Blog
Küresel premium motor yağı üreticisi Valvoline, M Oil ile Türkiye’de
- Küresel premium madeni yağ markası Valvoline, M Oil ile Türkiye’de
- Anlaşmayla GüzelEnerji markası M Oil, Valvoline markasının hem münhasır ülke distribütörü hem de üretim ve know-how değişimi haklarına sahip oldu
- İmza töreninde Valvoline Global Ürünler EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Davide Crespi, OYAK Enerji Sektörü Grup Başkanı Yüksel Yılmaz ve GüzelEnerji Genel Müdürü Tolga Işıltan hazır bulundu
OYAK Grubu Şirketleri bünyesinde hizmet veren GüzelEnerji’nin madeni yağlar markası M Oil, ürün gamını dünyanın ilk markalı motor yağı üreticisi Valvoline markasıyla daha da güçlendiriyor. İstanbul’da gerçekleştirilen imza töreniyle M Oil, Valvoline markasının münhasır ülke distribütörü olmasının yanı sıra hem Türkiye’de Valvoline ürünlerinin üretimini gerçekleştirecek hem de 150 yıllık geçmişe sahip markanın bilgi ve deneyimlerine erişebilecek.
30 Mayıs 2023 tarihinde Valvoline Global Ürünler EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Davide Crespi, OYAK Enerji Sektörü Grup Başkanı Yüksel Yılmaz’ın katılımıyla imza töreni gerçekleştirildi. Törende ayrıca Valvoline yöneticileri ile ve GüzelEnerji yönetim ekibi de hazır bulundular.
M Oil, 2020 yılında yüzde 1.1 olan pazar payını 2022 yılı sonuna kadar yüzde 1.9’a çıkarttı ve madeni yağlar alanındaki gücünü ortaya koydu. Gerçekleştirilen anlaşma ile Valvoline markası, M Oil’in motor yağının yanı sıra endüstriyel yağlar alanında da büyümesine önemli katkı sağlayacak. Distribütörlük ve Lisans Anlaşması kapsamında ilk etapta Valvoline markasının motor, şanzıman ve endüstriyel yağlar ürün grupları ile gres yağı satışına başlanacak.
2020-2030 döneminde yüzde 60 oranında büyüme göstermesi beklenen madeni yağlar sektörünün ekonomik ve sosyal gelişiminde önemli rol oynayacak bu anlaşma, GüzelEnerji ve Valvoline’in madeni yağlar sektörünü ileri taşıma kararlılığının bir ifadesi anlamına geliyor. Benzer şekilde madeni yağ endüstrisi, Türkiye’nin kimya ihracatının yüzde 14’ünü oluşturuyor ve ülkemiz madeni yağ sektöründe hem üretim hem de ihracatta dünyada 16’ncı sırada yer alıyor. Türkiye’nin madeni yağ üretimi yakın bölge için de stratejik önem taşıması nedeniyle 2022’de yüzde 50 oranında artan ihracatın bu yıl yüzde 15 daha büyüyeceği öngörülüyor.
M Oil çatısı altında yer alacak Valvoline ürünleri arasında sentetik yapılı motor yağı Synpower, uzun metrajlı motor yağı Maxlife, premium motor yağı Profleet, performans odaklı motor yağı All Climate, şanzıman yağları ATF – DCT – HD Gear – HD TDL Pro, endüstriyel yağ Circulation ve gres yağları Multipurpose Lithium – Multipurpose Complex – Industry Calsul bulunuyor.
Yılmaz: “Valvoline ile M Oil ürün gamına küresel premium marka ekledik”
OYAK Enerji Sektörü Grup Başkanı Yüksel Yılmaz, “OYAK Genel Müdürümüz Sayın Süleyman Savaş Erdem’in sürdürülebilir büyüme stratejisi ekseninde GüzelEnerji’nin pazarlama ve satışını gerçekleştirdiği markaları yeni küresel markalarla güçlendirmeyi sürdürüyoruz ve dünyanın en büyük madeni yağ üreticilerinden biri olan Valvoline markasını Türkiye ile buluşturacak olmanın gururunu yaşıyoruz. Kendi yağını üreten küresel premium madeni yağ markası Valvoline, 150 yıllık geçmişiyle dünyadaki ilk motor yağı markası. Atılan imzayla M Oil, Valvoline’in hem münhasır ülke distribütörü hem de üretim hakkı veren lisans anlaşmasının sahibi oldu.
