Connect with us

Lojistik

Kosterciye Tarihi Rekor Konteyner Kriziyle Geldi

  Akdeniz ve Karadeniz çanağında faaliyet gösteren ticari gemileri temsil eden koster piyasası altın günlerini yaşıyor. İlk 9 ayda yüzde 400’e yakın artan İstanbul Navlun Endeksi (ISTFIX), tüm zamanların rekorunu kırdı.
Geçen haftayı 2 bin 300 puanla kapatan ISTFIX, artış oranıyla tüm Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI) de dahil olmak üzere tüm küresel navlun endekslerini solladı. BDI’de ocak ayından bu yana artış oranı yüzde 260 oldu.

Sektör uzmanları, konteyner krizi ve navlundaki rekor yükselişin ardından AB’nin daha ithalatta yakın pazarlara yönelmesinin de bu artışta etkili olduğunu söyledi. Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) hafta sonu teknede düzenlediği kahvaltı etkinliği ile sektör temsilcilerini bir araya getirdi.

KOSDER Başkanı Pınar Kalkavan, İMEAK Deniz Ticaret Odası (DTO) Meclis Başkanı Salih Zeki Çakır gibi isimlerin katıldığı toplantıda, ekonomideki ve sektördeki son gelişmelerim değerlendirildiği kısa bir panel de yapıldı. ile KOSDER Yönetim Kurulu Üyesi Gökhan Özcan’ın moderatörlük yaptığı panelde, Dünya Gazetesi’nden Hakan Güldağ, Gemi Brokerleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Semih Dinçel ve Navis Danışmanlık Koordinatörü Engin Koçak konuşmacı olarak yer aldı.

Gemi Brokerleri Derneği (GBD) Başkanı Semih Dinçel, navlundaki hızlı yükselişe dikkat çekerek, “Her yerde fiyatlar çok arttı. Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI) son bir yılda yüzde 280 arterken, küresel piyasalarda capesize gemilerin günlük kazançları 100 bin dolar barajını aştı. Eylül ayında özellikle Capesize’da büyük bir sıçrama yaşandı” diye konuştu. Koster piyasasında da benzer bir durum yaşandığına dikkat çeken Dinçel, “Koster armatörleri adına bu navlunların artışlarında konteyner gemilerin büyük payı olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Dinçel, koster navlun piyasasını temsil eden İstanbul Navlun Endeksi’nin (İstfix) bu yıl tüm zamanların rekorunu kırarak 2 bin 300 puana ulaştığını, artışın devam etmesini beklediklerini ifade ederek, “Yıl sonuna kadar piyasalarda bir düşüş beklenmiyor. Konteynerlerde aşırı bir yoğunluk bekleniyor. Mısır yükleri, Avrupa’da alıcı bulacak. Yük azalması görülüyor. Amerika ve Kanada’da yüksek satışlardan dolayı kontratlar iptal ediliyor. Buğday ve hububatta azalma olmayacak.”

“Navlunlar iyiyken personele yatırım yapın”

Dinçel ayrıca, geçen hafta meydana gelen bir gemi kazasını hatırlatarak, “Navlunlar çok iyi gidiyorken, personellerinizi memnun etmeye ve onları eğitmeye önem verin. Personel değişim hızını yavaşlatalım. İş gücünün şu süreçteki önemini görmemiz gerekiyor. Çünkü kazaların çoğu personel hatasından kaynaklanıyor. Bir kaza yüzünden gemi aylarca sefere çıkamayabiliyor. Bu da armatöre pahalıya patlıyor “ dedi.

“Kosterde artış yıl sonuna kadar sürecek”

Navis Danışmanlık Koordinatörü Engin Koçak da konuşmasında koster piyasasındaki yükselişe dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Koster piyasası 1.889 puan olan tarihindeki en yüksek navlun rakamını sektörün altın çağını yaşadığı 2008’de görmüştü. Bu yıl ilk defa 2008 rekoru kırıldı. Ocak 2021’de 596 puan olan Istfix, eylül ayında 2.236 puana yükseldi. Endeks bu yılın ilk 9 ayında yüzde 393 puan arttı. Koster piyasasının aralık ortasına kadar artışa devam edeceğini ve konteynerden destek alacağını düşünüyorum” dedi.

