Connect with us

Blog

Otokar’ın ‘Güvenli Otobüs’ü İzmirliler’in hizmetinde

Otokar, Covid-19 tehdidine karşı ‘Güvenli Otobüs’ geliştirdi. Otokar’ın körüklü KENT otobüsü toplu ulaşımda bulaş riskini minimuma indirecek sistemlerle donatıldı. Otobüs, ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi filosunda yolcularını ağırlamaya başladı.

Son 10 yılda gerçekleştirdiği toplamı 1,1 milyar TL’ye ulaşan Ar-Ge yatırımlarıyla alternatif yakıtlı araçlar, akıllı şehirler ve güvenli ulaşım sistemleri gibi alanlarda birçok yeniliğe imza atan Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, Güvenli Otobüsü ile pandemi döneminde de toplu taşımada fark yaratıyor. Şehir içi toplu taşımacılıkta Covid-19 bulaş tehdidini en aza indirmek için geliştirilen Güvenli Otobüs, İzmir’de 302 No’lu Konak – Otogar hattında ilk kez yola çıktı.

DÜNYADA İLK KEZ DÖRT SİSTEM BİRARADA

Küresel bir sağlık krizinin ötesine geçen Covid-19’un ülkemizde görülmesiyle birlikte Güvenli Otobüs’ün geliştirilmeye başlandığını belirten Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç; “İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde hem vatandaşlarımıza hem de bu zamana kadar büyük bir özveriyle çalışmalarına devam eden otobüs kaptanlarımıza ‘Güvenli Otobüs’ ile daha güvenli bir toplu ulaşım deneyimi sağlamaktan mutluluk duyuyoruz. Şehir içi toplu taşımacılıkta kullanılmak üzere ilk kez Kent Körüklü üzerinde uyguladığımız 4 farklı sistem ile ulaşımdaki tedirginliği ve Covid-19 bulaş tehdidini en aza indirmeyi hedefliyoruz. Dünyada ilk kez bu dört sistemin birarada kullanıldığı bir otobüs şehir içi taşımacılıkta hizmete başladı. ‘Güvenli Otobüs’, kendi kendini dezenfekte edebiliyor; fotokatalitik sistem ile güvenli bir seyahat imkânı sunuyor; binen yolcuların ateşini ölçüp, maske kontrolü yapabiliyor ve yeni nesil sürücü kabini ile sürücüyü bulaş riskine karşı daha fazla koruyor. Güvenli Otobüs, ilk kez İzmir Büyükşehir Belediyesi filosunda hizmet vermeye başladı. Bugünden itibaren seri üretim araçlarımızda opsiyonel olarak sunulacak sistemler, talep edilmesi halinde kullanımda olan otobüslere de küçük düzenlemeler sonrasında entegre edilecek” açıklamasını yaptı.

KENDİ KENDİNİ DEZENFEKTE EDİYOR

Otokar, normalleşme sürecindeki ihtiyaçları öngörerek yeni nesil sistemlerle toplu ulaşımdaki çekincelerin önüne geçiyor. Otokar’ın Güvenli Otobüsü’ndeki Otomatik Dezenfektasyon Sistemi sayesinde araç tek tuşla kendi kendini dezenfekte ediyor. Araç kaptanları gerçekleştirdikleri sefer sonrasında, garaja döndüğünde araca eklenen özel bir yazılım sayesinde tek bir tuşla otomatik dezenfektan püskürtme sistemini devreye alabiliyor. Saniyeler içerisinde devreye giren yüksek basınçlı otomatik dezenfektan püskürtme sistemi, aracın iç yüzeyindeki virüs ve bakterileri yok ediyor. Her gün akşam tekrarlanması önerilen işlem sadece 3 dakika sürüyor.