Ülkemiz ve bölgemizde hızla artan ihtiyaçları göz önünde bulundurarak sektörel gelişime yön vermek hedefiyle dünyanın ilk motor yağ markası olan Valvoline’i ülkemizde lisanslı olarak üretmek ve bugün 140 üzeri ülkedeki varlığıyla madeni yağlar sektöründe liderliği göğüsleyen bu markanın prestijli ürünlerini ülkemize ve bölgemize sunmak üzere önemli bir adım attık. Bilindiği üzere GüzelEnerji markamız ile 2020 yılında başlattığımız yeni nesil enerji odaklı vizyon dönüşümümüz tüm hızıyla sürüyor. Bu yeni iş birliğimiz de madeni yağlar alanındaki vizyoner hedeflerimizin bir yansımasıdır.
Bu iş birliğiyle, madeni yağlar alanındaki gücümüze güç katacağız. M Oil ürün gamımızı tamamlayıcı bir şekilde premium otomobillerden endüstrilere geniş bir alanda Valvoline’in yenilikçi ve kaliteli portföyünden ilk aşamada yaklaşık 50 ürünü ülkemiz ve bölgemizin hizmetine sunacağız. Daha sonra süreç içinde kademeli olarak sektörün ihtiyacı olan tüm ürün gamını ekleyeceğiz.
Ayrıca yatırımları süren yeni üretim tesisimizde yakın zamanda Valvoline madeni yağlarının Türkiye’de lisanslı üretimine başlayacağız ve bu prestijli markanın yetkili temsilciliğini üstlenerek, ülkemiz ve bölgemizdeki satış ve pazarlama operasyonlarında Valvoline ile yeni bir yol arkadaşlığı başlatmış olduk.
Bunun yanı sıra güçlü satış ve pazarlama ağı ile de sektördeki varlığımızı da hızla güçlendireceğiz. Bu kapsamda hedefimiz ilk 5 yılda ulaşacağımız yüzde 2,0’lik Valvoline pazar payı ile toplam pazar payımızı yüzde 7,0 seviyesine yükseltmek. Ayrıca Orta Doğu, Afrika ve Türki Cumhuriyetler başta olmak üzere M Oil ürünlerimiz ve sonrasında lisanslı Valvoline ürünleri ile ihracatta da önemli bir başarı yaratmak” dedi.
Davide Crespi: “Valvoline için kilit öneme sahip bir pazarda yeni bir iş birliğine başlıyoruz”
Valvoline markasının 150 yıldır motor yağları, endüstriyel yağlar, gresler ve kimyasal ürünler üretiğini ve otomotiv endüstrisinde uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirten Valvoline Global Ürünler EMEA Bölgesi Başkan Yardımcısı Davide Crespi, “150 yıllık geçmişimizde müşterilerimize ve iş ortaklarımıza yüksek kaliteli ürünler ve çözümler sunmaya odaklandık. Bugün, Valvoline için kilit öneme sahip bir pazarda yeni bir iş birliğine başlayacağımızdan dolayı önemli bir dönüm noktası. Türkiye dinamik ve canlı bir pazar ve ayrıca Valvoline için öncelikli ülkelerden biri. Son birkaç yıldır vizyonumuzla uyumlu, değerlerimizi paylaşan, birlikte büyümeye ve genişlemeye devam edebileceğimiz güçlü bir ortak arıyorduk. Bugün attığımız imzayla müşterilerimize en iyi hizmeti sunacak bir ortakla başarılı bir yolculuğa başladık. Birlikte, pazarın mevcut ve gelecekteki ihtiyaçlarını karşılamak ve müşterilerimizin büyümesini ve başarılı olmasını sağlamak için ürün ve hizmetler bağlamında güçlü bir yol haritası oluşturacağız. Dağıtım işini kaliteli ve yetenekli ellere bıraktığımızdan emin olduğumuz gibi hem Türkiye’de hem bölgede büyümeye katkı sunabilecek üretim ayak izini artırmayı da dört gözle bekliyoruz. Bu projede yarattıkları güven, ortaya koydukları güçlü iş birliği ve gösterdikleri bağlılıktan dolayı GüzelEnerji ekibine, Valvoline’deki arkadaşlarımıza ve bu yolculukta her iki şirkete de destek olan herkese teşekkür ediyorum” dedi.