Günlük kazanç 4 kat arttı

Engin Koçak, gemilerin günlük kazançlarının da bu yıl 4 kat arttığına vurgu yaparak, şu bilgileri verdi: “5.000 DWT ortalama getirilileri yılın başında 2.500 dolar/gün civarından şimdi 10 bin dolara ulaşmış durumda. Ocak 2021’de başında bu gemilerin Çin yapısı 10 yaş civarı olanları azami 2-2,5 milyon dolara satılmaktaydı. Şimdi ise ortalama kalite olanları bile 4 milyon doları geçiyor. Avrupa yapısı olanlar 3 milyon Euro civarlarındayken artık yüksek 4 milyon Euro ile 5 milyon Euro’yu zorluyor.”

Avrupa’daki büyüme kosterleri ilgilendiriyor

Avrupa’nın büyümesinin takip edilmesi gerektiğini kaydeden Koçak, “Küresel ticaretteki paradigma değişikliği, kostere kısa mesafede olumlu yansır. Çünkü, küresel ticaret zincirinde yaşanan sıkıntılar, AB’yi daha yakın pazarlardan alıma yöneltiyor. Zorluklardan ötürü Avrupa birazcık daha Doğu Akdeniz’den yakın çevresinden ithal etmek isteyecek mi göreceğiz. FED’in politikalarının Avrupa’nın alım iştahını nasıl etkileyeceği kosterleri birinci dereceden etkileyecek” diye konuştu.

“Emtia piyasalarında türbülans eksik olmayacak”

Toplantının konuşmacılarından olan DÜNYA Gazetesi üst yöneticisi Hakan Güldağ, dünyanın pandemiyle birlikte yepyeni bir 10 yıla adım attığına vurgu yaparak, şunları söyledi: “Çünkü büyük dönüşümleri yaşayacağımız, ne emtia piyasalarında ne jeopolitik alanda türbülansın hiç eksik olmayacağı bir 10 yıl olacak. Yeni teknolojiler de devreye girecek ve dünyanın siyasi haritasında da değişiklikler olmasını bekliyorum.

Çünkü küreselleşme denilen bir önceki paradigma geride kaldı. ABD dış politikasının da temelini oluşturan serbest piyasa modeli içinde küreselleşme yaklaşımı artık geride kalıyor. Şimdi başka bir dönemle karşı karşıyayız. Mevcut hegemon güç Amerika hegemonyasını restore etme çabasıyla şu anda yeni ittifaklar kurmaya çalışıyor. Bir demokrasiler ittifakı oluşturmaya ve yükselen güç Çin’i de bastırmaya çalışıyor. Bu çerçevede Türkiye’de kendisine mümkün olduğunca kimsenin uydusu olmadan dünya üzerindeki pozisyonunu daha fazla güçlendirmeye çalıyor. Ama bütün bu etrafımızda olup bitenler de türbülansı artıracak. Önümüzdeki dönemde bunlar piyasaları etkileyecek. Türkiye’yi etkileyecek. Bu 10 yılı çok rahat geçiremeyeceğiz.”

Türkiye’nin büyüme modeliyle daha fazla ilerleyemeyeceğinin anlaşıldığını dile getiren Güldağ, “Hangi modelle Türkiye’nin bu rekabet gücünü artıracağına ilişkin henüz bir karar verilemedi. Bir rota tutturulamadı. Şu anda yaşadığımız en büyük problemlerden biri de bu. Henüz rotamızı belirleyememiş olmamız. Kolay değil ama biz de ne yapmak istediğimizi çok net biçimde ortaya koyabilmiş değiliz. Bunun yarattığı birtakım çalkantıları yaşıyoruz. Mesela değişik yaklaşımlar var işte. Faiz kararında bunu gördük” diye konuştu.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Ulaşım Gündemi

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lojistik

Lojistik Devinden İskandinavya Atağı: TCT Lojistik ve Alpi Danimarka Güçlerini Birleştirdi

Türkiye’nin genç ve dinamik lojistik markası TCT Lojistik, Avrupa operasyon ağını genişletme stratejisi doğrultusunda Alpi Danimarka ile masaya oturdu. Şubat 2026 itibarıyla devreye giren bu iş birliğiyle, İskandinav hattındaki taşımacılık süreçleri tamamen entegre hale getiriliyor.