KLİMA ÜNİTELERİNE FOTOKATALİTİK SİSTEM

Yaz aylarına denk gelen pandemi döneminde, klima yolu ile virüsün yayılımının engellenmesi önem kazanıyor. Otokar, ferah bir ulaşım imkânı sunabilmek için Güvenli Otobüs’ün klima ünitelerinde fotokatalitik sisteme yer verdi. Fotokatalitik sistem, havadan taşınabilecek virüs ve bakteri gibi organik molekülleri hidroksillerle parçalayarak, zararsız su buharı ve karbondioksite dönüştürüyor. Bitkilerdeki fotosentez mekanizmasını taklit eden bu sistem klimalara entegre ediliyor. Tungsten trioksitin (TiO3) ışık yardımıyla zararlı organik maddeleri yok ederek onları klima suyu beraberinde su ve karbondioksite çevirip zararsız hale getiriyor. Araç seyir halindeyken 60 dakika içinde virüsleri öldürebilme özelliği bulunan bu sistem, otobüs içindeki havayı sürekli olarak dezenfekte ediyor.

YOLCULARIN ATEŞİNİ ÖLÇÜP, MASKESİNİ KONTROL EDİYOR

Güvenli bir ulaşım için tüm detayları en ince ayrıntısına kadar düşünen Otokar mühendisleri, Güvenli Otobüs’te yeni nesil uyarı sistemleri ile araç kaptanının işini kolaylaştırıp, yolcuların bulaş riski tedirginliğini en aza indiriyor. Otobüse entegre edilen sistem, ön kapıdan biniş yapan yolcuların ateşini ölçüyor. Yolcunun ateşi olması durumunda sistem sürücüye sesli ve kırmızı ışık uyarısı veriyor. Aynı sistem, yolcuda maske olmaması durumunda da sürücüyü ışıklı bildirimle uyarıyor.

SÜRÜCÜ KABİNİNDE YENİ DÖNEM

Otokar, Türkiye’nin dört bir yanında ulaşımın aksamaması için büyük bir özveri ile çalışmalarına devam eden kaptanları da koruma altına alıyor. Otokar’ın tasarladığı yeni nesil sürücü kabini, yolcuların otobüse binerken ya da seyir esnasında sürücü ile direkt temasını engelliyor. Yüksek camlar ile çevrelenen kabin ile virüs ve bakteri geçişi sınırlandırılıyor. Yeni sürücü kabini, Avrupa Birliği’nin emniyet, güvenlik ve yapı gibi alanlarda standartları tanımlayan ECE R107, R46, R118, R43 ve R80 direktif ve regülasyonlarına uygun olarak üretiliyor.

İLK GÜVENLİ OTOBÜS İZMİR CADDELERİNDE

Otokar’ın ilk Güvenli Otobüsü Kent Körüklü İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde 302 No’lu Konak – Otogar hattında hizmet vermeye başladı. Bu sistemler, yeni üretilen Otokar otobüslerinde opsiyon özellik olarak sunulacak. Bu sistemler halihazırda hizmet veren otobüslere de müşteri taleplerine göre entegre edilebiliyor. Ulaşımda yeni dönemin öncüsü olacak sistemleri kullanıcılar paket olarak ya da ayrı ayrı satın alabiliyor.

Otokar Güvenli Otobüs Video: https://youtu.be/tcahxKOZQi8

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Blog

Ford Trucks’tan Türkiye’nin En Kapsamlı Ağır Ticari Yeşil Dönüşüm Planı  

Ford Otosan’dan Ford Trucks için Avrupa odaklı stratejik dönüşüm: Eskişehir’de geleceğin kamyon teknolojileri için dönüşüm planı

 Otomotiv sektörünün lider şirketi Ford Otosan, global ağır ticari araç markası Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini güçlendirmeye kararlı bir şekilde devam ediyor. Şirket, bu büyümeyi destekleyecek üretim ve teknoloji altyapısını Türkiye’de derinleştirmeye odaklanıyor. Eskişehir’de hayata geçirilmesi planlanan Kamyon Yeşil Dönüşüm Projesi ile mevcut üretim ve mühendislik altyapısının; elektrikli, hidrojenli ve yeni nesil içten yanmalı teknolojileri kapsayacak şekilde kademeli olarak geliştirilmesi hedefleniyor. Proje ile farklı güç aktarma teknolojilerini aynı tesis içinde geliştirebilen ve üretebilen esnek ve güçlü bir yapı oluşturulması amaçlanıyor.