M Oil’in hedefi 2023 yılında 14 bin 500 ton ihracat ile kendi rekorunu aşmak
Türkiye’nin madeni yağlar alanındaki yetkinliğini gözler önüne seren M Oil markası, gerek üretim kabiliyeti gerek ülkenin her noktasına ulaşan satış ve pazarlama kanallarıyla önemli bir başarıya sahip. Bu kapsamda, yüksek tercih edilme oranı ile 2022 yılında hedeflerinin üzerinde bir performans sergiledi ve hedefini yüzde 10, 2021 performansını ise yüzde 39 aştı. 2020 yılında yüzde 1,1 olan pazar payını da 2022 yılı sonunda yüzde 1,9 seviyesine taşıdı. Markanın 22 yıllık tarihindeki en yüksek aylık üretim ve satış rakamlarına da bu dönemde ulaşıldı. Eşzamanlı olarak aktif distribütörlük sayısı da 27’ye yükseltildi ve ihracat kanalları oluşturularak yurt dışı satış operasyonları başlatıldı. 2023’ün ilk çeyreği itibarıyla yıllık hedefinin yüzde 11, geçen yılın ise yüzde 61 üzerinde bir performans sergileyen M Oil’in yılsonu hedefi ise 14 bin 500 ton ile yeni bir rekora imza atmak.
Blog
MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.
MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.
MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.
Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.
MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım
MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.
MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.
Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”
MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:
“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”
“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”
Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”
Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye
Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.
Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.
Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.
Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.
Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.
Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.
Blog
TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı
Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.
TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.
Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.
Blog
Özmer Lojistik, Kuruluşunun 20. Yılında Filosuna 30 Adet Volvo Trucks Ekledi!
Volvo Trucks, uluslararası taşımacılık sektöründe faaliyetlerini sürdüren Özmer Lojistik’e 30 adet Volvo FH500 teslim etti. XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirilen Volvo FH500 araçların teslimatı; Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk’ün katılımıyla gerçekleştirildi.
Volvo Trucks, ağır ticari araç pazarındaki etkinliğini yeni teslimatlar ile güçlendiriyor. Petrol, inşaat, ithalat, ihracat ve sanayi alanlarında faaliyetleri bulunan Özmer Lojistik, filo alımında Volvo Trucks markasını tercih ederek, toplam 30 adet Volvo FH500’ü filosuna ekledi. Uluslararası taşımacılıkta kullanılacak olan 30 adet Volvo FH500; XL kabin, retarder, ADR, deri direksiyon, yan görüş kamerası, GSR ve full güvenlik paketi ile kişiselleştirildi. Teslimat törenine Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun ile Kamyon Saha Satış Müdürü Umut Şahin, VFS Finansman A.Ş Ülke Satış Müdürü Emrah Barış ile Bölge Müdürü Tuncay Alev ve Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk, Yönetim Kurulu Üyesi Mert Öztürk ile Operasyon Müdürü Emre Öztürk katıldı. Özmer Lojistik, yeni kamyon alımlarında Volvo Finansman A.Ş. (VFS) tarafından sağlanan ödeme koşullarından yararlandı.
Utku Uzun: “Yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz”
İlk kez Özmer Lojistik ile iş birliği gerçekleştirdiklerinin altını çizen Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Ülke Müdürü Utku Uzun, “Volvo Trucks’ın sunduğu kalite, güvenlik ve sahip olma maliyeti avantajlarını iş ortaklarımıza aktarabildiğimiz yeni ve güçlü iş birliklerine imza atıyoruz. Özmer Lojistik, kuruluşunun 20’nci yılında filosunu büyütme kararı aldı ve tercihini Volvo Trucks’tan yana kullandı. İş birliğimizin Özmer Lojistik ailesine hayırlı olmasını diliyor, önümüzdeki dönemde de iş birliğimizi sürdürmeyi temenni ediyoruz” dedi.
