Connect with us

Otomotiv Sektörü

Otomotiv Sanayi, Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC 2023’te Yeşil ve Dijital Geleceği Masaya Yatırdı!

Otomotiv mühendisliği alanında en yeni teknolojilerin ve gelişmelerin mercek altına alındığı ‟Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC”, Yeşil ve Dijital Gelecek temasıyla gerçekleştirildi. Bu yıl sekizincisi düzenlenen IAEC 2023’e alanında uzman yerli, yabancı sektör temsilcileri ile, dünyanın önde gelen şirketlerin yöneticileri katıldı. Konferansın açılışında konuşan Konferans Başkanı ve Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tankut Acarman, “Günümüzdeki araçların yazılımı ve donanımı dağıtık gömülü sistem olarak gerek sürüş açısından gerekse yazılımsal olarak sunulan ileri seviye sürüş destek sistemleri, buna otonom sürüş de dahil edilebilir güvenilir olmalıdır. Ürünlerin çevre ile dost, emisyon salımının azaltılması hatta sıfırlanması açısından çevreci yani yeşil, üretimi aşamasında aynı miktarda çıktının ekolojik etkisini azaltmak üzere yeniden dönüşümü hedefleyen eko-verimli süreçlere tabi olması hedeflenmektedir. Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat girişimi doğrultusunda 2050 yılına gelindiğinde neredeyse tüm otomobiller, kamyonetler, otobüsler ve kamyonların sıfır emisyonlu olması hedeflenmektedir. Daha yakın bir tarih olarak 2030’a kadar Avrupa yollarında en az 30 milyon sıfır emisyonlu araç kullanılacak. Otonom sürüş de büyük ölçekte yaygınlaşacaktır. Bu hedefler Türkiye’de de takip ediliyor. Ekim 2023’te satılan her 5 araçtan biri elektrikli araç olmuştur. Daha enerji verimli, daha güvenli ve hızlı ulaşımı sağlamak üzere dijitalleşme önemli bir rol üstlenecektir” dedi. Konferansta konuşan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise, tüm dünyada otomotiv sektöründe önemli değişim ve dönüşüm yaşandığını, elektrikli araçlara geçişin hızlandığını kaydetti. Küresel elektrikli araç pazarının hızla büyüdüğünü vurgulayan Ömer Abdullah Karagözoğlu, “2022 yılında küresel elektrikli araç satışında bir önceki yıla göre yüzde 108’lik bir artış olduğunu görüyoruz. Otonom araç teknolojisinde ise istatistikler 2022 yılında küresel olarak 100 milyar doların üzerinde yatırım yapıldığını gösteriyor” dedi.

Konferansın ana konuşmacısı SAE International® (SAE), Performance Review InstituteSM (PRI) ve SAE ITC ortak girişimi olan Fullsight’ın CEO’su David Schutt ise, “Türkiye otomotiv endüstrisi, lokal ekonomideki rolünün yanı sıra araç üreticilerinin ve sektör uzmanlarının küresel network’ünün de bir parçası. Gelecek için Türk otomotiv endüstrisinin araç üretimi, tasarımı konusundaki değerli katkılarını bekliyoruz. Bu organizasyonun mobilite sektörünün içerisindeki paydaş ve uzmanlarımızın bilgi ve deneyimlerinden faydalanıldığı değerli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Bir arada bulunarak sektöre yönelik bilgi ve deneyimimizi paylaşmak çok önemlidir” diye konuştu.

Her yıl alanında uzman yerli ve yabancı isimleri Türkiye’de bir araya getiren “Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı – IAEC”nin sekizincisi İstanbul’da gerçekleştirildi. Bu yılki ana teması “Yeşil ve Dijital Gelecek” olan ve iki gün süren konferansa, Bekir Okan Kültür, Sanat ve Gösteri Merkezi ev sahipliği yaptı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Teknoloji Platformu (OTEP), Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) tarafından Amerikan Otomotiv Mühendisleri Birliği’nin (Amerikan Society of Automotive Engineers-SAE International) iş birliği ile düzenlenen organizasyon, Türkiye ve dünyadan alanında uzman çok sayıda ismi ağırladı.

Ekim ayında satılan 5 araçtan 1’i elektrikli!