İskandinavya Taşımacılığında Yeni Dönem: TCT Lojistik ve Alpi Sinerjisi

Kuruluşundan bu yana Avrupa odaklı büyümesini sürdüren TCT Lojistik, karayolu taşımacılığındaki iddiasını bir üst seviyeye taşıyor. Şirketin Karayolu Direktörü Hasan Yeşilyurt, Alpi Danimarka ile hayata geçirilen stratejik ortaklığın detaylarını kamuoyuyla paylaştı.

Yeşilyurt, Danimarka’nın İskandinavya operasyonları için kritik bir merkez olduğunun altını çizerek; “İsveç ve Norveç hatlarındaki güçlü altyapımızı, Danimarka’da yerel bir devle birleştirerek kuzey ağımızı kusursuz hale getirdik” açıklamasında bulundu.

Karşılıklı Temsilcilik ile Uçtan Uca Lojistik Çözümleri

1 Şubat 2026’da resmiyet kazanan anlaşma, iki şirket arasında “tam kapsamlı temsilcilik” modeline dayanıyor. Bu kapsamda:

  • TCT Lojistik; Alpi Danimarka’nın Türkiye’deki tüm ithalat ve ihracat operasyonlarında (yükleme, gümrükleme, depolama) tek yetkili çözüm ortağı oldu.

  • Alpi Danimarka; TCT Lojistik’in Danimarka’daki tüm terminal, iç dağıtım ve gümrük süreçlerini kendi network’ü üzerinden yönetecek.

  • Hız ve Verimlilik: Danimarka’nın Jutland bölgesinde 6 büyük depo ve ofisi bulunan Alpi’nin global ağı sayesinde, teslimat sürelerinde ciddi bir kısalma hedefleniyor.

2025’te %25 Büyüme: Yatırımlar Hız Kesmiyor

Lojistik sektöründe güvenin ancak kontrolle sağlanabileceğine inanan TCT Lojistik, yatırımlarını özmal varlıkları üzerinden yürütüyor. Hasan Yeşilyurt, operasyonel kabiliyetlerini şu verilerle destekledi:

“300’den fazla özmal aracımız ve kendi gümrüklü depolama alanlarımızla süreci doğrudan yönetiyoruz. 2025 yılını %25 büyüme ile tamamlamış olmamız, müşterilerimizin bize olan güveninin bir sonucudur.”

TCT Lojistik’in 2026 Vizyonu: Avrupa’da Yerinde Yapılanma

Geçtiğimiz yıl filosuna 70 yeni araç ekleyen şirket, 2026 yılı için vites yükseltiyor. Stratejik yol haritasında sadece iş ortaklıkları değil, aynı zamanda Avrupa’nın farklı başkentlerinde TCT markasıyla doğrudan ofis açma planları da yer alıyor.

Bu büyüme hamlesiyle birlikte TCT Lojistik, İskandinavya’dan Güney Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir koridorda, gümrüklemeden sigortaya kadar her aşamada şeffaf ve güvenilir bir lojistik hizmeti sunmayı taahhüt ediyor.

Continue Reading

Lojistik

Çobantur Logistics, köklü mirasıyla geleceği adıyla yazıyor

Uçtan uca çözüm vizyonuyla lojistik sektörüne ilkleri ve yenilikleri kazandıran, köklü geçmişinde “BOLTAS” adıyla güven inşa eden Çobantur Logistics; yarım asra yaklaşan tecrübesiyle geleceğe yeni ismi ve iddialı hedefleriyle yürüyor. Geniş filosu, Türkiye’de 45 bin 500 metrekarelik ve Avrupa’da 12 bin metrekerelik depolama kapasitesiyle gücünü pekiştiren şirket, 2026’da dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda yeniden yapılanırken Almanya’da gerçekleştireceği stratejik satın alma ile operasyonlarını da küresel ölçekte büyütecek. Çobantur Logistics, sektöre yalnızca hizmet değil, geleceğin lojistik ekosistemini sunmayı hedefliyor.

