüde keskin bir görünüm sergiliyor. İç mekân, vites kolu tasarımı ve havalandırma ızgaralarından dekoratif kumaş kaplamalara ve yeni iç aydınlatmaya kadar çok sayıda değişiklikle dikkat çekiyor. Ön kapılardaki 300 lazer kesimiyle hazırlanan kumaş panel, göz alıcı yeni bir tasarım unsuru olarak öne çıkıyor.
Suni deri kol dayama ve üç bölgeli konforlu klima standart olarak sunuluyor. Altı düzleştirilmiş üç kollu spor deri direksiyon, çok işlevli kumandalar ve yeni krom direksiyon kulakçıklarına sahip. Entegre başlıklara ve güçlü yan yükseltilere sahip spor koltuklar, gelişmiş yanal destek sağlıyor. Dinamica mikrofiber dışında dekoratif kaplamalar için ayrıca alüminyum ve karbon fiber gibi süslemeler de sunuluyor.
*S3 (ortalama yakıt tüketimi: 8,7 -8,1 l/100 km; ortalama CO2 emisyonları: 198 -185 g/km; CO2 sınıfı: A)
Öne çıkan özellikler
Audi S3 Sportback ve Audi S3 Sedan
Güç-aktarma sistemi
- 0 TFSI;
- 600 – 6.500 d/d aralığında 333 PS (245 kW) güç
- 100 – 5.500 d/d aralığında 420 Nm tork
- 0 -100 hızlanma: 4,7 saniye, maksimum hız: 250 km/s (sınırlı)
- Sabit bir hızda ve düşük ila orta hızlanma anındaki düşük güç gereksiniminde önceden yüklenen turbo, basıncı sabit bir şekilde tutuyor. Böylece anlık güç gereksiniminde gaz kelebeğinin açılmasıyla performansı artıyor.
- 350 bar basınçlı yakıt enjeksiyon sistemi, değişken valf açma özelliğiyle Audi valf açma sistemi (AVS)
- Yedi vitesli S tronic şanzıman için daha sportif kurulum
Süspansiyon
- Daha fazla çeviklik ve denge için arka aksta aktif, değişken tork dağılım özelliğiyle tork dağılımı
- Standart donanımda altı profile sahip Audi drive select dinamik sürüş sistemi; yeni dinamik plus modu
- Daha yüksek ısı dayanımına ve daha yüksek yük kapasitesine sahip 18 inçlik hava soğutmalı fren diskleri (önceki modele göre 4 mm daha kalın)
- Gelişmiş kuru yol tutuş ve fren performansına sahip yeni 19 inç lastik (235/35 R19 91Y XL)
- Daha iyi tutuş, fren ve denge için yeni nesil ESC
- Lastiklerde daha yüksek yanal tutunma ve daha direkt direksiyon tepkisi için yeni alt salıncak burçları ve mafsalları
- Gelişmiş direksiyon tepkisi ve optimize edilmiş dönüş tepkisi için Standart ilerici direksiyon
- S spor süspansiyon standart. Opsiyon Sönümleme kontrollü S spor süspansiyon sistemi (A3’teki standart süspansiyonla karşılaştırıldığında her ikisi de 15 mm daha alçak)
Dış Tasarım
- Sportif dış tasarımı destekleyen unsurlar:
- Yeni tasarımıyla alçak, geniş ve çerçevesiz Singleframe ön ızgara
- Yeniden tasarlanan ön spoylere sahip geniş hava girişleri ve tamponlar
- Araç genişliğini vurgulayan yeni far ve arka aydınlatma tasarımı
- Dikkat çekici difüzör ve dört egzoz çıkışına sahip S’e özgü egzoz sistemi; opsiyon olarak titanyum susturuculu performans egzoz sistemi
- Yeni jant tasarımları (18 inç jantlar standart, opsiyon olarak 19 inç)
- Krom görünümlü yan ayna kapakları standart
- Dijital gündüz sürüş farı imzası ve karşılama/beni eve götür işleviyle LED ve Matrix LED farlar; MMI üzerinden dört adede kadar farklı dijital gündüz sürüş farı imzası seçeneği
- Yeni Metalik Ascari Mavi, Metalik Progresif Kırmızı ve Metalik District Yeşil dışında Mat Daytona Gri olmak üzere yeni gövde renkleri.