IAEC 2023’ün açılışını, konferans başkanı Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tankut Acarman yaptı. Yeni nesil araçların çok yüksek teknolojiye sahip olduğunu söyleyen Tankut Acarman, “Günümüzdeki araçların yazılımı ve donanımı dağıtık gömülü sistem olarak gerek sürüş açısından gerekse yazılımsal olarak sunulan ileri seviye sürüş destek sistemleri, buna otonom sürüş de dahil edilebilir güvenilir olmalıdır. Çevre ile dost, emisyon salımının azaltılması hatta sıfırlanması açısından çevreci yani yeşil, üretimi aşamasında aynı miktarda çıktının ekolojik etkisini azaltmak üzere yeniden dönüşümü hedefleyen eko-verimli süreçlere tabi olması hedeflenmektedir.    Avrupa Birliği Yeşil Mutabakat girişimi doğrultusunda 2050 yılına gelindiğinde neredeyse tüm otomobiller, kamyonetler, otobüsler ve kamyonların sıfır emisyonlu olması hedeflenmektedir. Daha yakın bir tarih olarak 2030’a kadar Avrupa yollarında en az 30 milyon sıfır emisyonlu araç kullanılacak, otonom sürüş de büyük ölçekte yaygınlaşacaktır” dedi. Bu hedeflerin Türkiye’de de takip edildiğine işaret eden Tankut Acarman, “Ekim 2023’te satılan her 5 araçtan biri elektrikli araç olmuştur. Daha enerji verimli, daha güvenli ve hızlı ulaşımı sağlamak üzere dijitalleşme önemli bir rol üstlenecektir. Yapay zekâ kullanımı gerek otonom sürüş gerekse siber güvenlik uygulamaları için kullanılacaktır. Araçlarla ilgili her bir dijital veri ayrı bir değer olacaktır. Ve nihai olarak tecrübeye dönüşerek dijitalleşme otomotiv mühendisliğini her alanda destekleyecektir” diye konuştu.

Türkiye çevre dostu dönüşümün öncü ülkelerinden!

Konferansın açılışında bir konuşma yapan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu ise, tüm dünyada otomotiv sektöründe önemli değişim ve dönüşüm yaşandığını, elektrikli araçlara geçişin hızlandığını kaydetti. Küresel elektrikli araç pazarının hızla büyüdüğünü vurgulayan Ömer Abdullah Karagözoğlu, “2022 yılında küresel elektrikli araç satışında bir önceki yıla göre yüzde 108’lik bir artış olduğunu görüyoruz. Otonom araç teknolojisinde ise istatistikler 2022 yılında küresel olarak 100 milyar doların üzerinde yatırım yapıldığını gösteriyor. Bu yeni otomotiv çağında şüphesiz yazılımın önemi göz ardı edilemez. Yazılım çözümleri ile gelişmiş sürücü destek sistemleri, bilgi eğlence sistemleri ve bir dizi bağlantılı araç sistemleri destekleniyor. 2022 yılında otomotiv yazılımına yapılan küresel harcamanın 50 milyar doların üzerinde olduğu kaydediliyor. Otomotiv endüstrisinin dünya ekonomisine büyük katkı sağladığını ve hem doğrudan hem de dolaylı olarak 100 milyondan fazla insanın gelir kaynağı olduğunu belirten Ömer Abdullah Karagözoğlu, “Türk otomotiv sanayisinin önemli başarılara imza attığını görmek bizleri mutlu ediyor. Türkiye 2022 yılında 1,35 milyon adet üretimi ile dünyanın en büyük 13. otomotiv üreticisidir. Aynı yıl ihraç ettiği 970 bin araçla ülkemiz Avrupa’nın en büyük otomotiv ihracatçılarından biri konumunda yer alıyor. Özellikle Türk otomotiv üreticilerinin 2022 yılında 30 binden fazla elektrikli araç üretecek geleceği kucakladığını ve sürdürülebilir mobiliteye doğru bir rota çizdiğini görüyoruz.” dedi.