Ford Otosan, bugün Türkiye’de ağır ticari araçlar için hem motor hem şanzıman geliştiren ve üreten tek üretici konumunda bulunuyor. Şirket, sahip olduğu bu yetkinliği yeni nesil güç aktarma teknolojileriyle genişleterek, ağır ticari araç üretiminde teknolojik derinliğini bir üst seviyeye taşımayı hedefliyor.

Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini desteklerken Türkiye’de ağır ticari araç üretiminde teknoloji ve üretim sofistikasyonu açısından en ileri noktadaki konumunu daha da güçlendirmeyi amaçlıyor. Aynı zamanda daha yüksek katma değerli üretim ve daha nitelikli istihdam yaratılması da bu dönüşümün temel hedefleri arasında yer alıyor.

Türkiye’nin en kapsamlı ağır ticari yeşil dönüşüm planı

Bu kapsamda, Euro-7 emisyon standartlarına uyum, sıfır emisyonlu araç üretimi ve Avrupa Birliği Doğrudan Görüş Regülasyonu’na uygun yeni kabin dönüşümünü içeren projeler için yapılan teşvik başvurusu uygun bulunarak Proje Bazlı Devlet Yardımı kapsamında desteklenmesine karar verildi.

Proje Bazlı Devlet Yardımına konu tutar 31.389.000.000 TL olup, onaylanan teşvik çerçevesinde, söz konusu dönüşüm projeleri kapsamında 2031 yılı sonuna kadar ilgili yatırımların yapılması ve yaklaşık 500 kişilik ek istihdam sağlanması öngörülüyor. Yatırımların, pazarın gelişimi, teknolojik dönüşümün seyri ve altyapı hazırlıkları doğrultusunda 2026 ve izleyen yıllarda kademeli olarak gerçekleştirilmesi planlanıyor. Projelerin tamamına ilişkin nihai yatırım kararları ise devam eden fizibilite ve değerlendirme süreçlerine bağlı olarak şekillenecek.

Emrah Duman: “Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz.”

Ford Trucks Lideri Emrah Duman konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: Ford Trucks’ın Avrupa’daki büyümesini uzun vadeli bir teknolojik dönüşüm vizyonuyla ele alıyoruz. Eskişehir’de planladığımız bu yatırım, farklı güç aktarma teknolojilerini aynı üretim ve mühendislik ekosistemi içinde geliştirebilen bir yapı oluşturma hedefimizin önemli bir parçası.

Ağır ticari araçlarda dönüşüm aşamalı ilerleyen bir süreç. Elektrikli, hidrojenli ve gelişmiş içten yanmalı motor teknolojilerini birlikte ele alıyor, farklı kullanım ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, Ford Trucks’ın geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına hazır olmasını sağlıyor ve küresel rekabet gücünü destekliyor. Türkiye’deki mühendislik gücümüzü rekabetçi ürünlere dönüştürürken sektörde sürdürülebilirlikte de söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Bu projeyi ilk aşamasından itibaren sahiplenerek destekleyen T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ederiz.”

Yeni nesil güç aktarma teknolojileri aynı geliştirme altyapısında ele alınıyor.

Ford Otosan Eskişehir Fabrikası’nda planlanan dönüşüm kapsamında; elektrikli kamyonlar, hidrojen bazlı güç sistemleri, Euro-7 uyumlu yeni nesil motorlar ve yeni kabin mimarileri birlikte ele alınıyor. Bu yapı, farklı teknolojilerin tek bir hatta toplanmasından ziyade, aynı üretim ve mühendislik altyapısı içinde esnek şekilde geliştirilebildiği ve ölçeklenebildiği bir model sunuyor.