İç mekan
- İlerici tasarım, sürücü odaklı kokpit, çok sayıda kişiselleştirme seçeneği
- Yeni malzemeler ve tasarım öğeleri: dekoratif kumaş döşemeler, yeni vites topuzu tasarımı
- Standart özellikler:
- Entegre başlıklara ve belirgin yan yükseltilere sahip spor koltuklar, ön koltuk sırtlıklarında kabartma S logosu
- 3 kollu çok fonksiyonlu, alt tarafı düzleştirilmiş spor deri direksiyon
- Alüminyum tarzında iç mekân uygulamaları
- Siyah kumaş iç tavan
- Paslanmaz çelik pedallar
- S logolu alüminyum eklere sahip aydınlatmalı kapı eşikleri
- Orta kol dayama ve bardak tutucular
- Suni deri kol dayama
- Üç bölgeli konforlu iklimlendirme
- 30 adet kişiselleştirilebilir rengiyle ambiyans aydınlatma paketi plus
- Sürücü ve ön yolcu için bağımsız sıcaklık kontrolleri ve arka koltuklar için ek kontrol özelliğiyle üç bölgeli konforlu iklimlendirme
- Opsiyonel özellikler:
- Alüminyum ve karbon dekoratif süslemeler ve elmas dikişli fine nappa deri koltuklar
- Kapılarda aydınlatmalı kumaş panelli ambiyans aydınlatma paketi pro
- Daha fazla konfor için hafıza fonksiyonlu elektrikli ön koltuk
Bilgi-Eğlence
- Standart özellikler:
- Audi sanal Kokpit Plus
- Bilgi-eğlence ve araç işlevlerini kontrol etmek üzere ses tanıma özelliği ve dokunmatik ekranda el yazısı algılama özelliği ile 12,3 inç dokunmatik ekran
- DAB+ dijital radyo
- Kablosuz akıllı telefon şarjı ile Audi telefon tutucu aydınlatması
- Önde ve arkada USB – C bağlantı noktaları (şarj)
- Opsiyonel özellikler:
- Çevrimiçi ve hibrit radyo
- Standart kablosuz şarja ek olarak, mümkün olan en iyi eller serbest görüşme kalitesi için harici antenli Audi Phone Box
- Sürükleyici bir ses deneyimi için önde sanal 3-Boyutlu ses özelliği ile Sonos Premium Ses Sistemi
- Sürücünün doğrudan görüş alanında önemli bilgileri gösteren Head-Up Gösterge Ekranı
Sürüş Asistan sistemleri
- Audi Pre-Sense ile çarpışma önleme ve dönüş yardımcısı, şeritten ayrılma uyarısı, Adaptif Hız Sabitleme ve Park asistanı ile zengin standart güvenlik donanımı
| Audi Grubu, premium ve lüks segmentte otomobil ve motosiklet üretimi gerçekleştiren en başarılı üreticilerinden biridir. Audi, Bentley, Lamborghini ve Ducati markaları 13 ülkede 22 tesiste üretim yapıyor. Audi ve ortakları dünya çapında 100’den fazla pazarda faaliyet gösteriyor.
2022 yılında 1,61 milyon adet Audi, 15.174 adet Bentley, 9.233 adet Lamborghini ve 61.562 adet Ducati modelini müşterilerine teslim eden Audi Grubu, 2022 mali yılında toplam 61,8 milyar Euro gelir ve 7,6 milyar Euro faaliyet karı elde etti. Audi Grubu 2022 yılı itibarıyla, 54 binden fazlası Almanya Audi AG olmak üzere dünya genelinde 87 binden fazla kişiyi istihdam ediyor. Etkileyici markaları, yeni modelleri, yenilikçi mobilite çözümleri ve son derece farklı hizmetleriyle grup, sürdürülebilir, bireysel, premium mobilite sağlayıcısı olma yolunda sistematik olarak ilerliyor. |
|||
Blog
Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı
Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı
Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.
Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.
Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.
Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı
Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.
Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.
Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”
Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.
Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”
Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.
Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.
Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.
-
Otomotiv Sektörü4 hafta önceOpel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!
-
Araba Bakımı4 hafta önceVolvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!
-
Blog4 hafta önceMAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
-
Kamyon-Çekici4 hafta önceYeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı
-
Otobüs6 gün önceTEMSA’dan Litvanya’ya 15 elektrikli araç teslimatı
-
Blog6 gün önceFord Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı