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından ‘BOLTAS’, artık yoluna ‘Çobantur Logistics’ adıyla devam ediyor. Bugünü yönetmekle yetinmeyen, geleceğin lojistik ihtiyaçlarına da hazır bir yapı kurma hedefiyle dönüşüm hikâyesini başlatan şirket; kontrollü, sürdürülebilir ve güvenilir bir geleceğe ulaşmak için köklerinden aldığı gücü yeni ismine taşıyor. Yenilenen kurumsal kimliğiyle hikâyesini geleceğe aktaran Çobantur Logistics, sektördeki uzun yıllara dayanan tecrübesiyle 50’nci kuruluş yılına yeni yatırım planlamaları ile giriş yapıyor. Çözüm sağlayan servis sağlayıcı rolüyle lojistiğe yön vermeye hazırlanan firma, bu dönüşümle birlikte yalnızca bir isim değil, geleceğin lojistik vizyonunu da ortaya koyuyor.

“Köklerden geleceğe: Çobantur Logistics ile lojistikte yeni bir dönem başlıyor”

Günümüzde hızla değişen dünya düzeni içinde çağa ayak uydurmanın gerek rekabet gerekse kurumsal başarı için kritik rol oynadığını belirten Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Bugün lojistik yalnızca taşımacılıktan ibaret değil; üretimden ticarete, ekonomiden teknolojiye kadar tüm akışın merkezinde yer alan stratejik bir güç. Biz de bu gücü geleceğe yön verecek şekilde daha da ileri taşımak için geçmişin köklü mirası üzerine kurulu hikâyemizi, kuruluşumuzun 50’nci yılına doğru adım adım yaklaşırken Çobantur Logistics adıyla sürdürüyoruz. Çünkü biliyoruz ki sağlam kökler, geleceğin en güçlü filizlerini verir. Bazı isimler yalnızca bir marka değildir; zamana direnen bir duruş, hafızalara kazınan bir değer ve yıllar içinde oluşmuş bir güven sözüdür. İşte tam da bu yüzden kendimize, hikâyemize ve köklerimize yeniden sahip çıkıyoruz” dedi.

“Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz”

Bugün atılan her adımın; yeniden doğuşun ve yeniden tanımlanmış bir vizyonun resmi olduğunu vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, geçmişten aldığı güçle geleceği çok daha cesur, kararlı ve sağlam inşa ettiklerini vurgulayarak sözlerine şöyle devam etti; “Verdiğimiz her sözü ilk günkü netliğiyle tutuyoruz. Güveninizin sorumluluğunu taşıyoruz. Artık adımız yalnızca bir marka değil; tutarlılığın, sürdürülebilirliğin, itibarın ve mirasın sembolü”dedi.

 

Çobantur Logistics, yalnızca taşımacılık değil; uçtan uca değer yaratan kapsamlı lojistik çözümleri sunuyor. Yurt içinde toplama-dağıtım, limanlardan adreslere konteyner taşıması, gümrüklü/gümrüksüz depolama, depolarda katma değerli işlemler, nakliye ve mal sigortası hizmetleri, proje taşımaları, denizyolu (FCL/LCL) ve havayolu taşımaları, Avrupa içi Europe-to-Europe operasyonları ve Avrupa’daki depolarda sunduğu katma değerli hizmetlerle müşterilerine geniş bir hizmet yelpazesi sağlıyor. 200’e yakın çekici, 500’e yakın römork, 5 lowbed, 6 kamyon ve 2 kamyonetten oluşan filosuyla operasyonlarını sürdüren şirket, yurtiçinde Erenköy’de 13 bin metrekare, Orhanlı’da 8 bin 500 metrekare, Dilovası’nda 18 bin metrekare ve İzmir’de 6 bin metrekare olmak üzere toplam 45 bin 500 metrekarelik depolama alanına sahip. Yurtdışında ise İtalya ve Almanya’daki 6’şar bin metrekarelik depolarıyla hizmet veren Çobantur Logistics, Romanya’da planladığı 6 bin metrekarelik yeni depo yatırımıyla Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.