Bu yönüyle proje, Türkiye’de ağır ticari araç segmentinde yeni nesil güç aktarma teknolojilerinin birlikte ele alındığı en kapsamlı dönüşüm çalışmalarından biri olarak öne çıkıyor. Aynı zamanda Ford Trucks’ın kendi mühendislik gücüyle geliştirdiği teknolojilerin Avrupa pazarına güçlü şekilde sunulmasını destekliyor. Proje ile birlikte Ar-Ge kapasitesinin artırılması, yeni teknoloji alanlarında uzmanlık geliştirilmesi ve yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, Türkiye’de daha yüksek katma değerli üretimin yaygınlaşmasına katkı sağlarken Ford Trucks’ın küresel ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmasını destekliyor.

 

Continue Reading

Blog

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus, Avrupa genelinde servis ağını büyütmek ve modernize etmek için 300 milyon Euro’luk yatırım programını hayata geçiriyor. MAN tarihinin Avrupa servis ağına yönelik en büyük yatırım programında bütçenin üçte biri e-mobilite, dijitalleşme ve hizmet kalitesinin geliştirilmesine ayrıldı. Bu yatırımla birlikte müşterilerin servis noktalarına erişim sürelerinin kısaltılması ve hizmet standartlarının Avrupa genelinde en üst seviyeye taşınması hedefleniyor.

MAN, bu yatırım programı kapsamında stratejik bir pazar olarak gördüğü Türkiye’de ise servis altyapısını güçlendirmek amacıyla yaklaşık 8 milyon Euro tutarında bir yatırım yapacak.

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor.

Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor.

MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım

MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor.

MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor.

Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir”

MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi:

“Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.”

“Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim”

Baumann sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor.

Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.”

Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye

Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor.

Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor.

Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor.

Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor.

Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor.

Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Continue Reading

Blog

TürkTraktör 2025 Yılı Üçüncü Çeyrek Finansal Sonuçlarını Açıkladı  

Türkiye’nin tarım mekanizasyonundaki lider firması TürkTraktör, 2025 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını açıkladı. TürkTraktör yılın ilk dokuz ayında 21 bin 244 adet traktörü banttan indirirken, Türkiye’deki traktör üretiminin yüzde 62’sini, ihracatının ise yüzde 73’ünü karşıladı. TürkTraktör’ün 2025 üçüncü çeyrek finansal verileri doğrultusunda net kârı 917 milyon TL, toplam cirosu 39 milyar 220 milyon TL ve FAVÖK marjı ise yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.

 

TürkTraktör, 2025 yılının geride kalan 9 aylık bölümünde yurt içi pazara 12 bin 568 adet traktör satışı yaparken ihracatta ise 8 bin 164 adede ulaştı. Türkiye traktör pazarı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36’lık daralmayla 30 bin 92 adet olarak gerçekleşti. Eylül sonu itibarıyla Türkiye traktör pazarında New Holland ve Case IH markaları ile toplam yüzde 41,1’lik payı olan TürkTraktör, liderliğini kesintisiz olarak 18 yıldır sürdürüyor.

 

Üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendiren TürkTraktör Şirket Lideri Matthieu Séjourné, “Sektördeki zorlu dinamikler ve geçtiğimiz yıla göre yüzde 36’lık daralmaya rağmen TürkTraktör olarak liderliğimizi istikrarlı bir şekilde sürdürüyoruz. New Holland ve Case IH markalarımızla Türkiye’deki üretimin yüzde 62’sini, ihracatın ise yüzde 73’ünü karşılamak büyük bir gurur vesilesi. Yıl sonuna yaklaşırken, elde ettiğimiz sonuçlarda büyük pay sahibi olan TürkTraktör ailesine, ürünlerimize ilgi gösteren çiftçilerimize ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum” dedi.

 

Continue Reading
Reklam
Reklam
Reklam

En Çok Okunanlar

Copyright © 2020 Ticari Araç Haberleri markası tescilli bir markadır.