Yaşanan dijital dönüşümün otomotiv üreticilerine yeni inovasyon alanlarının da kilidini açtığını belirten Ömer Abdullah Karagözoğlu, şöyle devam etti: “Otonom araçlar mobilitenin geleceğine uzanan bir köprü vazifesi görüyor. Dijital dönüşüm ile araçlar kontrol üniteleri ve sensörlerin yardımıyla bulunduğu ortamı algılayarak sürücünün daha rahat ve güvenli yolculuk yapmasını sağlıyor. Akıllı araçlar kablosuz iletişim ağları, uydular ve şehrin altyapısını kullanıyor. Bu anlamda ülkemizde alternatif ve her geçen gün gelişen alt yapılar ile tüm sektörlerin gelişimine güç veriyoruz. Fiber altyapı uzunluğu 536 bin km’yi aşmış durumda. Güçlü, sabit, mobil ve uydu teknolojilerimiz ile her an her yerde bağlantılı hayatlar yaşıyoruz.  2022 yılında yapılan toplam yatırım tutarının 31,1 milyar TL olduğunu görüyoruz. Bu yatırımlar gerek vatandaşımıza daha iyi hizmet sunabilmek gerekse ülkemizi gelmekte olan yeni teknolojilere hazırlamak için oldukça önem arz ediyor. Bu başarılar devletimizin kararlı politikaları ve desteği ile ve özel sektörümüzün çabaları ile yapılan yatırımların birer sonucudur.’’

Otonom ve bağlantılı sürüş için 5G’nin öneminden bahseden Ömer Abdullah Karagözoğlu, “5G güvenilir bağlantı sağlaması ile araçların iletişim zafiyeti olmadan araçların güvenli bir şekilde etkileşimde olmasına olanak tanıyor. BTK olarak ülkemizde yerli ve milli 5G altyapısının kurulmasına büyük önem veriyoruz ve çalışmalara devam ediyoruz.” dedi. Cumhuriyetimizin 100. yılının kutlandığı bu günlerde konferansın gelecek yüzyıllara yaşanabilir bir dünya bırakmak noktasında önemli katkıları olacağına inancını belirten Ömer Abdullah Karagözoğlu, “Konferansta iki gün boyunca paylaşılacak görüşler ve kurulan ortaklıklar hiç şüphesiz otomotiv endüstrisinin geleceğini şekillendirecektir” dedi.

Türk endüstrisinden değerli katkılar bekliyoruz!

Bu yılki konferansın ilk gün ana konuşmacısı olan SAE International® (SAE), Performance Review Institute SM (PRI) ve SAE ITC ortak girişimi olan Fullsight CEO’su David Schutt, SAE Sürdürülebilir Mobilite çözüm grubunun taşımacılık sektörünü sıfır emisyona doğru yönlendirdiğine vurgu yaparak, “Analojik araç altyapısına odaklanarak ve aynı zamanda iş gücünün geliştirilmesine yönelik partnerlerle birlikte çalışarak önümüzdeki yüzyılda liderlik yolculuğumuza hep birlikte hareket etmeyi umuyoruz. Bu bağlamdaki sıfır emisyon amacımızı gerçekleştirmeyi taahhüt ediyoruz. Misyonlarımızdan bir tanesi yeni batarya teknolojilerine adanmış olmamız. Avrupa batarya pasaport programının katılımcısıyız. Bu program kapsamlı ve çok disiplinli bir program olmasının yanı sıra mühendislere, teknisyenlere, akademisyenlere başta batarya ve altyapı konuları olmak üzere çeşitli imkanlar sağlıyor. Bu bağlamda elektrikli araçla alakalı kanun ve yönetmeliklere de uyumluluğu sağlıyoruz” diye konuştu.  Türkiye otomotiv endüstrisinin, lokal ekonomideki rolünün yanı sıra araç üreticilerinin ve sanayi uzmanlarının küresel iş ağının da bir parçası olduğunu ifade eden David Schutt, şunları söyledi: “Gelecek için Türk otomotiv endüstrisinin araç üretimi, tasarımı konusundaki değerli katkılarını bekliyoruz.  Bu organizasyonun mobilite sektörünün içerisindeki paydaş ve uzmanlarımızın bilgi ve deneyimlerinden faydalanıldığı değerli bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Bir arada bulunarak sektöre yönelik bilgi ve deneyimimizi paylaşmak çok önemlidir” diye konuştu.

Sanayinin karbonsuzlaştırılması ele alındı!

IAEC 2023, daha sonra “Elektrikli Araçlar ve Yeni Yakıt Teknolojileri” başlıklı oturumla devam etti. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Özgül Keleş’in moderatörlüğünü üstlendiği oturumda; Tofaş Türk Otomobil Fabrikaları Araç Mühendisliği Direktörü Sabri Erkan Polat, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Dijital Teknolojiler Dairesi Başkanı Emre Dabak ve TEMSA Kuzey Amerika/Avrupa Pazar Ürün Pazarlama ve Yönetimi lideri Osman Dündar panelist olarak yer aldı. Öğleden sonraki ilk etkinlik, Koç Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Sinem Çöleri’nin moderatörlüğünü yaptığı “Otomotivde Siber Güvenlik ve Bağlanabilirlik” oturumu oldu. Bu oturumda, Oyak Renault Bağlantılı Araçlar & Servisler Program Müdürü İrem Koçelli, Otomotiv Siber Güvenlik Bağımsız Danışmanı Orhun Süzer ve Numesys İş Geliştirme Ekibi Direktörü Tahsin Öztürk panelist olarak görev aldı. Konferansın birinci günü, “Sanayinin Karbonsuzlaştırılması” başlıklı oturumla son buldu. Moderatörlüğünü Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fazilet Vardar Sukan’ın üstlendiği son oturumun panelistleri ise Ford Otosan Sürdürülebilirlik Lideri Dicle Kocaoğlu, Yazaki EMEA Global Maliyet Mühendisliği Başkanı Mehmet Ali Öztopçu, Kordsa Sürdürülebilirlik ve Pazarlama İletişimi Direktörü Nevra Aydoğan Gürsoy ve Toyotetsu Enerji Yönetimi Müdür Yardımcısı Onur Bademci oldu.

IAEC 2023’te ikinci gün!

IAEC 2023’ün ikinci günü Konferans Başkanı Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tankut Acarman’ın konuşmasıyla başladı. Ardından ana konuşmacı olarak Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi, Aspilsan Enerji AŞ Yönetim Kurulu Üyesi ve TÜBİTAK RUTE Başuzman Araştırmacı Dr. Mehmet Nurullah Ateş elektrikli araçlar ve menzilleri üzerine bir değerlendirme yaptı. Akabinde moderatörlüğünü INNODARE’in kurucusu Prof. Dr. Orhan Alankuş’un üstlendiği, “Otonom Araçlar” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Bu oturumda, Kuartis CEO’su ve Kurucu Ortağı Dr. Ahmet Saraçoğlu, AVL Küresel Segment Müdürü Andrea Leitner, Otokar Otonom Sürüş Teknolojileri Müdürü Elif Toy Aziziagham ve Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Konferans Başkanı Prof. Dr. Tankut Acarman panelist olarak yer aldı.

Öğleden sonraki ilk oturumda, Sabancı Üniversitesi Kompozit Merkezi Akademik Direktörü Doç. Dr. Burcu Saner Okan moderatörlüğünde, “Döngüsel Ekonomi” tartışıldı. Oturumda BASF İnovasyon Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Mübahat Akın, Ford Otosan Ürün Sürdürülebilirlik Lideri Özak Durmuş ve Eurotec Yönetici Ortağı ve Yönetim Kurulu Üyesi Reha Gür panelist olarak değerlendirmeler yaptı. İkinci günün ve konferansın son oturumu ise “Akıllı Üretim Teknolojileri” başlığında gerçekleştirildi. Farklı üretim yöntemleri, yapay zekâ algoritması gibi konu başlıklarının tartışıldığı oturumda moderatörlüğü EVER İnovasyon ve Teknoloji Kurucu Ortağı Kerim Can Bayar üstlendi. Bu oturumda panelist olarak Fraunhofer Enstitü Dijital Üretim bölümünden Prof. Dr. Carmen Constantinescu, KUKA Türkiye ve Orta Doğu CEO’su Kağan Abidin, TÜBİTAK BİLGEM Yapay Zekâ Enstitü Müdürü Dr. Mehmet Haklıdır ve Microsoft TR Üretim ve Enerji Endüstrisi Teknoloji Stratejisti Onur Günday yer aldı. Konferansın kapanışını ise Konferans Başkanı Prof. Dr. Tankut Acarman gerçekleştirdi.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu’ndan Motor Sürücülerine Dost Bariyer Sistemi  

IC Altyapı Grubu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, alanında öncü projelerine bir yenisini ekledi. Tamamlanan proje, yollardaki motor sürücülerinin daha güvenli bir şekilde yolculuk yapmalarını sağlayacak. 

Özel tasarım “Motorcu Dostu Bariyer Sistemi’”ni benzersiz kılan özellikleri; standart çelik otokorkuluklara eklenen koruyucu paneller, yüksek enerji emici sistemler ve keskin kenarların minimize edilmesi. Kazalarda ölüm riskini azaltan bu sistem, aynı zamanda sürüş konforunu da artırıyor.

Türkiye’nin öncü otoyol işletmecilerinden IC Altyapı Grubu bünyesinde yer alan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu, yeni projesini iki farklı tasarımla hayata geçirerek yüz binlerce motor sürücüsünün güvenli yolculuk etmesi hedefine önemli bir katkı sağladı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, ‘‘Sürücü Hata Yapar Ama Otoyol Affeder’’ mottosuyla güveni esas alan “Motorcu Dostu Bariyer Sistemi” projesini tamamladı. Motorcu dostu bariyerler, dünyada “motorcyclist protection barrier” veya “motorcycle friendly barrier” olarak biliniyor.  Bu uygulamaların yaygınlaşmasıyla, yol altyapısı motosiklet kullanıcıları için daha güvenli hale gelecek, kazalar ve ciddi yaralanmaların sayısı azalacak. Bu uygulama, sadece fiziksel güvenliği değil, sürücü farkındalığını ve toplum sağlığını da artıran bir çok önemli adım.

Enerji Emen Sistemler Koruyor

Türkiye’de 6 milyonu aşkın motor sürücüsü otoyallarda yolculuk yapıyor. Bununla beraber motosiklet kazaları, karayolu güvenliği açısından ciddi bir risk oluşturuyor. “Motorcu Dostu Bariyer Sistemi’’, sürücünün bariyerin altına girerek direğe çarpmasını veya keskin kenarlara çarpmasını önlemeyi hedefler. Bu özel tasarım, standart çelik otokorkuluklara eklenen koruyucu paneller, yüksek enerji emici sistemler ve keskin kenarların minimize edilmesi ile motosiklet kullanıcıları için güvenliği artırıyor. Başarılı bir bariyer sisteminde yer alan özellikler de şöyle sıralandı: ‘’Sürücünün bariyer altına girmesini engeller. Enerjiyi emerek darbe etkisini azaltır. Keskin çıkıntıları ortadan kaldırır. Otomobil güvenliğini etkilemeden motosiklet sürücüsünü korur.’’

Hedef; projeyi daha geniş alana yaymak 

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, gelecek dönemde çok sayıda noktada kapsamlı uygulamalar hayata geçirmeyi hedefliyor. Özel tasarım olan bu uygulama, kavşaklar, virajlar ve geçiş noktalarında güvenliği artırarak sürücülerin hayatını korumayı amaçlıyor. Yaşam kurtaran Motorcu Dostu Bariyerlerin avantajları ise şöyle sıralanıyor; ‘’Ciddi Yaralanma ve Ölüm Riskini Azaltır: Bariyerin altına girme veya keskin kenarlara çarpma durumlarını minimize eder. Yol Güvenliğini Yükseltir: Kavşaklar,  virajlar ve geçiş noktalarında standartları iyileştirir. Sürüş Konforunu Artırır: Motosiklet kullanıcıları için daha güvenli bir yol deneyimi sunar. Özel Tasarım: Ek paneller ve enerji emici sistemler ile bariyerin otomobil güvenliği fonksiyonunu bozmadan motosiklet güvenliğini artırır. Risk Grubuna Yönelik İyileştirme: İstatistiklere göre, 2023 yılında ölümlü ve yaralanmalı kazalarda motosikletler ikinci sırada; bu sistem doğrudan bu gruba hitap eder.’’

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Türkiye’den Kadın Sürücüleri Cesaretlendiren Proje

Toplumsal cinsiyet eşitliği, hayatın her alanında olduğu gibi trafikte de önem taşıyor. Hyundai Motor Türkiye, iki yıl önce bu farkındalıkla yola çıkarak kadınların trafikte daha aktif rol almalarını teşvik eden örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza atmıştı: “Trafikte Daha Çok Kadın”. Kadın sürücüleri trafikte daha fazla özgüvenli olmaya teşvik etmek amacıyla başlatılan “Trafikte Daha Çok Kadın” projesi, Hyundai Motor Türkiye’nin toplumsal sorumluluk yaklaşımının önemli bir parçası olarak büyümeye devam ediyor. Proje kapsamında, ehliyeti olmasına rağmen trafiğe çıkmaya çekinen kadınlara yönelik teorik ve pratik sürüş eğitimleri düzenleniyor. Bu proje, sadece bireysel gelişimi değil, aynı zamanda kadınların trafikte daha fazla temsil edilmesini ve toplumda güvenli sürüş kültürünün yaygınlaşmasını hedefliyor. Kadınların trafikte daha fazla yer alması hem trafik güvenliğini artırıyor hem de toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlıyor.

Hyundai, Kıbrıs’ta düzenlediği özel eğitimde de bu kez projeyi kadın gazeteciler ile buluşturdu. Alanında uzman 30 kadın basın mensubunun katıldığı etkinlikte, güvenli sürüşe yönelik teorik bilgilendirmelerin ardından katılımcılar pist üzerinde oluşturulan özel istasyonlarda pratik eğitimler aldı. Basın buluşmasına özel hazırlanan kısa eğitimde; panik frenleme, slalom ve viraj kontrol gibi konular deneyimlendi.

 

Proje kapsamında verilen eğitimler, sadece teknik sürüş becerilerini değil, aynı zamanda psikolojik destek ve özgüven kazanımını da içeriyor. Eğitime katılanlar güvenli sürüş teknikleri öğreniyor, trafikte karşılaşabilecekleri durumlara karşı hazırlıklı hale geliyor ve eğitim sonunda sertifika alarak ilk adımı atmış oluyor.

 

Women Drivers Network ile iş birliği

Proje, Hyundai Motor Türkiye’nin Women Drivers Network ile yaptığı iş birliği sayesinde hayata geçirildi. Bu ağ, kadınların sürüş deneyimlerini paylaşmalarını, birbirlerinden öğrenmelerini ve destek almalarını sağlayan bir platform sunuyor. Women Drivers Network iş birliğiyle hayata geçirilen proje, bugüne kadar 100’ü aşkın kadın sürücüye güvenli sürüş eğitimi verilmesini sağladı. Hyundai, bu sayıyı önümüzdeki dönemde artırarak 2 yılda 1.000’den fazla kadın sürücüye veya sürücü adayına ulaşmayı hedefliyor.

 

Murat Berkel: “Kadınları trafikte cesaretlendirmek istiyoruz”.

Kıbrıs’ta düzenlenen eğitime Hyundai Motor Türkiye’nin üst yönetimi de katılım gösterdi. Markanın Yurtiçi Satış, Pazarlama ve Satış Sonrası Genel Müdürü Murat Berkel, proje hakkında şunları söyledi: “Türkiye’de milyonlarca kadının ehliyeti olmasına rağmen, birçoğu çeşitli nedenlerle aktif olarak araç kullanmıyor. Kimi zaman özgüven eksikliği, kimi zaman toplumsal baskılar veya trafik korkusu, kadınların direksiyon başına geçmesini engelliyor. Hyundai olarak bu projemizle kadınları cesaretlendirmeyi, desteklemeyi ve trafikte daha görünür hale getirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, kadınların trafikte daha özgüvenli olmaları, hem toplumsal gelişim hem de güvenli sürüş kültürü açısından büyük önem taşıyor. Hyundai Motor Türkiye olarak kadın sürücülerin yanında olmaktan ve bu alanda farkındalık yaratmaktan gurur duyuyoruz”.

 

Toplumsal Etki ve Farkındalık

“Trafikte Daha Çok Kadın” projesi, sadece bireysel gelişimi değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümü hedefliyor. Kadınların trafikte daha fazla yer alması trafik güvenliğini artırıyor, toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlıyor ve kadınların özgüvenini ve bağımsızlık duygusunu pekiştiriyor. Direksiyon başında daha çok kadın görmek, sadece bir hedef değil; daha eşit, daha güvenli ve daha kapsayıcı bir toplumun da göstergesi.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Renault’nun yeni SUV’unun ismi belli oldu : Boreal

Renault Boreal, Avrupa dışındaki 70’ten fazla pazar için tasarlandı. İlk olarak Latin Amerika’da satışa sunulacak model, ilerleyen dönemde farklı ülkelerde de kullanıcılarla buluşacak.

Yeni Boreal, Renault’nun uluslararası pazarda ürün gamını üst segmente taşıma hedefini yansıtıyor. Boreal ismi, keşif ruhunu temsil edecek şekilde Fransızcadan ilham alınarak oluşturuldu.

Renault Boreal, teknolojiyi, konforu ve sürüş keyfini bir araya getiren yapısıyla dikkat çekiyor. Modelin dünya lansmanı önümüzdeki aylarda Brezilya’da gerçekleştirilecek.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.