 

2026’da yurt dışında holding yapısı kurarak tüm grup şirketlerini tek çatı altında toplayacak

Jeopolitik zorluklara rağmen lojistik sektörünün büyümeye ve yeni yatırımlara hız kesmeden devam ettiğini vurgulayan Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, şirketin yol haritasını şöyle özetledi: “2026 bizim için yeniden yapılanmanın karşılığını alacağımız ve sürdürülebilir kârlılığı yakalayacağımız bir yıl olacak. Almanya’da gerçekleştireceğimiz stratejik satın alma ile operasyonlarımızı güçlendirirken, yurt dışında kuracağımız holding yapısıyla tüm grup şirketlerimizi tek çatı altında toplamayı hedefliyoruz. Avrupa’daki yatırımlarımızı genişletirken en büyük önceliğimiz, kârlı ve istikrarlı büyümeyi sürdürmek olacak. Çünkü bizim için büyüme yalnızca hacim değil; güvenilir, sürdürülebilir ve şeffaf bir gelecek demek. Bu vizyon doğrultusunda 7/24 track & trace sistemimizi müşterilerimizin kullanımına açarak sektörde şeffaflık adına önemli bir adım attık. Önümüzdeki dönemde odağımız, yalnızca bugünü yönetmek değil; önümüzdeki 5–10 yılın lojistik ihtiyaçlarına hazır bir yapı kurmak olacak.”

 

Lojistik sektörü 2026’da “fırsatlar” ve “riskler” ile karşı karşıya

Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, lojistik sektörünün Türkiye ekonomisinde hizmet ihracatının lokomotiflerinden biri haline geldiğini vurgulayarak 2026 yılına dair yol haritasını da paylaştı. Çobanoğlu, ülkenin stratejik konumunun transit taşımacılık, entegre lojistik çözümleri ve katma değerli hizmetler açısından önemli fırsatlar sunduğunu, buna karşılık küresel ticaretteki dalgalanmalar ve finansmana erişim gibi risklerin dikkatle yönetilmesi gerektiğini belirtti. Geleceğin lojistiğinin veri odaklı ve otomatikleşmiş sistemler üzerine kurulduğunu ifade eden Çobanoğlu, dijitalleşme, otomasyon ve yapay zekânın sektörün dönüşümü için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

 

Şirketler için yeni bir çağın kapılarını aralayan bu dönüşümün merkezinde ise kuşkusuz “yeşil lojistik” bulunuyor. Çobanoğlu, lojistiğin artık yalnızca taşımacılık değil; sürdürülebilirlik, verimlilik ve toplumsal sorumlulukla bütünleşen bir vizyon olduğunu vurgulayarak, Çobantur Logistics’in uzun süredir bu anlayışı işinin merkezine koyduğunu ifade etti. “Bizim için yeşil lojistik yalnızca bir iş modeli değil; gelecek nesillere bırakacağımız en değerli miras. Yolculuğumuz, sektörün dönüşümüne öncülük etmek, müşterilerimize daha fazla değer yaratmak ve dünyayı birlikte korumak üzerine kurulu. Çünkü biliyoruz ki lojistik yalnızca ürün değil, geleceği de taşır” dedi.

Bu vizyon doğrultusunda şirket, çevresel etkileri azaltmayı tüm operasyonlarının merkezine koyuyor. Stratejik bir kararla filosundan çıkardığı eski nesil çekici ve taşıma ünitelerini 2026 yılında 250 yeni dorse ile yenileyecek olan Çobantur Logistics, karbon ayak izini azaltma hedeflerine de hızla yaklaşıyor. Ofis ve depolarında “Sıfır Atık Yönetim Sistemi” ile geri dönüştürülebilir atıkları ayrıştırarak daha temiz bir miras bırakmayı amaçlayan şirket, geleceğe yönelik yatırımlarını güneş enerjili tesisler ve dijitalleşme odaklı projeler üzerine kuruyor. Çobanoğlu son olarak, hedeflerinin netliğini ortaya koyarak bunu ‘sektörün dönüşümüne öncülük etmek’ olarak aktarıyor.

 

Continue Reading

Blog

Yedek Parça Sektöründe Rekor Büyüme!

Yeni Bakım Alışkanlıkları ve Araç Parkının Yaşlanması  Yedek Parçayı Otomotivin Merkezine Aldı”

 

Otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümün en güçlü etkilerinden biri, yedek parça ve bakım pazarında kendini gösteriyor. Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, sektördeki hızlı büyümeye dikkat çekerek, “Yedek parça artık sadece bir ihtiyaç değil, stratejik bir yatırım” dedi. 2020’de 24,2 milyon olan araç parkı 2025’te 28,5 milyona çıkarak %17,7 büyüme gösterdi. Bu büyüme, yılda ortalama 300 USD parça ihtiyacıyla birleşince yedek parça pazarında 1,3 milyar USD’lik ek potansiyel oluşturdu.

 

Araç Parkının Büyümesi Yedek Parça İhtiyacını Artırdı

Türkiye’deki toplam araç sayısı 2020’de 24,2 milyonken, 2025 itibarıyla 28,5 milyona ulaştı. Bu yaklaşık %17,7’lik artış, parça tüketimini doğrudan etkiledi. Motor Aşin verilerine göre, ortalama bir araç yılda 250–350 USD’lik yedek parça ihtiyacı doğuruyor. Bu da pazarın toplam büyüklüğünü 8,55 milyar USD seviyesine çıkardı.

Elektrikli Araçlarla Parça Profili Değişiyor

2025’te araç parkının %3’ünü elektrikli araçlar oluşturuyor. “Egzoz, debriyaj, yağ filtresi gibi geleneksel parçalara olan talep azalırken; batarya, inverter, elektronik modül gibi parçalarda %80’i aşan talep artışı gözleniyor” İfadelerine yer veren Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, “2030’da bu oranın %15’e çıkmasıyla birlikte bu değişimin daha da hızlanacağını öngörüyoruz” dedi.

Yedek Parçada İhracat Hız Kazandı, Dış Ticaret Açığı Azaldı

İhracat verilerine de değinen Aşçı, “2020’de 7,8 milyar USD olan yedek parça ithalatı, 2025 yılında 9,5 milyar USD’ye ulaştı. Buna karşılık, ihracat %35,3 artışla 8,8 milyar USD seviyesine geldi. Böylece dış ticaret açığı 1,3 milyar USD’den 0,7 milyar USD’ye düşerek daha dengeli bir yapı oluştu. Bu gelişme, Türkiye’nin güçlü üretim kabiliyeti ve markalaşma stratejileri sayesinde sağlandı. 2025’te yedek parça ihtiyacının %47’si yerli kaynaklarla karşılanırken, bu oranın 2030’da %55’e ulaşması bekleniyor. Özellikle ön takım, fren sistemleri, aydınlatma ve iç trim parçalarında Türkiye merkezli üreticilerin yatırımları hız kazandı” açıklamasında bulundu.

Tüketici Eğilimleri Değişiyor: Uzun Ömürlü Araç, Kaliteli Parça

Tüketicilerin pandemi sonrası 5 yılda zaman içerisinde sıfır araç temininde yaşadığı zorluklar, mevcut araçlarını daha uzun süre kullanmaya yönlendirdiğini aktaran Aşçı “Bu da bakım ve onarıma olan talebi artırdı. 2024’te otomobil tamir ustalarının iş hacmi %50’ye varan oranda artarken, kullanıcılar orijinal ve sertifikalı parçaya yönelerek bakım kalitesine önem vermeye başladı” değerlendirmesini yaptı ve geri dönüşüm, hurda parça ve sürdürülebilirlik konuları özelinde sektöre çağrıda bulundu.

Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, “Yedek parça sektörü sadece araçlar için değil, ekonomi için de stratejik bir kaldıraçtır. Ar-Ge, yerli üretim ve geri dönüşüm ekosistemi ile bu alanı güçlendirmek zorundayız. Elimizdeki veriler, sadece büyüklüğü değil, derinliği de gösteriyor. Bugün Türkiye’de ortalama araç yaşı 14’ü aştı. Bu yaşlı araç parkı, yedek parçayı sadece bakım değil, aynı zamanda emniyet ve sürdürülebilirlik eksenine taşıyor.” dedi. Ayrıca hurda parça geri dönüşümü konusunda özel sektör, STK ve kamunun birlikte çalışması gerektiğinin altını çizdi.

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.