Ömer Öztürk: “Kamyon filomuzu 30 adet Volvo Trucks ile güçlendirdik”
Yeni filo alımları ile ilgili bilgiler aktaran Özmer Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Öztürk; “Şirketimizin 20’nci kuruluş yıldönümü olması sebebiyle filomuzu yenilemek istedik. Bu kapsamda 30 adetlik Volvo Trucks alımı ile filomuzu güçlendirme kararı aldık. Türkiye’nin önde gelen firmalarının yurt içi ve yurt dışı taşımalarını üstlenmemiz nedeniyle, operasyonlarımızın gerektirdiği kalite, donanım seviyesi, geniş yetkili servis ağı ve yedek parça bulunabilirliğini de dikkate alarak tercihimizi Volvo Trucks markasından yana kullandık. Bu doğrultuda filomuzu Volvo Trucks araçlarıyla yenileyerek şirketimize yakışan bir adım attık” dedi.
Volvo FH500’ün öne çıkan özellikleri
Volvo Trucks, yüksek verimlilik, güvenlik ve sürücü konforunu bir araya getiren Volvo FH 500 HP 4×2 çekicileri ile lojistik sektöründe hizmet veren şirketlerin öncelikli tercihleri arasında yer alıyor. Uzun yol taşımacılığı için özel olarak optimize edilen Volvo FH500, sahip olduğu yenilikçi teknolojilerle Türkiye’de lojistik filolarının en çok tercih ettiği modellerden biri olarak öne çıkıyor. Volvo FH500’de kullanılan 13 litrelik Euro 6 motor, 500 HP güç ve 2500 Nm tork ile üstün performans sağlarken; I-Shift otomatik şanzıman, I-Torque, I-Roll ve aerodinamik rüzgarlık paketi ile yakıt tüketimini minimum seviyeye indiriyor; toplam 1360 litrelik yakıt deposu ile uzun mesafelerde kesintisiz operasyon imkanı sunuyor. Arka havalı süspansiyon, 13 ton arka aks kapasitesi, disk frenler ve üç seviyeli havalı süspansiyon sistemi, aracın sağlamlığını artırıyor. Çift akü sistemi, yüksek elektrikli ekipman kullanımlı operasyonlar sırasında güvenilir enerji sağlıyor. LED farlar, V-Light gündüz sürüş farları ve arka kamera ise sürüş kolaylığı ve güvenliği destekliyor.
Güvenlik ve sürücü konforu ön planda
Volvo Trucks’ın güvenlik yaklaşımını yansıtan ve GSR II standartlarına uygun olarak donatılan Volvo FH500; Elektronik Stabilite Programı (ESP), Ön Çarpışma Önleyici Sistem, Acil Frenleme Desteği, Şerit Takip Asistanı, Yan Çarpışma Önleme Desteği ve Volvo Dinamik Direksiyon (VDS) ile Pilot Assist yarı otonom sürüş teknolojilerini standart olarak sunuyor.
Globetrotter XL kabin, çift yatak, kabin içi ısıtıcısı, entegre park kliması, 33 litrelik buzdolabı ve geniş depolama alanlarıyla sürücüye uzun yol konforu sağlıyor. Volvo FH500 HP 4×2 çekici, sunduğu yüksek performans, düşük işletme maliyetleri, üstün sürücü konforu ve gelişmiş güvenlik donanımları ile filoların rekabet gücünü artırmayı amaçlıyor.
-
Otomobil4 hafta önceKURALLARI YIKAN YENİ DACIA MODELİNİN İSMİ AÇIKLANDI: STRIKER
-
Sektörel4 hafta önceShell Madeni Yağlar, Euromaster Türkiye’nin Motor Yağı Tedarikçisi Oldu
-
Kamyon-Çekici4 hafta önceMertrucks, Scania Yetkili Satıcı Hizmetine Teslimatla Başladı
-
Otomotiv Sektörü2 hafta önceOpel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!
-
Araba Bakımı2 hafta önceVolvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!
-
Blog2 hafta önceMAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım
-
Kamyon-Çekici2 hafta önceYeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı

